Seçim mutabakatı



06-03-2015 07:30


Hükümet ve HDP tarafından yapılan ortak açıklama, özellikle AKP cephesi tarafından Kürt sorununun çözümünde kritik bir aşama olarak pazarlanıyor.

Taraflardan gelen açıklamalara ve ortaya konulan maddelere baktığımızda ise anlaşmanın sorunları ve olası çatışmaları seçimlerin sonrasına ertelemenin ötesinde bir anlam taşıyamayacağı anlaşılıyor.

KCK'nin silah bırakmanın ön koşulu olarak yorumladığı ve tarafların farklı anlamlar yüklemesine izin veren bir soyutlukta kaleme alınan 10 madde bir yol haritasından çok bir niyet beyanı izlenimi veriyor.

Süreci yürüten iki aktörün arasındaki güven ilişkisinin zayıflığı da göz önünde bulundurulduğunda bu kadar soyut bir zeminden hareketle kalıcı bir uzlaşma çıkarılması zor görünüyor.

Daha da ötesi otoriter ve dinci eğilimleri herkes tarafından açıkça görülen bir iktidarın ülkenin köklü bir sorununun çözümüne doğru yol alacak 'demokratikleşme' hamleleri yapması olanaklı değil. 

Bunları çıkarınca elde çatışmasızlık kalıyor.

2013 Newroz'unda ilan edilen çatışmasızlığın seçimlere kadar sürdürülmesi, AKP açısından seçimlere 'çözüm' süreci başarısızlığıyla girmeme anlamını taşıyor.

Seçim stratejisinin merkezine yüzde 10 barajını geçmeyi yerleştiren HDP'nin ise özellikle batılı seçmenlere seslenmek için çatışmasız bir süreci önemsediği anlaşılıyor.

İşlerin şimdilik HDP'nin umduğu gibi gittiği söylenemez. HDP'nin baraj hedefi için seslenmeyi hedeflediği AKP karşıtı kesimler, basın toplantısında oluşan görüntüden ve anayasa-başkanlık gibi gündemlerde Kürt Siyasi Hareketi'nin süreç merkezli olası tavır değişikliklerinden ciddi bir endişe duyuyor.

Kürt Siyasi Hareketi'nin kendi toplumsal tabanını ikna etmekte güçlük çekmediği pragmatik hamlelerin AKP karşıtı-sol eğilimleri kuvvetli bir toplumsallıkta farklı etkiler yarattığı açık. 

Öte yandan, HDP'ye yönelen tepkinin "İç güvenlik yasası" gibi gündemlerle iktidarla yaşanan karşı karşıya gelişler ve seçime kadarki süreçte yaşanacak gelgitlerin yaratacağı tartışmalarla zaman zaman hafiflemesi olası.

Kürt Siyasi Hareketi'nin seçim sürecini AKP mutabakatıyla başlatması, AKP karşıtı toplumsallığın beklentilerine seslenmeyi geriye iten ve bu kesimlere seslenirken barajın altında kalma durumunda AKP'nin güçlenmesi söylemine dayanan bir anlayışa işaret ediyor.

Bu eksende ısrar edilmesi durumunda HDP'nin seçim sürecinde Türkiyeli bir görüntü çizmekte zorlanacağı açık.

Bitirirken, kadrolu Birleşik Haziran Hareketi eleştirmenlerine bir öneri yapalım. 

Birleşik Haziran Hareketi'ni eleştirmeye harcadığınız enerjinin bir kısmını HDP'nin seçim kampanyasını AKP mutabakatıyla başlatmasına ayırmaya ne dersiniz?