Latin Amerika’daki Ortadoğu: Arap göçü



03-04-2020 00:07


Özgür Yılmaz

El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele, Venezuelalı Savcı Tarek William Saab, Kolombiyalı şarkıcı Shakira, Arjantinli Aleviler… Bu ve sayılamayacak birçok örneğin tek bir ortak noktası var: Latin Amerika’ya göçle gelen Araplar olmaları.

Türkler ve Osmanlılar olarak bilinen Latin Amerikalı Araplar, Suriye, Filistin ve Lübnan bölgesinden göçmüştür; Türkler ve Osmanlılar olarak anılmalarının sebebi de bu göçün, söz konusu bölgeler Osmanlı denetimindeyken başlamış olmasıdır. Latin Amerikalı ırkçılar tarafından maruz kaldıkları yabancı düşmanlığı dolayısıyla, Latin Amerika’da bir “Türkofobi”den bahsedilir.*Göçen Arapların büyük çoğunluğu Hristiyandır. Bölgeye göçen Araplar, ticaretle uğraşırlar. Örneğin, Kolombiya’ya göçen Arapların yüzde 90’ı ticaretle, yalnızca yüzde 10’u da tarımla uğraşır. Sermaye birikimiyle birlikte, tekstil sektöründe yoğunlaşırlar.** İlk göç dalgası 19. yüzyıl sonundan 20. yüzyıl başlarına kadar devam eder. Bu göç dalgasının sebebi, bölgedeki tekstil sektörünün krize girmesidir. Ancak Osmanlı hakimiyetindeki bölgede Hıristiyan azınlığın gördüğü baskı da göçte etkilidir. İkinci dalga, 1 ve 2. Dünya Savaşı arası dönemde gerçekleşir. Üçüncü dalga ise 1950’li ve 60’lı yıllarda yaşanır. İlk göç dalgasıyla birlikte, 150 ila 200 bin arasında Arap, Suriye ve Lübnan’dan Brezilya’ya göçmüştür. Göçmenler Latin Amerika’ya, Marsilya, Napoli ya da Cenova limanları üzerinden ulaşmıştır. Latin Amerika’ya göçen Arapların bölgeye entegrasyonu İtalyan ya da İspanyol göçmenlere kıyasla çok daha zordur; kültürler ve diller birbirlerinden çok farklıdır.

Fotoğraf: (Kolombiya Maicao’da bir kahvehane)

Bugün Latin Amerika’da, Meksika’dan, Şili’ye kadar 18 milyon Arap kökenli Latin Amerikalı yaşamaktadır. Latin Amerika’daki Araplar siyaset, spor, kültür, sanat gibi, hayatın her alanında aktiftir. Kolombiya’nın Cartagena bölgesinde Club Union adıyla bilinen futbol takımı Suriye ve Lübnan göçmenleri tarafından kurulmuştur. Arjantin’i 1989’dan itibaren 10 yıl yöneten neoliberal Carlos Menem, bir Suriye göçmeni ailenin çocuğudur. 2016’da Dilma Rousseff’e gerçekleşen anayasal darbe sürecinden sonra vekaleten Brezilya’yı yöneten Michel Temer de bir Lübnan göçmeni ailenin çocuğudur. Bugün Arjantin’de 3.5 milyon civarında Arap göçmeni yaşarken, Arjantin ve Şili’de yine toplamda bu civarda bir Alevi sayısından bahsedilmektedir. Latin Amerika’ya göçen Araplar, bir arada kalmak adına örgütlü hareket etmişlerdir. Yalnızca Brezilya’nın Sao Paulo kentinden 120 civarı dernek kurmuşlardır. Latin Amerika’ya göçen Araplar edebi anlamda da ciddi anlamda üretkendir: Mahjar olarak bilinen edebi bir tür ortaya çıkmıştır. ***

Ekvador’dan Küba’ya, Honduras’tan Kosta Rika’ya kadar Latin Amerika’nın her yerinde Arap mahallelerine ve pazarlarına rastlanır.**** Araplar, tekstil ve ticaretin yanı sıra, sanayide de yer almışlardır; yalnızca 1930’lu yıllarda 150’ye yakın şirket kurulmuştur. Başta söylediğimiz gibi Latin Amerikalı Arapların siyasetle olan ilişkisi Bukele, Menem ve Temer ile sınırlı değildir. Kolombiya’yı 1978-1982 arası yöneten César Turbay Lübnan kökenlidir; El Salvador’un 2004-2009 arası başkanı Elías Antonio Saca Filistin kökenlidir; Ekvador’u 1998-2000 arası yöneten Jamil Mahuad Lübnan kökenlidir. FMLN’nin (El Salvador – Farabundo Marti Kurtuluş Cephesi) ünlü gerilla lideri Schafik Handal da El Salvador’a göçen Filistinli bir ailenin çocuğudur.

Latin Amerika’ya Arap göçü bugün de devam etmektedir. 2011’de Suriye Savaşı’nın ardından 4. bir göç dalgasından böylelikle söz edilebilir. Brezilya tüm Amerika kıtasında Kanada ve ABD’nin ardından en kalabalık Suriyeli göçmen sayısına sahip 3. ülkedir. Ancak Brezilya’nın aşırı sağcı Devlet Başkanı Bolsonaro, Suriyeli göçmenler için “dünyanın pisliği” ifadesini kullanmıştır. Göçmenlik ve göçmenliğin nedenleri devam ediyor, niteliği ve şekli değişse de; onlara karşı olan ırkçılık da devam ediyor. Bolsonaro’dan devam ettik, onunla bitirelim: Bolsonaro Suriyeli göçmenlere karşıdır; ancak binlerce ötedeki Ortadoğu’da istikrarsızlığın artmasını da körüklemektedir. Bolsonaro, İsrail’in başkentini Kudüs’e taşıma kararını tanıyan ilk devlet başkanlarından biridir…

*https://www.politicaexterior.com/articulos/politica-exterior/libros-inmigracion-arabe-en-latinoamerica/

**https://distintaslatitudes.net/archivo/breve-panorama-la-inmigracion-arabe-en-latinoamerica

***https://cvc.cervantes.es/ensenanza/biblioteca_ele/publicaciones_centros/PDF/oran_2015/08_zohra.pdf

****https://letralia.com/sala-de-ensayo/2015/12/07/la-contribucion-de-los-latinoamericanos-arabes-a-la-economia-de-america-latina/