Naciye'nin gizli cesetleri!



21-02-2016 08:33


!f İstanbul'un yerli filmlerini öncesinde izleme imkanı buldum... Farklı bulduğum üç tanesinden bahsetmek istedim. Naciye ile başlamak gerekirse değişik bir kadın-gerilim ve festivalin bir hayli ilgi çekecek filmlerinden biri olduğunu söylemek mümkün. Başrolde Derya Alabora'nın olması filmi ilgi çekici hale getiren unsurlardan biri. Çünkü Alabora Naciye'nin sahiplenme duygularına fazlasıyla sahip çıkmış, karakteri baştan sona ilgi çekici hale getirmiş. Evini bir anlamda kendine ait odasını kanııyla canıyla sahiplenen Naciye'nin evine gelen her davetsiz misafir için kötücül planları var. Ama evine son olarak kocasıyla gelen ve hamile olan Bengi'nin de sahiplenmek zorunda olduğu bir bebeği vardır. İki kadının sahiplenme duygularıyla bir evin içinde gerilimli olarak başbaşa kaldığımız filmde Naciye'nin geçmişine uzanmak filmin çözümü içinde önermeler sunuyor. Yoğun şiddet içeren filmde Naciye'nin hayatta kalma çabası, insana olan nefreti, kadınlara olan şiddeti filmin gerilim unsurlarını iyi bir noktaya taşıyor. Bengi'nin sırları ve bebeğini hayatta tutma mücadelesi ikili arasında garip bir mücadele yaşatıyor bizlere. Lütfü Emre Çiçek imzası taşıyan film Screamfest'te gösterildikten sonra !f'te. Özellikle Derya Alabora'nın performansı görülmeye değer.

Festivalin bir diğer ilginç fimi Pınar Sinan imzalı Ceset. Ceset'i izlediğimde Güney Kore filmi Mu-ge / Yük filmine benzettiğimi söyleyebilirim. Oradaki Jung ile Ceset'teki İhsan arasında bir bağ kurabiliriz. İkisinin de yaşayan insanlardan çok ölülere yakın olması bu bağı kuran. İkisinde yaratılan fantastik algı bu benzerliği tetikliyor diyebiliriz ama Ceset'te yaratılmaya çalışılan romantizmin dozunun zaman zaman kaçtığını söylemek mümkün. Yük de daha çok içine sığındığımız bedenlerdeki ruh-kalıp sorgusu ön plandaydı. Burada ise cesetlerden duygusal karşılık bekleyen bir adamın iç dünyası. Tabii film enterasan başlangıcını sonlara doğru koruyamıyor, tekrarlı anlatımla bir adamın sorunlu iç dünyasında gidip geliyoruz ama yine de festivalin yerli kanadında ilgiye değer filmlerden biri olduğunu söyleyebiliriz. Bu filmde de cinsellik dozajı yüksek o yüzden 18+ skalasında bir film!

Festivalin bir diğer ilginç filmi de ilk uzun metrajı Kurte Film / Kısa filmle dikkatimizi çeken Ali Kemal Çınar'ın Hidden/ Gizli filmi. Karakterleri konuşurken görmediğimiz yani konuşmaların karşısındaki karakterin üzerine düştüğü (ağız oynatma görmüyoruz) filmde ilginç bir beden / kimlik sorgulaması yaşanıyor. Filminde de rol alan yönetmen masalsı, fanastik bir yandan da o kadar gerçekçi bir algıyla sunuyor fikrini. Cinsiyet değişiminin, aslında bedenin değil hislerin ön planda olduğunu anlatmaya çalışıyor bize. Bir yandan da kadının konumunu, aile düzeninde, geleneklerde ve yaşamın her anında ondan beklenen değişim ve bir yandan da değişmeme durumuna odaklı. Ben filmi gayet farklı buldum ve ilgiyle izledim. Ali Kemal Çınar ilk filminde çok kişisel bir sorunla karşımıza çıkmıştı, kabızlık bir yandan da üretim sıkıntısı gibi yansımıştı perdeden ama bu filmle o kabız durumunu aştığını gösteriyor. Saklı bedenler, hisler ve karşı cinsler arasındaki farklılığı yok edercesine bir kayma anlatıyor. İzlemenizi tavsiye ederim...