Yunanistan seçimlerinin düşündürdükleri...

Yunanistan'da tarihsel önemi çok büyük olan bir seçim geride kaldı. 

Seçim sonuçlarının ne anlama geldiği üzerine Mehmet Karaoğlu'nun kaleme aldığı makale dikkatle okunmalı. 

Sorunun bu kısmında çok büyük bir tartışma sanırız yok. SYRİZA'nın başarısı, Yunanistan yakın tarihinde yaşanan en büyük ekonomik krize geleneksel düzen partilerinin yanıt verememesiyle oluşan siyasi krizin bir sonucu olarak değerlendirilmelidir.

Yunanistan, kriz bakımından, yalnız değildir. Avrupa ve dünyanın birçok ülkesinde ağır bir kriz yaşamaktadır. Bu kriz, kapitalizmin krizidir. Bu, başlı başına önemsenmesi gereken bir veridir. 

Kapitalizmin krizi, sola alan açmaktadır.   

SYRİZA, sola açılan alanı iyi değerlendirmiştir. Esas mesele bundan sonra ne yapılacağıdır. Emperyalist merkezlerin, kapitalistlerin dayatmalarına karşı ne yapılacağı belirleyici olacaktır. 

Yeni kurulacak hükümet keskin karar süreçleriyle karşı karşıya kalacaktır. 

Bu kararlar söz konusu olduğunda, elbette devreye sınıflar, sınıfsal çıkarlar girer. Ve sınıfsal çıkarların neyi gerektirdiği komünistlerin programında açıkça yazmaktadır. Ve bir komünist partiye neden ihtiyaç olduğu sorusunun bir yanıtı burada aranmalıdır. Komünist parti, sınıfın güncel durumu ve mevzileri ile tarihsel çıkarları arasındaki açıya doğmuştur. Demek ki, tarihsel çıkarlara ilişkin berraklık belirleyicidir ve bu belirleyicilik komünist partiyi çağırır.

Bu bahsi burada kapatalım ve gelelim yazının esas yazılma amacına...

***

Bir komünist partiye neden ihtiyaç olduğu sorusuna verilmesi gereken yanıtlardan biri yukarıda yazılmıştır. Ancak çok önemli başka yanıtlar da vardır ve bunlar arasındaki bütünselliği anlamamak büyük bir gaflet olacaktır. Biraz uca götürerek söylersem, marksizm-leninizm bütünlüğünü ihmal etmek anlamına gelecektir. 

Komünist partiye programatik çerçeveyi belirlemek, sınıfın tarihsel çıkarlarının ne olduğu konusunda berraklık sağlamak için ihtiyaç vardır elbette ancak bu yeterli değildir. 

Komünist parti, sınıfın iktidarı için siyasi mücadele vermek üzere kurulmuş bir organizmadır. 

Yani, İktidarı ister ve bu amaçla siyaset yapar... Siyasi mücadelenin yanı sıra, sınıfın çıkarlarının toplumun bütününün çıkarları olduğu düşüncesine hizmet edecek her türlü iş anlamında ideolojik bir mücadele içindedir. 
 
Yunanistan'da komünistlerin tarihsel ve güncel birikimleri açısından çok değerli olan ve mutlaka ana özne olarak değerlendirilmesi gereken Yunanistan Komünist Partisi'nin pozisyonu bu başlıklarda mutlaka irdelenmelidir. Bu köşe yazısında bunu hakkıyla yerine getirmek elbette mümkün değildir, kimi ipuçları vermekle yetineceğim. Bu başlıkları (ve daha birçoklarını) tartışmalı, bu tartışmaların açılmasına hizmet ettiği için Yunanistan seçimlerini önemsemeliyiz. 

İktidar-siyaset ilişkileri bağlamında dünya sınıf mücadeleleri tarihi, birkaç sorunun çok önemli olduğunu göstermektedir. 
 
- İkili iktidar mekanizmalarının oluşturulması ,
- Güncel talepler,
- İttifaklar,
- Sınıfın politik örgütlenmesi.

Yunanistan'da son birkaç yılda yaşananlar asla hafife alınmamalıdır. Bu ülkede bir devrimci dönemden geçilmiştir, geçilmektedir. 
 
Yoğun bir ekonomik kriz, bu krize eşlik eden siyasi kriz, işçi sınıfının ve geniş toplumsal kesimlerin hareketliliği gibi gelişmeler yaşanmıştır. 

