'Yeni Osmanlı'ya İsrail ayarı



18-12-2015 07:52


AKP'nin NATO, ABD ve AB'yle yakınlaşma hamlelerine son olarak İsrail'le ilişkilerin 'normalleştirilmesi' eklendi.

Mevcut durumu, dış politikada çizgi değişiminden çok verili politikanın daha dar bir serbesti alanında yürütülmesi olarak tanımlamak daha doğru… Bu anlamıyla İsrail ile girilen 'normalleşme' süreci, Yeni Osmanlıcı stratejiden tümüyle vazgeçilmesi anlamına gelmiyor.

Rusya'nın devreye girmesinin AKP'yi NATO, ABD ve AB'ye daha fazla bağımlı kıldığı ve bu bağımlılığın önümüzdeki dönemde dış politikada atılacak adımlar üzerinde etkisi olacağı açık... Ancak, AKP iktidarının dış politikasının dayanak noktalarında bir değişiklikten söz etme mümkün değil. AKP'nin hareket alanı daralsa dahi ana stratejisini sürdürmek istediği görülüyor.

Emperyalizm cephesinde ise 'Arap Baharı'nda bölgedeki müttefiklere tanınan serbesti alanının daraltılması ve ittifak sisteminin daha tanımlı roller üzerinden yürütülmesi yönünde bir eğilimden söz edilebilir. Bunun kökeninde ise açılım denemelerinin ortaya çıkardığı başarısızlık tablosu sonrasında mevcut durumu daha yönetilebilir kılma çabası yatıyor.

Dolayısıyla, önümüzdeki süreçte AKP ve Erdoğan'ın sünni ekseni çizgisini emperyalizmin hedefleriyle daha uyumlu bir biçimde sürdürmeye çalışacağını söylemek mümkün. Bu durum, Yeni Osmanlıcı dış politika stratejisinin başarısızlığı mahkum olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Şam'dan Kahire'ye uzanan bir coğrafyayı hedef alarak yola çıkan Yeni Osmanlı stratejisinin hamle alanı bir süredir IŞİD kontrolündeki sünni coğrafyasına doğru daralma eğiliminde. Rusya'nın bölgeye yönelik hamleleri, Türkiye'nin Suriye'deki işini daha da zorlaştırdı. AKP'nin uzun süredir dile getirdiği uçuşa yasak bölge-tampon bölge gibi hedefleri de büyük ölçüde gündemden düşürdü. İsrail basınında yer alan Hamas üyesi Salah Aruri Türkiye'den sınırdışı edilmesi konusunda anlaşıldığı iddiası, Yeni Osmanlıcılığın Filistin'de de elinin ciddi bir biçimde zayıflayacağı anlamına geliyor.

***

İçeride ise AKP, 1 Kasım sonrasında elde ettiği gücü kalıcı mevzilere dönüştürme yolunda adımlar atıyor. İslamcılığını milliyetçilikle güçlendiren AKP, sağın bütününü temsil etmeye oynuyor*.

AKP'nin milliyetçiliğe başvurduğu tek alan Kürt sorunu değil. İktidarın Rusya-Türkiye krizi, Bayırbucak Türkmenleri ve Musul gibi örneklerde kullandığı söylem milliyetçi toplumsal tabanın AKP tarafından etki altına alınmasını kolaylaştırıyor. Bunun yanında, AKP kullandığı milliyetçi retorikle Haziran Direnişi'nde karşısına çıkan cumhuriyetçi toplumsal tabanı da siyaset denkleminin dışına çıkararak etkisizleştirmeye çalışıyor.

Emperyalizmle yakınlaşmayla milliyetçiliğin ağırlığındaki artışın çakışması akla ister istemez bir dönem moda olan milliyetçilik-yurtseverlik karşılaştırmalarını getiriyor.

Sola akıl vermeye çalışan liberaller birkaç yıl öncesine kadar, yurtseverliğin ve/veya antiemperyalizmin milliyetçiliğe giden yolun ilk adımı olduğu üzerine analizler ortaya atıyordu.

Bu analizler, milliyetçiliğe sahip olmadığı bir anti-emperyalist karakter atfetmesi nedeniyle de sorunluydu. Milliyetçilik, İslamcılık birlikte Türk sağının üzerine yaslandığı iki temel ideolojik dayanaktan biri… Bir kural olarak, bu ikisinin yükselişiyle emperyalizme olan teslimiyet arasında doğru orantı var. Zaman zaman başvurdukları anti-emperyalist retorik de bu tabloyu değiştirmiyor.

AKP'nin son dönemdeki performansı, bu ilişkinin en net örneklerinden birini ortaya koyuyor. Gericilik eliyle toplumu sindirme girişimlerine ve halklar arası düşmanlıkları arttıran adımlara dış politikada ABD, AB ve İsrail'le yakınlaşma eşlik ediyor.

Sosyalistler bu tabloya yanıt üretmek için, AKP'nin hamlelerinin cumhuriyetçi toplumsal tabanı etkisiz kılmasının önüne geçmeye odaklanmalı. Bunun için, AKP'nin milliyetçilikle güçlendirilmiş İslamcılığının emperyalizmle olan göbek bağını ısrarla deşifre etmek, siyasal iktidarın karşısına gericilik karşıtlığını anti-emperyalizmle güçlendirerek çıkmak gerekiyor.

* Bu konuda başka bir yazı için: http://www.birgun.net/haber-detay/kurdun-disine-kan-degdi-turk-islam-sentezci-lumpenlik-95741.html