Sol aydın ve radikalizm



11-03-2017 07:59


Metin Çulhaoğlu

Günümüz Türkiye’sinde, yakın geleceği de şekillendirecek ana eğilimler ya da “kalın çizgiler” neler? 

Sıralayalım. 

Birincisi: “Siyasal İslam”, belki de en iddialı olduğu bu ülkede, Türkiye’de iflas etmiştir. AKP iktidarından, referandumda çıkabilecek “evet” sonucundan bağımsız bir gerçektir. AKP artık “siyasal İslam” tanımının karşılığı neyse bunun çok dışında melezleşmiş, bozulmuş ve çürümüş bir oluşumdur.

İkincisi: AKP kendisi melezleşirken, bu ülkede siyasal, toplumsal, kültürel ve ideolojik alanlarda, “devlet yönetimi” geleneğinde ne varsa hepsine dokunmuş, kendisi çürürken hepsini bozmuştur. “Bal kavanozlarının” hepsine parmağını sokmuş, tek tek hepsini mundar etmiştir. 

Üçüncüsü: Bu nedenle bugün Türkiye, devletiyle, ordusu, yargısı ve bürokrasisiyle ve başta CHP olmak üzere siyasal partileriyle 15 yıl öncesine göre başka bir Türkiye’dir. 

Dördüncüsü: Türkiye’de “normalleşme” ya da “istikrar” arayışları, AKP’nin kendisi olsa da olmasa da bundan böyle bu partinin ve iktidarın ortaya çıkardığı ortam ve oluşturduğu müktesebat üzerinden yürüyecektir. Sözgelimi “türban serbestisi”, eğitim sistemindeki değişiklikler, “mütedeyyin kesimin hassasiyetlerini gözetme” vb. düzenin demirbaşları haline gelmiş, getirilmiştir. 

Beşincisi: AKP, “sermaye sınıfının temsilcisi” bir oluşum olmanın ötesinde bizatihi bu sınıfın önemli bir parçasıdır, bu anlamda kendisidir. Böyle olduğu için de ortada koparılması mümkün bir “bağdan” söz edilemez. Türkiye’de sermaye sınıfı elbette AKP’siz de olabilir, ama AKP’nin temsil ettiklerine, yaptıklarına, biterse benzerlerinin varlığına mutlak anlamda muhtaçtır.    

***

Yukarıda söylenenler, “sol” açısından ne anlama geliyor, neye işaret ediyor? 

En belirgin sonuç şudur: Artık Türkiye’de en “itidalli”, “ılımlı”, “yapıcı”, “akılcı” olma niyetindeki sol bile ya yukarıda özetlediğimiz durumu kabullenip onun bir parçası olmayı içine sindirecek ya da kendine çizdiği sınırları zorlayıp radikalleşecektir. 

Türkiye bugün bu noktadadır. 

Liberalizm mi?

Ülkenin “liberal çizgide” yeniden yapılanması mı?  

İmkânsızdır. 

Türkiye’de liberal düşüncenin ya da “sol liberalizmin” en büyük başarısı, gerçekleşmesi kesinlikle mümkün olmayan bir vizyonu bir kurt gibi solun aklına düşürmesidir. Ülkede sol düşüncenin ve hareketin liberalizmin etkisi altında olduğu elbette doğrudur; yanlış, hatta “hastalıklı” olan ise, solun bu düşüncenin kendi üzerindeki etkilerini aynı zamanda elbirliğiyle “ülkeye giydirilmek istenen elbise” gibi görmesidir. 

***

Zaman zaman sol aydından, formasyonundan, bağlanmasından ve misyonundan söz ediyoruz. 

Bugün sol aydın, yeni, geçmişten gelen mirasın üzerine ekler yapılmasını gerektiren bir formasyon, bağlanma ve misyon üstlenme dönemindedir. 

Genel olarak “sol aydın” diyoruz; ama bugün bu tanımlamanın, radikal olma dışında bir karşılığı kalmamıştır. 

Bir “davet” ya da “endoktrinasyon çabası” sayılmamalıdır.

“Sol” diyorsak, “aydın” diyorsak gerçekten başka yol yoktur, kalmamıştır.