Kadınları görmeyen tek gözlü bilim



27-02-2017 10:27


Emre Gürcanlı

8 Mart yaklaşırken, bu hafta ve önümüzdeki hafta kadın işçilerin güvenlik ve sağlık sorunlarına dair kısa bazı değinmelerde bulunacağım. Bu konuda çok daha ayrıntılı değerlendirmeleri Kadınların Görünmeyen Acıları başlıklı yazılarımda tartışmaya çalışmıştım. Ama bu konuda bir kitap var ki, gerek işçi sağlığı ve iş güvenliği gerekse de kadın mücadelesi içinde yer alan herkesin okumasının gerekli olduğunu, Türkçe’ye de çevrilmesinin zorunlu olduğunu düşünüyorum: One-Eyed Science-Occupational Health and Women Workers (Tek Gözlü Bilim-İşçi Sağlığı ve Kadın İşçiler, Karen Messing, Temple University Press). Karen Messing tarafından yazılan, geçmiş saha araştırmalarıyla da beslenen bu kitap bize sorular sorduruyor, aklımıza gelmeyen noktalara bakmaya itiyor, her şeyden öte tartıştırıyor. Kadınlar doğal olarak daha mı “zayıf”tır diye sormak, siyahlar müzik konusunda daha yeteneklidir demek gibi biyolojik mi yoksa sosyal bir değerlendirme midir? Kadınların çalıştığı işler daha az riskli midir, neden bu çalışma alanları işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında hep arka sıralarda yer almaktadır? Örneğin bir tavuk ve ürünleri gıda tesisinde erkek işçiler ağır yükler indirip kaldırırken, kadınlar seri üretim hattında tavuk ve hindileri kesip, küçük parçalara ayırıp paketlerken neden erkek işçilerin kas ve iskelet sistemi hastalıklarına yoğunlaşır, ama bu işte çalışan kadınların en fazla 6 yıl sonra bırakmak zorunda kalmalarından söz etmeyiz? Çok ama çok soru soruyor Messing, bu sorular kapitalizmin ortaya çıkıp egemen üretim tarzı haline gelmesinden çok ama çok sonra, yaklaşık 20-30 yıldır soruluyor…

Kadınların güvenlik ve sağlık sorunlarına farklı mı bakmalıyız?

Bu soruyu iki ana eksende tartışmak gerekiyor. 1. Kadınların fizyolojik ve biyolojik farklılıkları, işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından ele alınması gereken ve üzerinde durulması gereken farklılıklar mıdır? 2. Kadınların çalıştıkları sektörlerdeki tehlike ve riskler nelerdir, bunlar üzerine yeterince çalışma yapılmış mıdır, yapılmalı mıdır?

Açıkçası bu soruların ilki daha çok ideolojik bir bakış açısıyla yürütülecek, ciddi bilimsel çalışmalarla yanıtlanması ve desteklenmesi gereken bir soru. İkinci soru ise kuşkusuz yine ideolojik bir bakış açısıyla, biraz siyasal mücadelenin bize dayattığı bir soru denilebilir. Söylenenler her ikisi için de doğru olsa da ağırlık farklılıkları olduğu belirtilmeli. İlk soruyu yanıtlamak için geniş örneklemler seçilmeli ve cinsiyetçi bakış açısından sıyrılmış bilim insanları, emekçilerle ve onların örgütleriyle ortak çalışmalar yapmalı, ikincisinde ise (bilimsel çalışmaları göz ardı etmeden) saklı kalmış kadın emeği ve emekçilerin yoğunlaştığı alanlara temizlik, ev emeği, tezgahtarlık, büro ve benzeri alanlara bir yoğunlaşan bir siyasal etkinlik yürütülmeli... Çok akıl öğretir gibi oldu dememenizi, bu alanlarda çalışan bir akademisyen olarak gördüğüm eksikliklerle katkı koyma çabasında olduğumu anlamanızı dilerim sevgili okurlar...

