Yeni bir ayarlama enstitüsüne doğru



28-05-2019 00:23


Metin Çulhaoğlu

Günümüz Türkiye’sinde siyasi tartışmalarda görülen seviyesizlik, özellikle tarihsel olgulara yapılan referanslardaki cehalet pek çok kesimi üzüyor, üzmenin ötesinde sinirlendiriyor. Bu arada siyasal partilerin itibarı ve inandırıcılığı yerlerde sürünüyor.

Aslında sorun AKP’nin dinciliği, MHP’nin milliyetçiliği, CHP’nin sosyal demokrasiyi, sosyalistlerin Marksizm’i, laik cumhuriyetçi kesimin ise Kemalizm’i doğru dürüst bilmemesinden ve “yapamamasından” kaynaklanıyor. Kürt siyaseti desen o da feodalizmin kötülüklerinden ve emperyalizmin sinsi planlarından büyük ölçüde bihaber görünüyor.

Peki, bir çare, bir çıkış yolu hiç mi yok?

Önerimiz,  siyasal partilere ve akımlara kendi alanlarındaki önemli konularda tarihsel bilgiler verip danışmanlık yapacak bağımsız bir enstitünün kurulmasıdır: Bir tür “siyasal çıkışları ve tarihsel referansları ayarlama enstitüsü…”   

Eskiden saatleri ayarlama enstitüsünün Hayri İrdal, Halit Ayarcı gibi öncüleri, kurucuları olmuştu. Yeni enstitünün kurucuları ve yöneticileri ise medyada öne çıkmış, her siyasete üstten bakmasını bilen kişilerden oluşmalıdır.

Kuşkusuz tamamen bağımsız kişilerden söz ediyoruz.  Öyle ki örneğin icabında AKP’ye “Seni anlıyorum, ama…”  diyebilecek, MHP’nin milliyetçiliğini tarihsel temellerine oturtan girdilerde bulunabilecek, sosyalistlere yerine göre “Bak bu olmadı işte” ayarı verip yerine göre “Aferin” deyip cesaretlendirecek bilgelikte, babacanlıkta ve ayarcılıkta kişiler…

***

Enstitü kurulduktan sonra siyasal partilere ve akımlara yönelik olarak yayınlanacak uyarıcı ve yönlendirici notların dili ve üslubu çok önemlidir.

İnsanların eksiklikleri ve yanlışları öyle dank diye kafaya vurulmaz, alay konusu yapılmaz, mahkeme tebligatı gibi iletilmez. Böyle yaparsanız karşınızdakini çok ötelere itmiş, sizi bir daha dinlemeyecek kadar kendinizden uzaklaştırmış olursunuz.

Sıcak ve davetkâr bir dil ne güne duruyor:

“Yeni Osmanlıcı kardeşim, hemen kızma, istersen gel seninle kısa bir tarih yolculuğuna çıkalım...

Evet, Sultan Abdülhamid Han kendi azılı muhaliflerinin çoğundan daha aydın bir insandı; öyleydi ama…”  

Ya da

“Botan’da, İstanbul’un varoşlarında yoksullukla boğuşan Kürt vatandaşım, 1918 yılında kurulan Kürt Teali Cemiyeti’nin İngilizlerle olan ilişkisini belki de hiç duymamışsındır…”

Veya

“Güçlü bir öğretinin verdiği özgüvenle sınıf diye ısrar eden Marksist dostum, ayaklarını bastığı bağımsız devlet ortadan kalktığında o sınıftan geriye ne kalır hiç düşündün mü?”

***

Ancak, ne kadar gerekli olursa olsun yumuşak ve sıcak yaklaşımın bir zaaf gibi algılanmaması gerekir. Dolayısıyla, iticilik taşımadan belirli bir otorite ihsas eden birtakım sözcüklere başvurmak en iyisidir. Bunlardan en etkilisi ise “Bakınız” ara bağlacıdır. Bu sözle hem okurunuza değer verdiğinizi göstermiş hem de onu teyakkuz durumuna getirmiş olursunuz:

“Dış odaklara ve güçlere karşı mücadelenin yolları konusunda her kafadan bir ses çıkar oldu, at izi it izine karıştı… İşin içinden nasıl çıkılacak?

Bakınız…

“’Çöl aslanı’ lakabıyla anılan Libyalı önder Ömer Muhtar’la bizim Enver Paşa arasındaki ilişkiler son derece ilginçtir…”

Ya da

“İnanmış ve samimi CHP’li yurttaş Ecevit’in ‘sosyal demokrasi’ kavramına neden hep uzak durduğunu hiç merak etmiş midir?

Bakınız…

Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin 1959 yılında kabul ettiği ‘Bad Godesberg Programı’ der ki…”

Veya

“Halk Adalet ve Kalkınma Partisi’nin, adındaki ‘adalet’ sözcüğünün karşılığını vermesini bekliyor. Adalet, İslam dininin temelleri arasında yer almaz mı?

Bakınız…

Hazreti Muhammed Huneyn savaşı sırasında canını yaktığı bir sahabeyle daha sonra…”

Nasıl, çok daha etkili olmaz mı?

***

Enstitünün çalışmaları sadece siyasal partilerin kendi alanlarında daha doğru düzgün çıkışlar yapmalarına katkıda bulunmakla kalmayacaktır.

Bu sayede dinci dinciliğini, milliyetçi milliyetçiliğini, sosyalist sosyalistliğini… vb. daha iyi, sağlam tarihsel temellere dayanarak yaptığında birtakım suni ayrımlar ortadan kalkacak, Türkiye’de emperyalizm karşıtı, bağımsızlıktan yana güçlü bir cephe oluşmuş olacaktır.

Bizden önermesi…