Syriza’nın sağlık vaatleri



29-01-2015 06:33


Yunanistan’da seçimleri kazanan Syriza’nın sağlık programı, mevcut ekonomik düzende sermayenin sağlık planları ile örtüşmeyen pek çok kamucu “reform” vaat ediyor. Syriza, bu vaatlerini yerine getirebilirse, Avrupa’da neoliberal sağlık politikalarından vazgeçen ilk ülke olacak.

İLK GÖRME ENGELLİ SAĞLIK BAKANI

Syriza’nın sağlık paradigması dünya medyasında şimdilik görme engelli bir Sağlık Bakanı seçilmesiyle gündeme oturdu. Medyada yer alan haberlere göre, 63 yaşındaki görme engelli Sağlık Bakanı Panagiotis Korumblis gözlerini on yaşında iken İkinci Büyük Paylaşım Savaşı’ndan kalan bir bombanın patlaması sonucunda kaybetmiş.

Korumblis’in ailesinin Türkiye’den Yunanistan’a göçmüş olması ve AKP’li Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun ailesinin Yunanistan’ın Gümülcine kentinden Türkiye’ye göçmüş olması ister istemez bir ironi sergiliyor... Görme engelli ve Sağlık Bakanı demişken; dönemin AKP’li Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın 2011 yılında Batman’a yaptığı bir ziyarette görme engelli taşeron işçinin, taşeron işçilerin düşük ücretlerle ve güvencesiz çalıştırıldığına dair yakınmasına “Gözlerin görmediği halde sana iş vermişiz. Daha ne yapalım. Müteahhit şirketlerin yanında çalışmaya devam edeceksin” şeklindeki yanıtını anmadan geçmeyelim.

PARTİ ve HÜKÜMET PROGRAMINDA SAĞLIK

Korumblis’e sağlık bakanlığı görevinde başarılar dileyip devam edelim... Syriza’nın 2014 yılında yayınladığı 40 maddelik hükümet programının beş maddesi(1), yani programın yüzde 12.5’i direk sağlıkla ilgili veya sağlığı da kapsayan vaatler içeriyor. Bu maddeler şu şekilde:

Madde 14: İşsizlere, evsizlere ve düşük gelirli yurttaşlara ücretsiz sağlık güvencesi sağlanması

Madde 26: Eğitim ve sağlık hakkının ve doğanın korunması ve din ve devlet işlerinin birbirlerinden ayrılmasına ilişkin yapısal reformlar

Madde 34: Toplum sağlığına ayrılan bütçenin arttırılarak Avrupa’daki ortalama seviyeye yükseltilmesi (Avrupa ortalaması %6, Yunanistan ortalaması %3)

Madde 35: Kamu sağlık hizmetlerine başvuran yurttaşlardan cepten ödeme alınmasına son verilmesi

Madde 36: Özel hastanelerin kamulaştırılması. Özel sektörün kamu sağlık hizmetlerinden tasfiyesi.

Syriza’nın parti programındaki sağlık politikaları(2) sağlığın toplumsal bir değer ve sosyal bir hak oluşunu önceliyor.  Syriza, sağlık hizmetlerinin kamu tarafından finanse edileceğini güvence altına alırken, yapılması gereken en acil işleri şöyle sıralıyor;

·      Hastaneleri desteklemek, iyileştirmek

·      Sosyal Güvenlik Enstitüsü’nün (IKA) altyapısını geliştirmek

·      Birinci basamak sağlık hizmetlerini temel alan entegre bir sistem geliştirmek

·      Sağlık emekçilerinin işten çıkarılmasına bir son vermek, sağlık emekçilerinin tıbbi bakım ve ihtiyaçlarını sağlamak

·      Ülkedeki her yurttaşın sağlık hizmetlerine eşit ve ücretsiz olarak erişebilmesi

·      Düşük gelirli yurttaşlar, işsizler, öğrenciler ve kronik hastalığı olanların tıbbi değerlendirme ve tedavi masraflarının kamu tarafından ücretsiz karşılanması

EKONOMİK KRİZ ve SAĞLIK

Yunanistan 2010 yılında bin kişiye düşen doktor sayısı bakımından Avrupa birincisi idi: 6.1(3). 2008 ekonomik krizinin başlamasıyla birlikte işsiz kalan, ücretlerini alamayan doktorlar başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın çeşitli ülkelerine göç ederken, ülkede doktor sayısı belirgin derecede düşmeye başladı.

