Yıkım, kurbanlar ve yeniden kuruluş projeleri…

Türkiye’nin Marksist, ilerici aydınlarına salgının olası siyasi, ekonomik ve toplumsal etkilerini konuştuk.  Korkut Boratav, Metin Çulhaoğlu, Ender Helvacıoğlu, Ferda Koç, Deniz Yıldırım ve Haluk Yurtsever’in görüşlerini bir dosya olarak sunuyoruz. 



24-03-2020 15:16

Doğan Ergün 

Dünya büyük bir felaketle karşı karşıya… Koronavirüs salgını, insani, kültürel, ekonomik yönleri olan ağır bir yıkımı beraberinde getiriyor.

Her yıkımın en az bir kurbanı vardır. 

Uluslararası kapitalist sistem, bu yıkımın da kurbanının emekçiler ve yoksullar olması için var gücüyle çaba sarf ediyor. 

Salgının kaynağı, kâr hırsı, doğal tahribat ve yağma. 

Salgını derinleştiren, 30-40 yıla yayılmış neo-liberal uygulamalar ve pek çok ülkede sağlık sisteminin felç edilmiş olması. 

Salgını emekçiler için ölümcül kılan, halkı hiçe sayan emek rejimi…

Her yıkım, en az bir yeniden kuruluş projesini beraberinde getirir. 

Bu kez de öyle olacak.

Sermaye sınıfı bu yıkımdan yeni bir ekonomik düzen çıkarmaya çalışacak. Sermaye sınıfının kimi kesimleri, gün bizim günümüz diyerek hamle yapacak. Sermaye sınıfının siyasi temsilcileri, faşizmi yeniden üretmek için seferber olacak. Bir kısmı da yeni bir tür sosyal demokrasi yaratabilir miyiz arayışına girecek…

Bir de işçiler ve sosyalizm var.

Berlin Duvarı’nın yıkılmasından bu yana, insanlık için iddialarını geri çektiği düşünülen sosyalizm, şimdi çok daha fazla tartışılıyor, konuşuluyor. 

İnsanlık umudu aradığında karşısına bir kez daha sosyalizm çıkıyor. 

Türkiye’nin Marksist, ilerici aydınlarına salgının olası siyasi, ekonomik ve toplumsal etkilerini konuştuk.  

Aydınlara şu soruları yönelttik:

1. 2019 dünya geneline yayılmış protestoların damga vurduğu bir yıl olarak geçti. 2020’de ise Koronavirüs salgını tüm dünyanın birinci gündem maddesi. Komplo teorilerini bir kenara bırakarak soracak olursak, salgının uluslararası kapitalizmin bir kriziyle dönemsel olarak çakıştığını düşünüyor musunuz? Bu krizin niteliği nedir ve sermaye salgından nasıl bir yeniden yapılanma beklentisi içine girebilir?

2. Bu yeniden yapılanmanın neo-liberal dönemin emek rejimine nasıl bir etkisi olabilir? Çalışma yaşamındaki düzeni ve emekçilerin örgütlenme zeminlerinin bir dönüşüm içerisine girmesi mümkün mü?

3. Salgın aynı zamanda, var olan ekonomik-siyasi-toplumsal düzenin de sorgulanmasını beraberinde getiriyor. Bu tepkilerin güç vereceği düzen içi ideolojik-politik akımlar neler olabilir? 

4. Artan rahatsızlık ve tepkilerin sosyalist alternatife yönelmesi nasıl mümkün olabilir? Sosyalistlerin bu yeni dönemde temel tezleri, önermeleri ve iddiaları nasıl şekillenmeli?

Korkut Boratav, Metin Çulhaoğlu, Ender Helvacıoğlu, Ferda Koç, Deniz Yıldırım ve Haluk Yurtsever’in görüşlerini bir dosya olarak sunuyoruz. 

Keyifli okumalar…

Dosyamızın ilk yazısı olan Haluk Yurtsever'in "Tehlikeler ve olanaklar iç içe: Dünya komünizmi çağırıyor" başlıklı yazısını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Ender Helvacıoğlu'nun "Virüs liberalizmi ezdi geçti ama gerisi sınıfların bilek güreşi..." başlıklı yazısına ise buradan ulaşabilirsiniz.