5 Ağustos Cuma notları: Kılıçdaroğlu Taksim ve Gündoğdu'ya sırtını döndü



05-08-2016 21:15

Özgür Savaşçıoğlu

'Bugün ne oldu?' köşemizde her gün Editör yorumuyla günün öne çıkan başlıklarını hatırlatıyoruz. Bugün, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’ın Yenikapı Mitingi’ne katılma kararını değerlendireceğiz.

Kılıçdaroğlu AKP mitingine katılıyor

Türkiye siyasetinin son 14 yıllık kesitine baktığımızda AKP’den normalleşme ve uzlaşı bekleyenlerin bu özlemlerinin her seferinde karşılıksız kaldığı görülebilir. Kılıçdaroğlu’nun Yenikapı Mitingi’ne katılma kararını da bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor.

Kılıçdaroğlu mitinge katılımla ilgili Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Darbeleri yok etmenin tek yolu, cumhuriyetin kurucu değerlerini diriltmektir. Birliğimizi sağlayan bu değerler Yenikapı'da haykırılmalıdır. Ülke birliğine kastedenlere karşı durabilmek, darbeye verilecek en iyi cevaptır. 7 Ağustos'ta Demokrasi ve Şehitler Mitingi'nde olacağım. Darbeleri yok etmenin tek yolu, cumhuriyetin kurucu değerlerini diriltmektir. Birliğimizi sağlayan bu değerler Yenikapı'da haykırılmalıdır! CHP, her zaman halkın sesine kulak vermiştir. Ülkemizin geleceği için, Yenikapı'da Cumhuriyetimizi ve tam demokrasiyi savunacağım" dedi.

Cumhuriyetin kurucu değerlerinin, bu değerleri ayaklar altına alan Erdoğan’ın himayesinde yapılan bir mitinge katılmakla diriltilemeyeceği ortada.

Erdoğan’ın mitingine katılma kararı, Taksim ve Gündoğdu'da “Ne dikta ne darbe” diyerek bir araya gelen geniş kitlelerin işaret ettiği doğrultunun tam tersi yönde ilerleme anlamına geliyor. Kılıçdaroğlu’nun ülkemizin ilerici, cumhuriyetçi ve emekçi kesimlerini AKP sevdasında peşinden sürüklemesi mümkün görünmüyor.

Kılıçdaroğlu bu kararla, Fethullahçılar başta olmak üzere cemaatlere destek veren Erdoğan’ın ve AKP iktidarının darbe sürecindeki politik sorumluluğunu görmezden geliyor. Kılıçdaroğlu’nun tercihi, aynı zamanda Erdoğan’ın laikliği ve parlamenter sistemi ortadan kaldırarak adım adım örmeye çalıştığı dikta rejiminin kuruluşuna kritik bir destek anlamına geliyor. Yenikapı Mitingi’ne katılma kararı veren muhalefet liderleri, AKP’nin insan hakları ve hukuku ayaklar altına alan OHAL’e de meşruiyet kazandırmaya hizmet ediyor.

İlgili haberler

http://ilerihaber.org/icerik/kilicdaroglu-akpnin-yenikapi-mitingine-katilacak-57898.html

http://ilerihaber.org/icerik/ahmet-hakan-kilicdarogluna-adeta-yalvardi-ne-olur-gelseniz-57886.html

http://ilerihaber.org/icerik/bogazici-universitesinden-erdoganin-mitingine-cagri-cumhurbaskanimizin-himayesinde-57893.html

Barış için Akademisyenlere kıyım: 27 akademisyen açığa alındı

AKP iktidarı OHAL'i kamu kurumlarındaki muhalif çalışanları tasfiye amacıyla kullanmaya devam ediyor. Anadolu Üniversitesi'nde barış için imza atan 27 akademisyen açığa alındı. Barış için Akademisyenler metnine imza atan 27 kişiye, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 137. Maddesi uyarınca ihtiyadi tedbir olarak olarak görevden uzaklaştırıldıkları belirten bir evrak gönderildi.

İlgili haber için tıklayınız

Erdoğan Maarif Vakfı'nı Kazakistan'a gönderiyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev, 'Kaçak Saray'da  ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında Kazakistan’da faaliyete devam eden FETÖ’ye bağlı cemaat okullarının durumu da konuşuldu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, tarikat ve cemaatlerin okullarda örgütlenmesine olanak sağlamak için kurulan Maarif Vakfı'nın Kazakistan'a gönderileceğini açıkladı.

Erdoğan'ın bu kararı, AKP'nin gericilikten vazgeçemeyeceğinin, FETÖ'den boşalan gerici örgütlenme kontenjanını başka cemaatlerle doldurmakta hızlı hareket edeceğinin önemli bir göstergesi.

İlgili haber için tıklayınız

Skandal yasa tasarısı: Şirketlere hukuk muafiyeti

Hükümet tarafından Başbakan Binali Yıldırım'ın imzasıyla TBMM Başkanlığı'na gönderilen 'Türkiye Varlık Fonu' nun kurulması ile ilgili kanun tasarısı skandal maddeler içeriyor.

Türkiye Varlık Fonu bünyesine giren şirketler her türlü izin, ruhsat, rapor ve kanundan muaf şekilde faaliyet yürütebilecek, vergi muafiyetleri ve hibe alabilecek.

Tasarının yasalaşması durumunda, AKP'nin kentleri, doğayı ve çevreyi ranta açma amacıyla hukuku fiilen ayaklar altına alan uygulamalarına bir yasal kılıf üretilmiş olacak.

İlgili haber için tıklayınız

Okullarda haremlik-selamlık sınıf dönemi

AKP iktidarının gerici uygulamalardan geri adım atmaya niyeti olmadığını, bu uygulamaların en yoğun biçimde etkisini hissettirdiği eğitim alanına bakarak gözlemek mümkün.

14 yıllık iktidarı boyunca eğitimde gericileşme politikalarını adım adım hayata geçiren AKP hükümeti, yurt genelinde okulları imam hatipleştirme operasyonlarını da sürdürüyor.

Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürü normal liseler bünyesinde kız ve erkek öğrencilerin ayrı eğitim göreceği sınıf açmayı planladıklarını açıklayarak, okullarda harem selamlık uygulamayı gündeme getirdi.

İlgili haber için tıklayınız