Yine yeniden: Gezi Parkı ve Yapı Makinalarında İş Güvenliği!



20-06-2016 09:01


Emre Gürcanlı

Tarihi eseri yeniden yapılacakmış diye duydum Gezi Parkı'na, nasıl oluyorsa, restorasyon mu rekonstrüksiyon mu ne kastediliyor anlamıyoruz tabii ki, uzmanlık alanımız değil. Ama biliniyor ki bu proje gerçekleşmeyecek, Gezi Parkı yemyeşil kalacak, çünkü milyonlar bunu istiyor ve bunun için yine kendilerine ait olan sokakları sahiplenmeye hazırlar.

Neyse uzatmayayım. Özel nedenlerimden dolayı çok geç bilgisayar başına geçebildiğim için eski bir yazımı biraz kısaltarak, biraz da değiştirerek gönderdim İleri Haber editörü arkadaşlara. Konu güncel ama okumadan geçmeyin, özellikle de ilk paragraflar önemli, Yapı Makinalarında iş güvenliği!

Diyoruz ya hani, yapı makinaları (ben makine yerine makina ifadesini kullanıyorum, malum İTÜ'de fakültemizin de ismi böyle, bu mesleği icra edenlerin odasının ismi de) yeşilin düşmanıdır, yapı makinaları gördüğümüzde yaşam alanlarımız yok edilmektedir. Kısacası bir alerjimiz vardır yapı makinalarına. Bence bu yanlış, daha doğrusu tek taraflı bir bakış açısı. Eğer boş konuşmuyorsak, yeşili korumak istiyorsak, Gezi parkına sahip çıkmak istiyorsak, yapı makinalarını kullanmayı öğrenmek veya onlarca yapı makinası operatörünü bu güzel mücadeleye çekmek gerekiyor. Karşınıza yapı makinaları ile çıktıklarında sizin de ne bileyim 50 tonluk bir buldozerde olmanız, ara sokaklarda hareket yeteneği yüksek bir beko loader kullanmanız, önünüze konan engelleri kepçesi uygun bir ataşmanla değiştirilmiş bir ekskavatör ile kaldırmanız pek de fena olmaz (!) Bakın eğer kullanacaksanız da uygun yer ve zamanda, uygun ataşman kullanımı ve kesinlikle operatörlük sertifikası, bunlar olmadan kesinlikle tavsiye etmem, malum önce iş güvenliği (!)

Neyse, geçtiğimiz yıl şöyle başlamışım yazıma: "Büyük bir gün, büyük bir hafta, büyük bir ay ve bugünlere kadar gelen büyük bir ruh! Bugün 31 Mayıs, 11 ayın sultanı Haziran'a bir gün var. Bugün aklımda yazacağım pek çok yazı vardı."

" Haziran fotoğraflarına bakarken, uzmanı olmaya çalıştığım üç konuyu birleştiren bir şeyler yazayım dedim, İTÜ İnşaat Fakültesi'nde Yapı Makinaları Yönetimi dersi veriyorum, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda çalışıyorum ve bir Haziran direnişçisi olmaya, o ruhu her zaman taşımaya çalışıyorum. Tamam da bu üç mevzu nasıl birleşecek? Valla ruhunda direnişçilik ve tabii ki mühendislik olunca böyle garip şeyler ortaya çıkabiliyor napalım, Haziran coşkusuna verin, merak etmeyin çok sıkmayacağım sizi."

Umarım yine sıkmam, resimli, açıklamalı yapı makinaları dersine hoş geldiniz, özellikle genç okurlar, direnişi sizden öğrendik, iş güvenliğini de biz öğretmeye çalışalım ayıp olmazsa...

7 Haziran 2013 tarihli keşif notları(!)

Haziran direnişi Taksim'i özgürleştirmiş, Taksim ve çevresi halkın olmuş. Gezi parkının içi kalabalık, standlar kurulmuş, her standa iki köfte, 3 simit, 15 su tezgahı düşecek şekilde özgür girişimcilik ruhu direnişçilerle birlikte sokakları işgal etmiş(!) Gün içinde fazla kalabalık yok, ama yine de Gezi gün içinde görebileceği kalabalığın en fazlasını görüyor o günlerde.

