Vodafone Arena deyince aklımıza ne gelecek?



11-04-2016 09:05


Emre Gürcanlı

Vodafone Arena devlet erkanının tam katılımı, Beşiktaş seyircisinin ise sıfır katılımıyla açıldı. Aklımızda bu açılışta Fikret Orman’ın 5 saniyede bir cumhurbaşkanına teşekkürü mü kalacak, Yıldırım Demirören’in hala kendisini Beşiktaş başkanı sanması mı, seyircisiz açılışla dünya tarihine geçmek mi? Umarım eski İnönü stadı, yeni Vodafone Arena Beşiktaş’ın başarılarına, nice centilmence müsabakalara sahne olur ve öyle anımsarız.

Ama biz başka şeyler de anımsayalım. Örneğin açılıştan iki gün önce çekilen ve aslında inşaat sırasındaki rezilliği tam olarak yansıtamayan aşağıdaki fotoğrafın ardındaki gerçekleri de anımsayalım. Dış cephe taş panel kaplaması için kesilen taşlardan yayılan tozun çalışma ortamını ve çevreyi neredeyse kar yağmış gibi bembeyaz yaptığını, o işçilerin hiçbir önlem alınmadan çalıştıklarını ve kimbilir ne kadar süreyle o toza maruz kaldıklarını ve muhtemelen silikozis olacaklarını bilelim, anımsayalım. Daha önce dünyada tarihçesini anlattığım bir yazımda ve Türkiye’deki tarihçesini anlattığım bir yazımda uzun uzadıya söz etmiş, bir başka yazımda ise ABD’de bu hastalığın meslek hastalığı sayılabilmesinin ne kadar zor olduğundan söz etmiştim. O yüzden ayrıntısına girmeyeceğim, ama bu inşaatta çalışan işçilerin önümüzdeki yıllarda sağlık durumlarının takipçisi olmamız gerektiğini söylemek zorundayım, silikozisin inşaat işçileri için saptanamayan bir meslek hastalığı olduğunun da altını çizmeliyim.

Hız diyoruz, kısa sürede yetiştirilmeye çalışılan şantiyelerin ölüm saçtığını söylüyoruz. Ölüm kimi zaman meslek hastalıklarıyla geliyor ve kimsenin ruhu duymuyor, kimi zaman ise bir iskelenin tepesinden düşerek gündemimize giriyor. Daha doğrusu mücadelelerimiz sonucunda artık girmek zorunda kalıyor! Evet, Vodafone Arena deyince  8 Eylül 2014’te uykudan kaldırılarak beton dökümü için işbaşı yaptırılan, üçüncü kattan düşerek beli kırılan Ali Babuca’yı da anımsayalım.  Bu kaza ardından yazılan bilirkişi raporunda “Yaya yolu yerine iskelelerin arasından geçip şaft boşluğuna düştüğü ve düşmeyi engelleyici önlemin alınmadığının görüldüğü”  ifadesi yer almasına karşın önlem alınmadığı, 19 Mart 2016’ya yetiştirilmesi için çalışma süreci hızlandırılan şantiyede çalışan ve iskeleden düşerek yaşamını yitiren 50 yaşındaki boyacı ustası Şahin Aydın’ı da anımsayalım. Vince bağlı çatı iskeletinin montajı sırasında çöken iskelede yaralanan işçileri de, iddiaya göre merdivenden düşen işçiyi de ve saptayamadığımız pek çok olayda yaralanan işçileri de anımsayalım. Tüm bu olayların ardından yetkililerin en fazla üzerinde durduğu konunun stadın zamanında yetişip yetişmeyeceği olduğunu ve Beşiktaş yöneticilerinin “kemer takmaması nedeniyle” yaşamını yitiren Şahin Aydın’ı da bir çırpıda suçlayıverdiklerini de unutmayalım.

Yalnızca Vodafone Arena değil daha yüzlerce parıltılı projenin işçilerin yaşamları üzerinde yükseldiğini unutmayalım, hiç ama hiç unutmayalım…