1 Mart notları: Karargâh rahatsızlığı mı, HAYIR rahatsızlığı mı?

'Bugün ne oldu?' köşemizde her gün Editör yorumuyla günün öne çıkan başlıklarını hatırlatıyoruz.



01-03-2017 20:34
Doğan Ergün

Hürriyet’te 5 gün önce yayımlanan ‘Karargâh rahatsız’ başlıklı Hande Fırat imzalı haberin yankıları sürüyor. 

Haber, Genelkurmay Başkanlığı’na dönük son dönemde getirilen 7 eleştiriye verilen yanıtları içeriyordu. Fırat haberini Türk Silahlı Kuvvetleri’nden kaynaklara dayandırmıştı.  

Haberin sunuş biçiminde editöryal hata olduğunu açıklayan Hürriyet gazetesinde bugün önemli bir görev değişikliği yaşandı. Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin'in yerine Hürriyet yazarlarından eski Milliyet Genel Yayın Yönetmeni Fikret Bila getirildi.

“Karagâh rahatsız’ haberinin altında imzası bulunan Hande Fırat’ın ise istifasını sunduğu iddia edildi.

‘KARARGÂH RAHATSIZ’ HABERİ HANGİ RAHATSIZLIĞI YANSITIYOR?

Hande Fırat’ın haberi gerçekten önemli. Yakın geçmişte “Genç subaylar rahatsız”, “411 el kaosa kalktı” gibi AKP tarafından “sivil siyasete müdahale” şeklinde sunularak Saray Rejimi’nin kuruluşunda siyaseten kullanılan haberler hafızalarda tazeliğini koruyor. 

TSK kaynaklı ve politik referanslı sorunlara yanıtları içeren haberin referandum sürecine denk gelmesi oldukça dikkat çekici. 

Haber, kamuoyunda iki şekilde yorumlandı.

Birinci yoruma göre, Fırat’ın haberi özellikle laiklikle ilgili konularda yapılan eleştiriler TSK’da da gerçek bir rahatsızlık yaratmış durumda. Buna göre TSK, Hürriyet gazetesi aracılığıyla kurum içindeki dinamikleri ve gerginliği soğurmaya çalışıyor. 

İkinci yorum ise, 15 Temmuz sürecinde Saray tarafından kahraman ilan edilen Hande Fırat’ın, rejime referandum öncesinde bir hizmette daha bulunduğu şeklinde…

Bunu söyleyenler, Hande Fırat’ın manipülatif bir haber yaparak, referandum öncesinde AKP’nin bir kez daha mağdur edebiyatına başlayabileceği bir zemin yarattığını iddia ediyor.

Her iki yorumun da gerçeğe yakın yanları mevcut.

Ancak, gözden kaçmaması gereken nokta şu ki, hangi senaryo gerçek olursa olsun, her ikisinde de git gide kabarmakta olan “HAYIR” dalgasının izleri bulunuyor.

AKP’lilerin dahi gizlemekte zorlandığı “HAYIR” havasının TSK ve AKP açısından yeni hesaplar yapılmasını gerektiriyor. 

Hande Fırat’ın haberine ilişkin hangi yorumu kabul edersek edelim, her iki açıklamanın da HAYIR dalgasına bir yanıt verme kaygısını yansıttığını görebiliriz. Yani bu haber, ya kendine savunma hazırlayan TSK’nın ya da kendine yeni bir mağduriyet zırhı yaratma kaygısı duyan AKP’nin HAYIR’a ilişkin önlemi olarak görülebilir. 

DOĞAN MEDYADA SULAR DURULMUYOR

Öte yandan, Petrol Ofisi (POAŞ) davasında sanıklar arasında yer alan Doğan Grubu’nun patronu mahkemeye zorla getirilmesine karar verildi.

Hürriyet gazetesiyle ilgili günün son haberi akşam saatlerinde geldi. Son dönemde yaptığı haberlerle yandaşlar tarafından hedef tahtasına oturtulan Tolga Tanış, Hürriyet gazetesinden istifa ettiğini açıkladı

BAHÇELİ KISKANÇLIK KRİZİNDE

AKP’nin yedek lastiği konumundaki MHP lideri Devlet Bahçeli, akşam saatlerinde yayınladığı sosyal medya mesajlarıyla iktidara “ya ben, ya Barzani” dedi.

MHP lideri Bahçeli, "Ne oldu da Barzani Türkiye’de, hem de şu nazik ve hassas dönemde ağırlandı? Hangi bölgesel ve küresel politikanın yörüngesine girildi? Eğer Barzani, bize tercih ediliyorsa, ki bu da bir tercihtir, asıl bunu iyi niyetle yorumlayamam, samimiyetle okuyamam. Sayın Başbakan’a millilik övgüleri yaparken, mahcup olacağımız, yüzümüzü kara çıkaracak misal ve eylemlerle karşılaşmaktan üzülüyoruz. Dikkat edelim; bir çivi yüzünden bir nal, bir nal yüzünden bir at, bir at yüzünden bir süvari, bir süvari yüzünden bir ordu kaybedilebilir" şeklinde mesajlar yayımladı.