Gezi parkının çevresinde yapı makinalarının çalışmaları farkediliyor, kimi yerlerde düşme, kayma tehlikesi var, inşaat yarım kalmış, o kadar kalabalık, hele ki çatışmalar sırasında düşmediyse ne kadar şanslıyız diyoruz ve parkın çevresine odaklanıyoruz. Parkın çevresinde dolaşan şüpheli bir şahıs var, notlar alıyor, fotoğraflar çekiyor, kendince uzaklık tayini yapmaya çalışıyor, bazen insanları uyarıyor "ya kardeşim oradan geçmeyin, ayağınız kayacak inşaat demiri batacak". Bir kaç Haziran direnişçisi kuşkuyla takip ediyor, ya manyak ya polis ya da mühendis! 

Doğru yanıt, mühendis... Dolaşan kişi benim, çünkü İnşaat Mühendisleri Odası'ndan Rezan arkadaşım aramış ve bir ricada bulunmuş, "parkta etkinlikler yapılacak, binlerce insan parkın içinde ve çevresinde olacak, hem parkın kenarlarındaki kazı sahaları, hem istiflenen demirler, çukurlar vs. konusunda bir tespit yapalım sağlık ve güvenlik risklerini tespit edelim". Tam bir misyon edasıyla google maps'ten ve google earth'ten parkın çevresinin haritasını ve güncel halini çıkarıyorum, ölçümler yapıyorum, fotoğraflar çekiyorum ve raporumu hazırlıyorum. Tabii tüm bunları yaparken bol bol fotoğraflar çekiyorum, 7 Haziran tarihli yapı makinaları fotoğrafları...

Gelin Haziran ayında Gezi Parkı'nın Yapı Makinalarını tanıyalım

İlk önce fotoğraflar eşliğinde, yapı makinalarını tanıyalım, işlevlerini öğrenmeye çalışalım. Fotoğrafların hepsini bizzat çektiğimi söylemeden de olmaz, ha şunu da söyleyeyim boynumda ağır profesyonel bir makinayla falan değil, onu yapan arkadaşlarım var, dünyayı dolaştılar, Vietnam, Kamboçya, Hindistan'dan fotoğraflar çektiler, üstelik sergi de açtılar. Benim en büyük becerim cep telefonuyla uygun yer ve zamanda olmak, hiç uğraşamam öyle fotoğrafçılık işleriyle, cahil cesaretiyle "ya telefon da aynısını çekiyor ne gerek var o kadar makinayı yanında taşımaya" derim geçerim, ha uğraşsam beceremem zaten. Cep telefonumu çıkarıyorum ve Sherlock Holmes edasıyla yapı makinalarına ve Gezi Parkı çevresine odaklanıyorum, binlerce direniş fotoğrafı çekilirken ben gidip bu makinaların fotoğrafını çekiyorum, meslek hastalığı işte, neyse...

Haziran direnişi öncesi ve sonrası, halk olarak milli etkinliğimiz olan "elleri arkada kavuşturup kepçe izleme"yi özellikle Gezi Parkı ve Taksim çevresinde bolca yapabiliyorduk. Gezi Parkı çevresi neredeyse, Yapı Makinaları Yönetimi dersim için açık bir laboratuvar, bir sergi alanı görünümündeydi, farklı tip ve ebatlarda pek çok yapı makinası her yerde çalışıyordu. Ve biz bundan hiç ama hiç memnun değildik...

Neyse şimdi yapı makinalarını hep birlikte tanıyalım. Foto 1. ve 2'de bir greyder görüyoruz. Greyderler, diğer yapı makinalarına göre daha esnek ve manevra kabiliyeti yüksek araçlardır. Yol yapımında, figüre edilmiş malzemenin serilmesinde, kar kürerken vs. kullanılan bir makinamızdır. Ama bu makina biraz amacı dışında kullanılmış, kullanılmaya çalışılmış, Taksim'de halkın meydanında çalıştırılmış. Haziran direnişçileri de gerekli düzeltmeleri yapmışlar.

