Balıkesirliye veda…

Balıkesirliye veda…

Çok dokundu be Metin abi. Gerçekten çok dokunmuştun bize, yitirmek de çok dokundu…

Aydın Demir Esen

Düşünün 16-17 yaşlarında Balıkesir’den ayrılmışsınız, aradan 50 yıldan uzun süre geçmiş ve orasıyla ilgili her şeyi  anımsıyorsunuz. Falanca sokakta Kırımlı soyadlı bir doktor olduğunu, bilmem ne yokuşunun köşesinde eski bir ahşap ev olduğunu, şehir kulübünün önünde hangi marka otomobiller olduğunu…

Bir toplantı arası verildiğinde atıştırmak için özellikle bir küçük büfeyi seçiyorsunuz “etleri Balıkesir’den geliyor bak, güzeldir döneri” diye herkesi de ayartıyorsunuz…

Balıkesir Lisesi’nde 60’lı yıllarda kimler okudu, hangi sınıfta kim vardı, öğretmenlerin isimleri lakapları neydi sayıyorsunuz, Muharrem Hasbi Lisesi’yle yapılan voleybol maçlarının kaçını kazanıp, kaçını kaybettiğimizi normal bir şeymiş gibi söyleyiveriyorsunuz.

Artık bu sohbetlerden mahrum kaldım. Marksist düşünceyi, bu topraklarda, bu toprakların insanı olarak tarihselcilikle bir kez daha buluşturduğu yetmezmiş gibi, beni de kendi tarihimle, ailemden duymadığım kadar buluşturmuştu. Tarihselcilik de bir yere kadar be abi diyeceğim anlarda, Balıkesir ile ilgili bir anekdotu bugüne bağlardı, aklıma not eder “ortamlarda satılacak bilgi” olarak kaydederdim.

Aklıma 60’larda, 70’lerde çekilmiş ve çocukken izlediğim bir film geldiğinde soracak ve anında yanıt verecek birisi de yok artık:  

“Tam tamına dediğin gibi bir film 1977 yapımı, başrolde Charles Bronson'un oynadığı ‘Telefon’ adlı film, ‘Body Snatchers’dan bir yıl önce çevrilmiş ayrıca siyah beyaz da değil renkli. Ama konu tıpatıp aynı. 1977 yapımı Telefon adlı filmin öncülü var mı bakacağım, selamlar.”

“Evet, 1966 yapımı, Russians are coming, yönetmeni Norman Jewison, fena bir adam değildir, film de anti-komünist değildir ve Amerikalılarla dalga geçer. Örneğin filmdeki karakterlerden biri (Jonathan Winters oynuyor) ikide bir ‘We gotta get organized!’ diye bağırır; bu arada genç bir Rus denizci (John Philip Law) ile Amerikalı genç bir kız arasında duygusal ilişkiler de başlar; vb.”

Ya da sabah sabah mesaj atıp “Yazında Minnesota’ya şehir demişsin, eyalet olacak düzelt istersen” diye bir mesaj alamayacağım.

Ama belki de en acısı Ali abiyle senin dedikodunu yapıp, eski maceralarınızdan konuşamayacağız…

Çok dokundu be Metin abi. Gerçekten çok dokunmuştun bize, yitirmek de çok dokundu…