Metin Çulhaoğlu

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Ekonomi-İstatistik Bölümü mezunu olan yazar Metin Çulhaoğlu, 1975-1978 yılları arasında haftalık Yürüyüş dergisinde sırasıyla yazar, yazı işleri müdürü ve başyazar olarak görev yaptı. 1979 yılında yayımlanmaya başlayan Sosyalist İktidar dergisinin genel yayın yönetmenliğini üstlendi. Gelenek dergisi, BirGün gazetesi ve Sol Haber Portalı’nda yazıları yayımlandı. Öğrencilik döneminden bu yana sosyalist mücadelenin içerisinde yer alan ve halen Türkiye İşçi Partisi Merkez Komitesi üyeliği yapan Çulhaoğlu’nun marksizm ve sol siyaset üzerine çok sayıda eseri bulunuyor.
Köşe yazarları

“Normal insanlar dönemine” ihtiyacımız var!

Sorunluluk durumunun bir yanı, bu toplumun insanlarının “sanatçıya” (sanata değil!) olması gerekenden fazla önem vermesi, değer biçmesiyle ilgilidir. Bilebildiğimiz kadarıyla, özellikle “solda” sayılan ünlü sanatçılara ilişkin siyasal-ideolojik eğilmezlik ve bükülmezlik beklentisi başka hiçbir toplumda bizdeki kadar yüksek değildir.

Köşe yazarları

“Kayıp nesil” için bir not

Tamam, “dogmatizme” kapılmayalım, dünyanın ve ülkenin durumuna ilişkin “yeni” şeyler söyleyelim; ama bunları yaparken ya “şeytana uyup” kimi vazgeçilmez doğrularımızı ve ilkelerimizi de unutup gidersek?

Köşe yazarları

Kapitalizmin geleceği ve “demokrasi”

Akademi dünyasındaki bu çalışmalar, bir bakıma doğal olarak, ağırlığı genellikle sistemin kendi iç dinamiklerine tanır. Başka bir deyişle, siyaset faktörünün, daha doğrusu muhalif siyasetlerin bu iç/nesnel dinamikler üzerindeki olası etkileri önemli ölçüde gündem dışı tutulur.

Köşe yazarları

Yeni yıl için hiçbir şey öngöremiyoruz!

Bir kez daha, evet, durum karışıktır, belirsizlikler ve öngörülemez ihtimaller ön plandadır; ama ne kadar “dolaylı” görülürse görülsün, istenirse “indirgemeci” bulunsun, bu kaotik durumun temel nedenleri tespit edilebilir.   

Köşe yazarları

Sol dalga gelse de gelmese de

Bugün emekçilerin çoğunluğunun eskisine göre daha fazla ezilmesinin ve sömürülmesinin, iklim krizinin, ayrıca çevrenin maruz kaldığı tahribatın ve karamsar gelecek öngörülerinin kaçınılmaz olarak yeni, dünya-tarihsel açıdan dördüncü bir sol dalga getireceği yolundaki görüşlere ihtiyatla yaklaşmakta yarar vardır