İleri Görüş

Metin Abisiz ilk Dünya Kupası

¨Kimimiz evet sokaklara dökülemeyebilir ama penceresinin önüne düzenin leş gibi bir topu düşer ve onu bir an dahi düşünmeden patlatıp sessizce çöpe atar...¨

‘Muhalefet’in savaş açmazı

Tecrübeyle sabit, bomba sesleri duyulduğunda işçi ölümleri, yüksek enflasyon, yolsuzluk, kara para hiçbiri gündem olamıyor. Yani, ekonomik kriz baskısı altındaki kitlelerin olası reaksiyonlarını baskılamak için de savaşa ihtiyaç vardı.

İşçinin ‘kutsal ailesi’

Sermaye sınıfı, bir yandan özel çıkarları için aileyi parçalıyor, diğer yandan ise ideolojik baskı araçlarıyla aileyi kutsallaştırıyor.

Düzeniçileşme mi, anaakımlaşma mı?

Önümüzdeki en büyük görev, anaakım siyasetin içinde kitlelere vereceğimiz güvenle ve sarsılmaz bir iradeyle var olmaktır.

Marksizmin somuta taşınması

Siyaset sadece “kuru laf”la yapılmayıp güncelin -konjonktürel olanın- müdahale edebilme alanı olmaktadır. Siyasetin kaynağı tarihsel (nesnel yapıların) olsa da serimlenebileceği alan konjonktüreldir. Bu dediğimiz, yukarda işaret ettiğimiz inşa sürecidir. Sadece emek-sermaye çelişkisi temelinden yüksek düzeyin belirlemesine dayanan siyaset olmayacağı için gerçeğin ve somutun düzeyinde tavır alabilen siyaset en olgun ve en mümkün olandır.

Aleviler Saray’ın kalıbına sığmaz!

Alevi kurumlarının itirazları yerinde ve doğrudur. Aleviliği bir inanç olarak görmeyen, cemevlerini inanç merkezi olarak hiçbir şekilde anmayan bir iktidardan beklentimiz yoktur.

Kırmızı Pazartesi

Mademki bu cinayeti önlemek bu kadar elzem, biz de okuyucuya bir soru sorarak bitirelim: Santiago Nasar’ın öldürülmesine bu sefer izin verecek miyiz?

‘Sarı Melekler’ sezona kupa ile başladı

Vakıfbank karşısında 3-0’lık skorla kupaya uzanan Fenerbahçe, yeni sezon öncesi psikolojik üstünlüğü ele aldı.

Yeni başlayanlar için: Kürt Sorunu nedir?

Bizler, Kürt Sorunun çözümü için iktidarla aynı yöntemleri önermiyoruz. Bizim HDP olarak silah, şiddet, çatışma dışında bir çözüm önerimiz var. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına birkaç ay kala, ülkemizde evrensel çağdaş standartların uygulanmasını istiyoruz. "Türkçeden başka dil konuşulmaz" anlayışını kabul etmiyoruz.

Örgütsel disiplin üzerine

Bizlere düşen, belirsiz ve hamasi hedeflerin ötesinde rasyonel temellerini böylece ortaya koyduğumuz bir disiplini yukardan aşağıya, en fedakâr ve adanmış yoldaşlarımızdan başlayarak adım adım aşağıya doğru yaymak, mevcut gönüllülüğü zedelemeden onu bu mantıkla ve süreç içinde disipline dönüştürmektir.

Soma’da fıtrat, Amasra’da kader

Geçmişte yaşananlardan ders alınabilse Amasra olmayabilirdi. Kozlu’yu unutmasak Soma olmazdı. Soma’yı unutmasak Ermenek olmazdı. Amasra olmazdı.

Ödül 'kadın'lara gitti!

2022 Nobel Edebiyat Ödülü Fransız yazınının usta kalemi Annie Ernaux’ya verildi.

Yeni dönemin eşiğinde liseler ve mücadele

Liselilerin yalnız bırakıldığı ve bununla kalmayıp özneden dahi sayılmadığı ortamda mücadeleyi yükseltmek ve liselileri mücadeleye kazanmak bir kez daha devrimcilere düşüyor.

Başörtüsü, AKP ve yasakçı militanlık

Başörtüsü örneğinde de görüldüğü üzere Erdoğan, Kılıçdaroğlu’na önde başladığını düşündüğü bir gündemde “gerçek bir sağcıyla sağcılık yarıştırırsan sonun böyle olur” dercesine cevap verdi. Başörtüsünün önünde yasal bir engel olmadığını açıklamanın ötesine geçerek, başörtüsü konusunu da kapsayan ancak aslında AKP’nin gerici politik ajandasını takip eden pek çok düzenlemeyi içeren anayasal düzenlemeler bütününü muhalefete bir gündem olarak dayattı.

Yok edemediler, kendilerine bağlamayı seçtiler

Saray Rejimi, Alevi toplumunun Cumhuriyet döneminde çok büyük ve zorlu mücadelelerle yaptığı hem hukuksal hem mekânsal kazanımları ele geçirmek ve Alevi inancının içini çürütmek için büyük bir provokasyona hazırlanıyor.

Devlet aklına karşı: Sınırlandırma mücadelesi ve aklı bulandırmak

Dünün ve bugünün devlet aklının; bir siyasal proje olarak halkın çıkarları doğrultusunda sınırlandırılması esas bir görev olarak sosyalistlerin ve müttefiklerinin önünde durmaktadır.

Hepimiz aynı torbadayız

AKP ve küçük ortağının gündeminde uzun süredir sosyal medya var. Ellerindeki devasa medya gücüne rağmen kendilerini güvende hissetmiyorlar.

Ülkemizin bağrındaki 100 yıllık kanser tümörü: Türk sağı

“İyi” insanlar, aynı zamanda “güçlü” insanlar olmayı bilmelidir. Bedel ödeme fedakârlığını gösteren insanlar bedel ödetmeyi, karşısındakini caydırmayı da bilmelidir. Güce tapan ve önüne sunulan rahat hedeflere saldırmaktan başka hiçbir cesareti olmayan bu yoz kitleyle baş etmenin tek yolu budur.

Konut ve barınma sorununa nasıl yaklaşacak, krizi nasıl çözeceğiz?

Kar ya da seçim dönemleri yaklaştığında prestij elde edilmek için değil; barınma hakkını karşılamak için sunulması gereken sosyal konut politikaları, yasal ve ekonomik istisnalardan yurttaşların etkilenmeyeceği bir yaklaşım ile ve barınma hakkını merkeze alarak geliştirilmelidir. 

'Olmak ya da olmamak'

Birilerinin bizi bu AKP faşizminden kurtarmasını beklemekten vazgeçip yan yana gelmeli ve hep birlikte harekete geçmeliyiz.