Hekim dışı sağlık personellerinin çok büyük bir kısmı uzun süre ücretlerini alamazken, ülkede sağlıkçıların geniş çaplı grev ve eylemleri dünya basınında yerini buldu. Sosyal Güvenlik Enstitüsü IKA’dan ödemelerini alamayan eczacılar ise, IKA üzerinden başvuran hastalara ilaç vermeme eylemleri ile gündeme gelmişlerdi.

Ülkedeki temel sağlık göstergelerini ciddi derecede sarsan bu durum, Yunanistan’ın kendi bölgesinde en yüksek sigara ve alkol tüketimi ve depresyon oranları ile halk sağlığı üzerindeki olumsuz sonuçlarını gösterdi.

KRİZ FIRSATÇILARI

Yunanistan’da hem sağlık emekçileri hem de toplum sağlığını yerle bir eden bu derin krizi fırsatçılıkla değerlendirenlerin en ön sıralarında ise AKP iktidarı vardı. Kasım 2013’te Selanik Tabip Odası ile resmi bir görüşme yapan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu Yunanistanlı doktorları Türkiye’ye davet ediyordu. Müezzinoğlu bu görüşmenin ardından; "2014 yılında çıkacak sağlıkta serbest bölgelerle zaten yabancı uyruklu hekim şartını ağırlıklı olarak koyuyoruz, Türkçe bilme şartı da olmuyor. Bu uygulama sağlıkta serbest bölge uygulamasına başladığımız zaman olacak. Şimdi gelirlerse özel hastanelere gelecekler” diyordu.

Müezzinoğlu’nun bu çağrısı Yunanistanlı hekimler tarafından bir karşılık bulmayınca, Temmuz 2014’te yeni bir Yunanistan “seferi” tertiplendi. Bakan bu kez Yunan doktorlara ihtiyacımız olduğundan dem vuruyordu; “Yunanistan’da doktorlar uzmanlık eğitimi için uzun yıllar bekliyorlar. Biz bu doktorlara uzmanlık eğitimini Türkiye’deki üniversitelerde yaptırırsak hem asistan ihtiyacımızı karşılarız hem de gelecekte uzman doktor ihtiyacımıza çare olur. Bizim de 10 bin pratisyen hekim, 20 bin uzman hekime ihtiyacımız var. Üniversitede hocalar asistan bulamıyor. Özel sektöre doktor olmadığı için ‘Durun, büyümeyin’ diyoruz. Türkçe’yi de asistanlık eğitimleri sırasında öğrenebilirler. Uzman olunca özelden gelecek iş imkanlarıyla en az yarısı Türkiye’de kalmak isteyecektir. Yunanistan’da zaten iş potansiyeli yok”.

Yunanistanlı meslektaşlarımız kendilerine sunulan bu teklifi reddederken, Türkiye’de sağlık sektöründeki çalışma saatlerinin uzunluğu karşısında şaşkın olduklarını  belirtmeden etmemişlerdi. Ekonomik krize, işsizliğe, yoksulluğa rağmen Türkiye’de ucuz emek gücü olma, güvencesiz, esnek ve örgütsüz çalışmak istememişlerdi.

Syriza’nın dış borçları ödeyip ödememesi kadar, uluslararası sermaye için en güncel kâr kapılarından olan sağlıkta kamu-özel ortaklığına son verme, herkese eşit, ulaşılabilir ve ücretsiz sağlık hizmeti sunma vaatleriyle de ekonomi gündeminde yerini koruyacağını öngörmek mümkün. Syriza’ya ve Sağlık Bakanı Panagiotis Korumblis’a başarılar dilerken, Metin Çulhaoğlu’nun bu haftaki yazısından atıfla bitirelim. Syriza’nın vaat ettiği sağlık reformları emekçiler açısından olumludur; bu bağlamda, “...yaşanan sevinç boşa çıkarılmamalıdır…“(4)

Kaynaklar:

1.     Greece: SYRIZA's 40-point program, International Journal of Socialist Renewal 

2.     The exit from the crisis is on the left

3.     Health at a Glance: Europe 2012 – OECD iLibrary

4.     “Bu sevinç boşa çıkarılmamalıdır”