Polonya



08-12-2014 07:32


Yavuz Alogan

9 Eylül 2014 günü on sekiz Amerikan helikopteri Polonya semalarında yolunu kaybederek tarlaya iniş yaptı. Der Spiegel’in haberinde buraya kadar her şey normal. ABD’nin Polonya ve bütün Baltık bölgesinde sürekli askeri tatbikat halinde olduğunu; Bavyera’daki eğitim alanına (Grafenwoehr Training Area) yeni Abrahams tankları, müşterek birlik harekâtları için gerekli askeri ekipman naklettiğini; bu arada Estonya’nın muhtemelen ABD’nin baskısıyla Rusya’yla mevcut sınır güvenliği (geçici sınır kontrol hattı) anlaşmasını ertelediğini, bunun üzerine Rusya’nın “birkaç” Polonyalı diplomatı sınırdışı ettiğini (ruvr.ru 23.11.2014) ve daha pek çok şeyi, özetle bölgenin gergin olduğunu, biliyoruz.

Dolayısıyla,  helikopterlerin kuzey Polonya’daki Miroslavyeç askeri üssünü bulamayınca muhtemelen yakıttan tasarruf amacıyla tarlaya inmesinde bir tuhaflık yok. Şaşırtıcı olan Polonyalı köylülerin tepkisiyle ilgili iddialar. 

Köylüler  ilk anda büyük bir korkuya kapılıyorlar. Tarlaya inen askerleri gördükleri anda talihsiz Polonya’nın bütün yakın tarihi; Polonya/Pilsudski-Sovyetler Birliği/Tuhaçevski savaşı; 1939 Saldırmazlık Paktı’yla Almanların ve Sovyetler’in ülkeyi paylaşmaları; adından Nazi işgali; Varşova ayaklanması; ardından Kızıl Ordu’nun üzerlerinden geçerek Berlin’e doğru ilerlemesi gözlerinin önünden bir film şeridi gibi geçmiş olmalı. Evveliyatı daha da karışık, iki yüz yıl Roma-Cermen istilasına karşı savaş, İsveçliler, I. Petro; daha bir sürü şey…

Der Spiegel’in Gazeta Wyborcza’dan yaptığı alıntıya göre köylüler tarlaya inenleri Rus askeri zannedip büyük bir korkuya kapılıyorlar. Fakat sonra bir de bakıyorlar ki Amerikan Conileri! Çok seviniyorlar. Hemen koşup kurtarıcılarına sarılıyorlar. Frankfurter Allgemeine Zeitung muhabiri derhal civar kasabanın Belediye Başkanı Halina Kovalskova’yla röportaj yapıyor. Başkan, gazeteciye, “Korkudan hâlâ dizlerim titriyor,” diyor. Gergin uluslararası durum nedeniyle çok korktuklarını, fakat  Coniler’i görünce rahatladıklarını anlatıyor. Köylüler koşup Coniler’le fotoğraf çektirmişler, bölgenin İngilizce turizm rehberini hediye etmişler.    

Tipik bir soğuk savaş palavrası. Olayın baştan sona senaryo olma ihtimali de var. II. Dünya Savaşı konulu geri zekâlı Amerikan filmlerinin son sahnesi gibi… Yurtseverlik ve bağımsızlık  bilinci genlerine işlemiş orta kuşak Polonyalıların bu türden numaraları yutma ihtimali yok. İçlerinde Dombrovskiy Mazurkası’nı (“Polonya Daha Ölmedi” marşı) söyleyenler, 1939’da Nazilerin çelik panzerlerine karşı mızraklı süvari alaylarıyla hücuma kalkan dedelerini hatırlayanlar vardır herhalde. Var ki böyle uyduruk haberlerle kamuoyu oluşturmaya çalışıyorlar. Medya dünyanın her yerinde aynı işi görüyor.

Yıldırım Savaşı

ABD, AB ülkelerinin zarar görmesine rağmen uygulanan ekonomik yaptırımların yanı sıra, Baltık bölgesinde Almanya’yı da içine alan geniş bir Rusya karşıtı askeri (askeri!) cephe kurmaya çalışıyor. Bunu saklamıyorlar. Military.com News’un haberine (01.12.2014) göre, ABD’nin Avrupa Ordusu Komutanı Korgeneral Frederick Hodges, Litvanya’nın Vilnius kentinde verdiği brifingde şöyle diyor: “Daha iyi korunabilecek bir tesisin içine bütünüyle yerleştirmek istediğimiz, dolayısıyla rotasyona tabi birliklerin gelip alabileceği ve eğitim amaçları ya da beklenmedik bir durumun gerektirdiği amaçlar için kullanabileceği ekipmanı önceden nasıl konumlandırabileceğimize dair harekât tarzlarını gözden geçiriyoruz.” Bu bir savaş hazırlığıdır.

