Sedef Erken

Avukat, aktivist, yazar. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Sedef Erken özel sektörde yöneticilik görevleri üstlendikten sonra uzun yıllardır telif hakları konusunda avukat olarak çalışmış, aynı zamanda alandaki çeşitli sendika ve meslek birliklerinde, sivil toplum örgütlerinde görev yapmış, sanatçı hakları alanında çalışmalar yürütmüştür. Oğlu Ozan’ın otizm tanısı almasından sonra 2009 yılı itibarıyla otizm sivil toplumunda gönüllü çalışmalarına başlamıştır. İstanbul Otizm Gönüllüleri Derneğinin kurucu başkanıdır. Yazıları Yüxeses, 46, Unix, HtHayat ve Cumhuriyet’te yer almıştır. İlk kitabı Kedi Gözü 2017 yılında yayımlanmıştır.
Köşe yazarları

Adalet ve üç maymun

Çorlu davası 4 yıldır sürüyor, bir arpa boyu yol gidilmedi, salonun sağ tarafında gerçek sanıkların oturması gereken sıralar boş. Birkaç alt düzey görevli günah keçisi olarak orada tutuluyor, o kadar.

Köşe yazarları

Dünya Engelliler Haftası geliyor

Basit bir hesapla milyonlarca kişiyiz, engelliler ve biz aileleri, onların hakları için çalışan dernekler ve aslında böyle olmamalı diye düşünenler. “Nasıl olur da bu ülkede engelliler için hiçbir şeyi olumlu yönde değiştirmeye gücümüz yetmez?” diye düşünüyor insan.

Köşe yazarları

Basit bir hesap

Ülkemizdeki engelli sayısını aile bireylerini de dahil ederek bir çerçeveye alırsanız, kardeşler yeğenler birer de kapı komşusu deseniz ülke nüfusunun yarısını geçersiniz, parti kursa iktidara gelir.

Köşe yazarları

İpotek altında tarım

Paramız var ki ithal edebiliyoruz kafasıyla yerli tarım ve hayvancılığı ithale yedirenler ortaya çıkan bu tabloyu dert etmiyor. Bakanlar değişse de kafalar aynı.

Köşe yazarları

Yoksulluk ve hayalet…

Adını değiştirip buna yoksullarla dayanışma demek de aslında meseleyi halletmiyor. Çemberin dışındaki azınlığın gerçek bir politik bilinçle örgütlenemeyip, yardım yapmayı bu kadar sevmesinin alt metninde “iyi ki yoksullar var da bu yardımlar körelen vicdanımıza iyi geliyor” anlayışının yattığı gerçeğini değiştirmiyor.

Köşe yazarları

Otizm, 2 Nisan ve iyi insanlar…

Koca bir yıl boyunca haklarını çiğnedikleri, yok saydıkları çocuklarımıza “Bizler çok iyi insanlarız ve onlar engelliler, yarım insanlar, merhametle yaklaşmalıyız” ikiyüzlülüğü ile verdikleri fotoğraflar içimi yakıyor.