Editör yorumluyor: 1 Ağustos Pazartesi notları...

'Bugün ne oldu?' köşesinde her gün Editör yorumuyla günün öne çıkan başlıkları hatırlatılıyor. Köşemizde bugün, Bakanlar Kurulu tarafından yayımlanan son Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile KHK'nin siyasetteki yansımalarına göz atacağız.

01-08-2016 20:30

Doğan Ergün

'Bugün ne oldu?' köşesinde her gün Editör yorumuyla günün öne çıkan başlıkları hatırlatılıyor.
Köşemizde bugün, Bakanlar Kurulu tarafından yayımlanan son Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile KHK'nin siyasetteki yansımalarına göz atacağız.

AKP/SARAY REJİMİ'NİN ORDUYU DÜMDÜZ EDEN KARARNAMESİ
AKP'nin OHAL ile devleti yeniden yapılandırmak istediğine, bunun önemli bir ayağını da ordunun oluşturduğuna daha önce dikkati çekmiştik. İşte 31 Temmuz tarihinde yayımlanan KHK ile, AKP/Saray Rejimi'nde TSK'nın yeri de düzenlenmiş oldu. Buna göre Kuvvet Komutanlıkları barış döneminde Genelkurmay Başkanlığı teşkilatından ve emir-komuta zincirinden çıkarıldı. Kara, Deniz, ve Hava Kuvvetleri Komutanlığını Milli Savunma Bakanlığına bağlayan kararnameyle Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın gerekli gördüğünde komutanlıklara doğrudan emir verebilmesinin önü açıldı. Kararnamede, “Verilen emir herhangi bir makamdan onay alınmaksızın derhal yerine getirilir” denildi.
KHK ile tüm askeri okullar kapatıldı.  Kapatılan askeri okulların yerine Milli Savunma Üniversitesi'nin kurulacağı açıklandı. 
Yayınlanan kanun hükmünde kararnameyle birlikte Gülhane Askeri Tıp Akademesi (GATA) ve diğer tüm askeri hastaneler Sağlık Bakanlığı'na bağlandı.

Yine KHK ile, Başbakan yardımcıları, Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı ve İçişleri Bakanı da Yüksek Askeri Şura (YAŞ) üyesi oldu.
Böylece, Yüksek Askeri Şura'daki asker ağırlığı azaltılmış oldu.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun "üç-dört kişinin kimseyle konuşmadan, kimseye danışmadan devletin yeniden yapılandırılması" olarak tanımladığı yeni durum, aslında daha ilk günden "geliyorum" diyordu.
Daha iki gün önce, 15 Temmuz sürecini ABD'ye karşı bağımsızlık hamlesi olarak nitelendiren kimi çevreler son KHK'nin ardından bir anda çark ederek, orduda yapılan düzenlemelerin Türkiye'nin bağımsızlığına vurulmuş en büyük darbe olduğunu söylemeye başladılar. 
Bu vesileyle, uzlaşma siyaseti yürüten Kılıçdaroğlu ve ulusal mutabakatın "ulusalcı" küçük ortaklarının, geçen 16 gün boyunca AKP'nin karşı-darbesinin, gerici dikta rejiminin zeminini güçlendirmek dışında bir iş yapmadıklarının altını bir kez daha çizmiş olalım.
Bugün İleri Görüş'te Fatih Yaşlı'nın da vurguladığı gibi, büyük bir krizle karşı karşıya olan düzen, bu krizi aşmak için oldukça tazyikli hamlelere muhtaç. Önümüzdeki günlerde Türkiye'nin kaderi, bu tazyikli hamlelere karşı güçlü bir halkçı-sol-ilerici tepkinin örgütlenip örgütlenmemesine göre tayin edilecek. 

CADI AVI SÜRÜYOR: AKADEMİSYENLER HEDEFTE


15 Temmuz darbe girişiminin ardından operasyonlara başlayan, olağanüstü hal kararının ardından sınırsız yetkiler elde eden AKP hükümeti, muhaliflere yönelik cadı avına çevirdiği soruşturmalarla ilerici akademisyenleri çeşitli gerekçelerle üniversitelerden tasfiye etmeye devam ediyor.
Bölgede yapılan operasyonların durması için ‘barış’ çağrısı yapan ‘Barış İçin Akademisyenler’ (BAK) bildirisine Tunceli Üniversitesi’nden imza veren 7 öğretim üyesinden biri olan Doç. Dr. Candan Badem, hakkında başlatılan soruşturma sebebiyle Tunceli Üniversitesi rektörlüğü tarafından 3 ay süreyle görevinden uzaklaştırıldı.

VALİNİN 'PARDON'U, ÇEŞİTLİ TASFİYE LİSTELERİNİ AÇIK ETTİ


Öte yandan, Antalya valisi "FETÖ" soruşturması kapsamında kimi akademisyenlerin yanlışlıkla gözaltına alındığını açıklarken aslında başka bir büyük suçu da itiraf etmiş oldu.
Antalya valisi Münir Karaloğlu, “Bu süreç içerisinde, zaman zaman yanlış yaptıklarımızda oluyor. Zaman zaman kurunun yanında yaşın da yandığı oluyor. Bunun farkındayız. Bakın üniversitemizde bir operasyon yaptık. Orada bazı hocalarımız, bunlarla ilgisi olmamasına rağmen, bizim yanlışımızla o listelerde yer aldılar. Biz yanlışı fark eder etmez, hocalarımızdan özür diledik ve gönderdik. Eğer toplumda karşınıza buna benzer isimler gelirse bilin ki o hatalarımızı hemen düzeltiyoruz ve düzelteceğiz" dedi. Böylece Antalya Valisi, valilikte ve Emniyet'te çeşitli listelerin yapılmış olduğunu ve bu kez yanlış listelerin üniversiteye bildirildiğini kabul etmiş oldu. Akademide, bugün hemen değilse de adım adım yeni tasfiye listelerinin gündeme geleceğini ve kitlesel başka tür tasfiyelere girişilmesinin gündemde olduğu söylenebilir.

ABD GENELKURMAY BAŞKANI TÜRKİYE'DE


ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph E. Dunford, Başbakan Binali Yıldırım ile Ankara'da görüşmek üzere Türkiye'ye geldi.
Dunford, Ankara programında Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve Başbakan Binali Yıldırım ile görüşme var.
15 Temmuz darbe girişimi ve Fethullah Gülen'in yer alacağı görüşmelerin Çankaya Köşkü'nde yapılacağı belirtilirken, Dunford'ın İncirlik üssündeki Amerikan askerlerini ziyaret etmesi de bekleniyor.

Dunford'un gelişinin, Ankara-Washington hattında 15 Temmuz'un ardından ortaya çıkan pürüzlerin bir düzeyde törpülenmesi için değerlendirileceği açık.