General aslında Başkan’ından aldığı talimatı yerine getiriyor. Mayıs 2014’te ABD Senatosu’na sunulan Rus Saldırganlığını Önleme Yasası, ABD Başkanı’na, “Polonya, Estonya, Litvanya ve Letonya ile diğer NATO üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerine artan ABD ve NATO desteği için hazırlanan bir planın uygulanması” için yetki veriyor (akt. Chossudovsky, Global Research, 5.12.2014).

Bu arada  Avrupa’nın NATO Komutanı General Breedlove, Pentagon ve İngiltere Savunma Bakanlığı’yla yaptığı danışma toplantılarından sonra, “Rusya’ya karşı binlerce askeri birliğin hızla mevzilendirilmesini desteklemek için Polonya’daki bir üste yeterli miktarda silah, mühimmat ve diğer ikmal malzemelerinin depolanması” için çağrı yapıyor (agy).

Peki bunu niye yapıyorlar? Yine Breedlove konuşuyor: “Binlerce NATO birliğinin ani saldırısını (influx/istila)” mümkün kılacak şekilde karargâh mıntıkalarında gerekli lojistik imkânları yaratmak için (22.08.2014 tarihli Times’tan akt. Chossudovsky, agy.)

Soğuk Savaş döneminde iki süper gücün, değil birbirinin sınırlarında, etki alanlarının kıyısında bile bu türden yığınak ve tatbikat yapmaları düşünülemezdi. İki ihtimal var. Ya gerçekten Rusya’ya karşı II. Dünya Savaşı sırasında Wehrmacht’ın uyguladığı blitzkrieg (yıldırım savaşı) tarzı bir harekât planlıyorlar; ya da Batı, ekonomik yaptırımlar ve askeri baskıyla Rusya’nın içinde ya da güneyinde (Gürcistan, Grozni, vs) bir kargaşa çıkarmaya çalışıyor.

Karşı taraf da boş durmuyor. Onlar da herhalde “Stalingrad”a (!!!) hazırlanıyorlar. Interfax’ın haberine (03.12.2014) göre, Rusya’nın Brüksel’deki temsilcisi Aleksander Gruşko, “Rusya, kendi sınırlarına  yakın bölgelerde süren NATO harekâtını analiz ederek karşı önlemler alıyor, daha fazlasını da yapacak,” diye demeç veriyor. 

Coniler, Rusların tarladaki Polonyalı köylüler gibi davranacaklarını hayal edecek kadar aptal olabilirler mi? Neden olmasınlar? Irak halkının kendilerini çiçeklerle karşılayıp, demokrasi getirdikleri için teşekkür edeceklerini sanacak kadar aptaldılar, mesela.

Ostpolitik

Batının Rusya’yı çevreleme siyasetinde Almanya’nın tutumu önemliydi. AB’nin patronu pozunda olduğu için Merkel ekonomik kayıplardan kaygılanıyordu. Fakat The Guardian’da, “Merkel Ostpolitik’e (Doğu Politikası) neden elveda diyor?” başlıklı editoryal bir makale yayımlandı (26.11.2014). “Özetle,” deniyor makalede, “Almanya on yıllardır diplomasisine yön veren siyaseti, Ostpolitik’i tasfiye ediyor. Bunun Avrupa’daki güç oyunlarını değiştirebilecek muazzam yankıları olacak. (…) Avrupa, ekonomik olarak kırılgan ve askeri milliyetçilikle dolup taşan büyük doğu komşusuna yönelik stratejik yaklaşımını yeniden tanımlamak durumunda. Bu asla basit bir görev değil. Putin’in doğu Avrupa’yı batı ile Rusya arasında bölme niyetine bir çözüm bulmayı gerektiriyor. Merkel (…) Putin’in stratejisinin ‘etkili olmayacağı’ kehanetinde bulundu ve uyardı: ‘yol, uzun, zahmetli ve engellerle dolu olabilir.’”

Nihayet düşmanlarını bulabildikleri ve tarif edebildikleri için sanki seviniyorlar. Ekonomik krizi azdırarak, siyasi sorunlar yaratıp askeri hareketliliği artırarak kendi kapitalistleri için orta vadede yeni bir sermaye birikim modeli bulabilecekler mi acaba? Yoksa Rosa Luxemburg’un tanımladığı, yegâne alternatifi sosyalizm olan barbarlığa doğru geniş bir adım mı atacaklar?

yalogan@gmail.com