Ortadoğu’nun yeni hasta adamı



19-02-2016 08:40


Türkiye iki gündür Ankara’daki saldırıyı kimin gerçekleştirdiğini tartışıyor. AKP, oldukça geniş olan “olağan şüpheli” havuzunun dışına çıkarak olağan olmayan bir adrese yöneldi. Hükümetin saldırıyı PYD’nin üstüne yıkma çabasının en küçük bir inandırıcılık zerresini bile taşımadığını belirtip esas meseleye geçebiliriz.  

“Olağan şüpheli” havuzunun genişliği ortaya tek bir gerçeği çıkarıyor. AKP’nin son yıllarda hem iç hem de dış politika alanında attığı adımlar Türkiye’yi bir savaş alanı haline getirdi.

AKP’nin hakkını vermek lazım… Osmanlı’ya dönüş konusunda cidden başarılı oldular. Ama ufak bir farkla… Osmanlı’nın şanlı günlerini değil, içten içe çürüyerek alay konusu haline geldiği zamanları geri getirdiler. 

***

Kayıplar karşısında hedeflerin daraltılarak güncellenmesi…

İlkinde, büyük toprak kayıpları karşısında hedefin Osmanlı’nın tümünü bir arada tutmaktan önce Müslümanları, sonra da Türkleri bir arada tutmaya daralması vardı. İkincisinde, Şam’da namaz kılma, Kahire’ye rejim ihraç etme hedefiyle başlayan ve IŞİD’in ve El Nusra’nın kontrolündeki coğrafyaya daralan bir strateji...

Halklar arası düşmanlıkların yükseltilmesi…

İlkinin Hamidiye alayları varsa, ikincisinin ‘aşk bodrumda yaşanıyor’ yazılamaları var.

İslamcıların kontrolden çıkması kaygısı… Dost bildikleri ve güvendikleri dinci unsurların silahlarını Türkiye’ye döndürmesi riski…

İlkinde, açık bir ihanet vardı. İkincisinde, Reyhanlı’daki katliam, Musul Konsolosluğu’ndaki rehine krizi, IŞİD dergilerinde yer alan Türkiye’ye tehdit mesajları…

***

AKP’nin stratejik ‘derinliğinin’ ürünü, aynı anda hem Rusya hem ABD ile kriz yaşamayı başaran, Suudi Arabistan ve Katar dışında güvenilir müttefik bulamayan bir ülke oldu.

Bölgeye çatışma ihraç etme hedefiyle yola çıkan iktidar, birkaç yıllık sürede ithalatçı konumuna geldi.  Cihatçı çetelerin hamisi rolünü üstlenen Türkiye, ardı arkası gelmeyen katliamların ve patlamaların hedefi haline geldi.

Kürtleri bölgesel açılımlarda elini güçlendirmek için kullanma hedefiyle başlayan süreçte gelinen nokta, içeride ‘çözüm sürecinde’ iplerin atılması, dışarıda ise PYD’ye yönelik top atışları oldu.

Yeni Osmanlıcılık macerası, Türkiye’nin Ortadoğu’nun yeni hasta adamı haline gelmesiyle sonlandı.

Eskisi, yıkılmaya mahkûmdu ve yıkıldı. Yenisi için de durum farklı değil. Ve mesele Osmanlı’yı yıkıp yeni bir cumhuriyet kurmaksa yabana atılmayacak bir tecrübeye sahibiz.

İlk işimiz gericiliğe karşı laiklik kavgasında bir adım öne geçmek.