Minyatür kahraman!



19-07-2015 09:27


Haftanın gözdesi ve sevileni Ant-Man olunca bir iki kelam laf etmek bize de düşer elbet! Marvel’in kıyıda köşede tuttuğu Ant –Man büyümüş de küçülmüş bir şekilde, karizmadan uzak ve elbette komik bir biçimde karşımıza çıktı. Çünkü küçülen, karıncalarla arkadaşlık hatta onlara önderlik eden bir kahraman karşımızdaki. Hal böyle olunca maketler ve oyuncaklar dünyasında geçen aksiyona tav oluyoruz. Filmin diğer cazip bir yanı da kahramanımızın tevellüdüne girmeden olaylara dalması. Tabii çizgi romanın  bir kahramanı vardı o da ultronun yaratıcısı Hank Pym. Ama film onu biraz daha bilge modunda arkada tutarak asıl Scott Lang’i salıyor ortamlara, sahalara. Hırsızlıktan hapse atılan ve küçük kızının gözünde bir kahraman olmaya çabalayan Lang’in çabaları hiç de öyle büyük, göz dolduracak çabalar değil! Aksine karizmadan yoksun, tesadüfen gelişen şeyler. Böyle olunca da filmin havasına, babasına tapan küçük kızın sevgisine uyan bir ortam oluşuyor filmde. Yani kendisiyle dalga geçmekten kaçınmayan film, bu sakinliği görsel alanda da koruyor, karıncaya dönüş sahneleri dışında pek bir süs sunmuyor, bu da filmin naifliğini bozmadan ilerletiyor sonuna kadar! Deyim yerindeyse karıncayı incitmeyen, absürd bir o kadar da samimi!

Herkes için Deniz Gezmiş!

Deniz Gezmiş’in filmi çekilecek hayatını da Kenan İmirzalıoğlu canlandıracak haberleri dolanıyor basında. Hatta kilo vermek için kolları sıvadı haberleri de arkasından geldi hemen. İmirzalıoğlu’na burun kıvıranlar, rol için yaşlı bulanlar, cumhurbaşkanının iftar yemeğine gittiği için o rolü hak etmediğini söyleyenler söyleyenler… 1998’de Reis Çelik imzalı Hoşçakal Yarın çekildiğinde de aynı şeyler olmuştu. Berhan Şimşek ve o role uygunluğu tartışılmıştı. Deniz Gezmiş ve arkadaşları söylemleri net, her türlü fraksiyon tarafından sahiplenilmiş insanlar. Genç yaşta ülkenin sorunlarını kavramış, bağımsız kalması yolunda fikirler öne süren bu gençlerin ölümü herkesi derinden yaraladı, o yüzden herkes bu masum ve güzel insanların anılarına sahip çıkmaya çalışıyor. Can Dündar’ın yazacağı senaryo Gezmiş’in kardeşi Hamdi Gezmiş’in sıcak bakmaması nedeniyle şimdilik rafa kalkmış. Neden sıcak bakmadığını bilemiyoruz ama ben bu tarz filmlerin her daim çekilmesini savunan biriyim. Tamam şimdiki kuşak Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının hatıralarına sahip çıkmaya çalışıyor, onları anlıyor ama bu masum insanların fikirlerini her daim diri tutanın yollarından biri olabilirdi bu sinema filmi! Başta da dediğim gibi ülkedeki her duyarlı insanın, örgütün sahiplendiği bu insanların hayatının beyazperdeye bir kez daha yansımasının ancak iyi bir tarafı olacağını düşünüyorum ve kardeşinin neden sıcak bakmadığını da merak ediyorum! Mesele oyuncu ise Deniz Gezmiş’i çok popüler birinin canlandırmasına gerek yok, o ruh mutlaka ki herkesi saracaktır! Bu tarz projeler çöpe gitmesin, hayat bulsun isterim kanımca!

Fırtınanın Ortasında kalmaz olaydım!

Strangerlend / Fırtınanın Ortasında Avusturya çölünde geçen, senaryonun ortamla bu kadar bütünleştiği enden filmlerden. Yani film de ortam kadar kaçıp gitme isteği yaratıyor. Şöyle ki çocukları çölde kaybolan aile için film her dakika gizemli bir sürpriz yaratmaya çalışıyor ama olmuyor, olmadıkça biz de filmden daha çok bunalıyoruz. Sürekli ebeveynlerin konumunu sorgulatan film, çocukları evden kaçıran unsurun anne-baba baskısı olduğunu getirip koymaya çalışıyor başucumuza ama olmuyor. Yani kasıcı senaryo seyircinin gözünde bir türlü istenilen noktaya gelemiyor, sanki olmadı bir de şunu deneyelim durumu yaratıyor. Ve bu gerilim sanki senaristlerin gücünü tüketmiş, senaryo sıkıcı çöl atmosferinde yapayalnız bırakılmış gibi. Nicole Kidman isterik anne rolünde bir hayli iyi, zaten başka şansı da yok, filmde var olmanın başka yolu yok gibi. Keşke Aborijin ruhunu filme daha fazla salsaymış, gerçeküstü atmosferi böylece yukarı kaldırabilseymiş daha iyi olurmuş. Yoksa kum fırtınası bunu sağlamak da bir hayli yetersiz kalmış gibi! Bedenin ruhun peşinden sürüklenişine dair geleneksel doneler lazım sanki filmde, ama kafa karışıklığı dozları birbirine karıştırmış!