 

 

Foto 3.'de ise bir Beko Loader görüyoruz, Beko Yükleyici de diyoruz. Beko bir marka değil, İngilizce Backhoe'dan geliyor. Bu makinamız da amacından saptırılmış ve Taksim'e sokulmuş. Yine Haziran direnişçileri gereken önlemleri almış ve makinayı durdurup, gerekli tadilatı yapmış. Makinanın içindeki kişinin iş makinası operatörlük belgesi olup olmadığını bilmiyoruz, çok da önem vermiyoruz çünkü makinanın bu haliyle çalışması mümkün değil, Gezi'nin çocukları için bir oyun makinası haline getirilmiş. "Aman iner çıkarken dikkat edin" demeyi ihmat etmiyoruz ve diğer makinalarımıza bakıyoruz.

Foto 4.'te ise bir silindir görüyoruz. Silindir de güzide bir yapı makinamız olup, yol yapımında veya zemin düzeltme/güçlendirme/ıslah işlerinde kullanıyoruz. Veya bazıları gibi Taksim'in yayalaştırılması adı altında Taksim'in içine etmede! Tabii ki amacı dışında kullanıldığında gerekli önlemleri alıyor ve makinamızı durduruyoruz. Haziran direnişçileri bu makinada da gerekli işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almışlar ve makinayı güzel bir sprey boya uygulama mekanına ve oyun aracına çevirmişler. Risk değerlendirmesini yapıyor, "tamam sorun yok" diyoruz ve devam ediyoruz.

Foto 5'te ise yapı makinalarının şahı bir buldozer var. Bu biraz küçük çaplı bir buldozer ve dikkat edilirse operatör kabini yok, yani operatör açıkça çalışıyor. Veya 31 Mayıs-1 Haziran günlerinde operatör kabininin başına bir şeyler gelmiş. Risk değerlendirmesinde olumsuz puan veriyor, üzerindeki yazıları günün anlam ve önemine uygun buluyor ve yetkilileri uyarıyoruz: Taksim'e buldozer sokmayın. Bu haliyle herhangi bir güvenlik riski arz etmiyor, Haziran direnişçileri bunun da amacı dışında kullanımını engellemişler, 7 Haziran' 2013'te çekilen bu fotoğraftan da anlaşılacağı üzere güvenli bir hale getirmişler...

Foto 6, 7 ve 8'de ise ekskavatörler (Kazıcılar) ve damperli kamyonlar gözümüze çarpıyor. Fotoğraflarda gördüğümüz kazıcıların hacmi oldukça büyük. Gerek kepçe hacmi, gerek motor gücü itibariyle sert ve derin bir kazı için getirildikleri anlaşılıyor. Bu tip araçlarda özellikle kepçenin hareketi sırasında bir bayrakçı-işaretçi (hop hopçu da denir) olmadan çalışma yapıldığında, ciddi "iş kazaları" gerçekleşebiliyor. Kimi zaman kepçenin bir işçiye çarpması, kimi zaman kepçe ile duvar-kazı cephesi arasında sıkışma, kimi zaman geri manevralar sonucunda işçiye çarpma-ezme gibi vakalarla çok karşılaşıyoruz. Öte yandan kazıcıların yanlarında bulunan kamyonların taşıma kapasitelerinin  görece küçük olduğu dikkatimizi çekiyor, iş verimi açısından olumsuz bir durum gibi, büyük ekskavatöre büyük kamyon. Neyse mühendisliğimizi illa konuşturacağız ya, konuşturuyoruz ve susuyoruz. Tüm yapı makinalarının yine kullanım amaçlarından saptığını, Taksim'de olmamaları gerektiğini yineliyoruz ve son fotoğrafta Haziran direnişçilerinin ekskavatörü bir lunapark aracı haline getirmek suretiyle çocukların hizmetine sunduğunu görüp memnuniyetle oradan uzaklaşıyoruz.

POMA kullanırken aman dikkat!