Böylesi bir kesitte iktidarı isteyen komünist partinin, yukarıda saydığımız başlıklarda açılım yapması beklenir ve Yunanistan örneğinde bunların neredeyse hiçbirini görmedik. 

Yunanistan Komünist Partisi (KKE); yeni bir iktidar odağının geliştirilmesine hizmet edecek bir arayışı temsil etmedi. Alternatif bir karar mekanizmasının toplumun bütününe yayıldığı, siyasetin mitingler ve eylemlilik ötesine taşındığı bir yaygın emekçi halk örgütlenmesi için yaratıcı bir öneri ya da çaba eksikti.

Sosyalist siyaset, her dönemeçte esas kurtuluşun sosyalizmde olduğunu sürekli tekrarlamak değil. Güncel sıkışmalar, güncel krizlere verilecek yanıtlar çok belirleyici. İşte Ekim Devrimi ya da Küba Devrimi örnekleri karşımızda duruyor. Devrimci özne güncel talepler ortaya koyan öznedir. Bolşevikler, emekçilerin barış ve ekmek özlemini, halkların özgürlük özlemini hayata geçirebilecek bir özne olarak kendilerini ortaya koydular. Sosyalist siyaset o kriz anında bu sorunlara yanıt üretmeyi gerektirdi. Yunanistan komünistleri, başta Alman sermaye sınıfı olmak üzere, emperyalistlerin Yunan emekçi halkını boğazlama girişimini durduracak bir özne olarak kendilerini göstermenin yolunu bulamadılar. Büyük bir olanaktı, hâlâ öyle... Dahası, KKE'nin, Alman yayılmacılığına karşı oynadığı tarihsel rol düşünüldüğünde, bu prestijle güncel siyaseti birbirine bağlamak açısından Yunanistan Komünist Partisi büyük bir şansa sahiptir.

Sosyalist devrimci siyaset aynı zamanda bir ittifaklar sorununu beraberine getirir. Çok değil yalnızca 5 yıl önce, sosyalizmin en güçlü temsilcisi konumunda olan KKE, yaratıcı ve ilerletici bir ittifak stratejisi geliştirebilecek kudreti barındırıyordu. Yakın geçmişinde, Synaspismos gibi Anti-Tekelci Cephe gibi örnekler bulunan YKP, son dönemde bu noktada da bir açılım sergileyemedi. 

Güncel talepler ile ittifaklar başlıkları arasında şöyle bir ilişki de bulunuyor: İdeolojik mücadelede için önem taşıyorlar. AB üyesi bir ülkede mücadele etmenin mutlaka zorluğu var. Küçük burjuva ideolojilerinin yayılması, sınıfın eğitimli kesimleri, entelektüel emek sekmesi ve gençlik yoğun bir ideolojik bombardıman altında... İşte, Yunan komünistleri bu yoğun bombardımanı etkisizleştirecek, ideoloji alanında yaratıcı bir seslenme ve üretimi sergileyemedi.   

Ve nihayet sınıfın politik örgütlenmesi... 2007-2008 yıllarında Yunan yoldaşlarımızla sınıf örgütlenmesi konusunda yaptığımız tartışmalarda, bir sıkışma yaşadıkları anlaşılıyordu. Komünistlerin etkili olduğu sınıf örgütlenmesi PAME evet çok büyük bir güçtü ancak esnek üretim, güvencesizleşme, sanayisizleşme gibi faktörlerin etkisi, klasik sendikal örgütlenmenin zeminini sarsıyordu. PAME'nin güçlü olduğu sektörlerle, önemi giderek artan ve entelektüel ancak geleceksiz emek kesimleri arasındaki politik ve ideolojik bağların kuvvetlenmesini sağlayacak bir yeni sınıf örgütlenmesi modeline komünistler öncülük edemedi. 

***

Daha önce de ifade ettiğim gibi, bunlar ve daha birçok başka başlık bundan sonra da yoğun bir şekilde tartışılacak, tartışılmalı. Krizlerle dolu bir döneme komünistlerin nasıl müdahale edeceği, komünist partilerin bu ortama nasıl yeniden doğacağı geleceğin nasıl şekilleneceğini belirleyecek. 

Sorumluluğumuz artıyor...

Yunanistan'ın bugünü ve çok yakın geçmişi, komünistler açısından siyaset ve iktidar sorunlarının ne kadar güncel olduğunu bir kez daha gösteriyor.