Evet, son fotoda ise oldukça riskli bir iş ortamı gözümüze çarpıyor. Oldukça büyük çaplı bir ekskavatör, uzmanlık sertifikası olup olmadığını bilmediğimiz bir kişi tarafından kullanılıyor. Ama esas güvenlik sorunu bu değil. Burada en büyük risk POMA denen araçların karşısında bulunan TOMA'lar. Bu tip büyük ebatlı ekskavatörler halk arasında POMA olarak biliniyor ve insani amaçlar doğrultusunda kullanılıyor.  TOMA'lar POMA karşısında bir şey yapamıyor, ama güvenlik riski tamamen ortadan kalkmıyor. İşçi sağlığı ve iş güvenliği açısından yine uyarılarımızı yapıyoruz; POMA kullanırken, özellikle gazı önleyici bir gözlük (ayrı olması tercih edilmeli) ve standartlara uygun gaz maskesi kullanımı çok önemli. Yine bu fotoğrafta Çarşı grubuna ve ona destek verenlere de uyarımızı yapıyoruz; lütfen POMA'ya operatör haricinde kimse binmesin, yakın çevresinde kimse bulunmasın, bir işaretçi yardımı olmadan POMA insani operasyonlar yürütmesin. Bu uyarılarımızın gelecekteki direnişlerde, pardon işlerde, dikkate alınacağını düşünüyoruz.

İnşaat Sektöründe Yapı Makinalarındaki Riskler

İnşaat sektöründe yapı makinalarından kaynaklı kazalar, kaza tipleri içinde dördüncü sırada yer alıyor. İlk üç sırada yüksekten düşmeler, elektrik çarpmaları ve malzeme düşmeleri var.

Tablo 1. İnşaatlarda Ölüm ve Yaralanmaların Kaza Tiplerine Göre Dağılımı (Gürcanlı, GE, 2013 ve Gürcanlı ve Müngen, 2013)

Yapı makinaları kazaları kazalarında, yapı makinasının orta veya yüksek gerilim hatlarına teması sonucu ölümler, makinanın çevredeki işçilere çarpması, özellikle de manevra sırasında çarpma-ezme ve ayrıca makinanın devrilmesi gibi olaylar ölüm ve yaralanmalara yok açıyor. Ayrıntılı bilgi için kaynakça kısmında verdiğim çalışmalarıma bakabilirsiniz.  Bu konuda söylediğim ve söyleyeceğim pek çok şey var. Ama söyleyemediğim ve söylemek istediklerim de...

Yapı makinaları için en riskli ortamlar Taksim, Okmeydanı, Validebağ, Kuzey Ormanları, Abbasağa; bu araçları buralara sokmayacaksınız, sokarsanız da sonuçlarına katlanacaksınız. Kentsel dönüşün kıskacı altında evlerine sahip çıkan mahallelilerin karşısına çıkarmayacaksınız. . Hele ki HES inşaatı için yapı makinası kullanırsanız, Karadenizli kadınların hışmına uğrarsınız ve hiç bir istatistikte veya bilimsel çalışmada başınıza gelenlerden söz edilmez, ama rezil olursunuz "kesin bilgi" deriz her yerde yayarız. Özetle diyoruz ki, yapı makinalarını yeşil gördüğü yere sokan, halkın nefes aldığı mekanlarda yıkım aracı olarak kullanan zihniyet, yapı makinası kullanımında en büyük riski yaratmaktadır(!)

Güvenlik ve sağlık için, şimdi yavaşça elinizdeki dozeri, beko yükleyiciyi, ekskavatörü, silindiri, greyderi bırakın ve halkın önünü açın. Haziran geliyor...

VE SON SÖZ: Sevgili direnişçi arkadaşlar veya AKPlilerin tabiriyle "Geziciler", ilk direnişte yapı makinalarını o hale getirdiniz de, benden tavsiye nolur nolmaz bir operatörlük sertifikası alın, belki gerekir, o makinaların koltuğuna oturur tarih yazarsınız...

Kaynaklar

Gürcanli G.E., "İnşaat Sektöründe Gerçekleşen Ölüm ve Yaralanmaların Analizi", Mesleki Sağlık ve Güvenlik Dergisi, No. 48, 04/2013, s. 20-29, Türk Tabibleri Birliği

Gürcanli G.E, Müngen U., "Analysis of Construction Accidents in Turkey and Responsible Parties", Industrial Health, 51 (6), 581-595 (2013)

Gürcanli, G.E., Müngen U., Akad M., "Construction Equipment And Motor Vehicle Related Injuries On The Construction Sites In Turkey", Industrial Health, 46(4), 375-388 (2008).

Gürcanlı G.E, Baradan S, Uzun M, "Risk Perception of Construction Equipment Operators on Construction Sites of Turkey", International Journal of Industrial Ergonomics, 46 (March), 59-68, (2015)