Kadın emekçilerin işçi sağlığı ve güvenliği tartışıldığında, genellikle tartışılan çalışma koşullarının kadınların doğurganlıklarına etkisi, gebelik dönemindeki ve emzirme dönemindeki olumsuz etkileridir. Kısacası bu tartışmalarda "kadın" yoktur "anne" vardır ve bu bakış açısına sahip olmak için illa da gerici, yobaz olmanız gerekmez. Dolayısıyla bu bakış açısını kırıp atmak gerekmektedir. Örneğin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın hazırladığı "60 Soruda Kadın İşçilere Çalışma Koşulları" kitapçığının 30 sorusu gebelik, emzirme, analık ile ilgilidir, geri kalanların büyük bir kısmı genel işçi haklarına ilişkin bilgilerdir, kadınlara özgü çalışma koşullarının zikredildiği 3-4 soru bulunmaktadır. Bu alanda yapılan çalışmaların da ezici çoğunluğu "kadını ve çocuğu koruma" amacıyla yapılan çalışmalar olup, kadın emekçilerin "anne" değil de "kadın" olarak kendilerine özgü sorunlarına odaklanan çalışma sayısı oldukça azdır.

Öte yandan işçi sağlığı ve iş güvenliğini inceleyen "bilim"sel çalışmalar hep sağlıklı erkeğe dayanmakta, onu baz almaktadır. Çeşitli kimyasal ve biyolojik ajanların maruziyet limitleri belirlenirken, kadın ve erkek arasındaki anlamlı sayılabilecek fizyolojik farklılıklar çok az dikkate alınmaktadır. Bu bakış açısı sağlıklı ve sağlıksız bireyler söz konusu olduğunda da kendisini göstermekte "sağlıklı erkek birey" tüm bu limitlerin belirlenmesinde temel teşkil etmektedir (Barnetson, 2010; 49). Maruziyet düzeyleri konusunda da tartışmalar, insanoğlunun sahip olduğu bilimsel düzeyin işyerlerindeki çalışma koşullarına yansımadığını göstermektedir. Maruziyet sınırı (limiti) teorik olarak işçilerin herhangi bir maddeye zarar görmeden maruz kalabilecekleri miktarı göstermektedir. Ama bu iddianın bilimsel bir temeli bulunmamaktadır (Ziem ve Castleman, 2000; 120-134). Bu limitler sağlıklı erkekler üzerinde yapılan araştırmalardan elde edilen verilere dayanmakta yaş ve cinsiyet etkisi, keza sağlıklı olmamanın, geçmişten gelen veya farklı etkenlerle gerçekleşen hastalıkların etkisi ve işyerinin dışındaki maruziyet de gözardı edilmektedir. "Güvenli" maruziyet düzeyi zamanla giderek aşağıya düşmektedir! Örneğin benzen için 1945 yılında milyonda 100 partikül, 1988 yılında milyonda 10'a düşmüştür, keza vinil klorit için maruziyet limitleri 500'den 5'e inmiştir (Ziem ve Castleman, 2000; Heifetz, 1989; Fird ve diğerleri,1997'den aktaran Barnetson, 2010; 69).

Kısacası zaten sakat bir alan olan "maruziyet limitleri" belirlenirken de, çalışma ortamları tasarlanırken de, araç-gereç-tezgah-makina tasarlanırken de baz alınan erkek işçidir.

Sizce toplumsal cinsiyet ayrımına göre zaten bölünmüş, böyle gelmiş böyle gider mi demeli, yoksa kadınların işgücüne katılımı açısından da tartışılması gereken bu alana girmeli miyiz? 8 Mart’a giderken toplumsal cinsiyet ayrımının bu noktalarının da tartışılması önemlidir…

Not: Kaynakça kısmında bu alana dair tartışma yaparken önümüzü açacak pek çok kaynak verilmektedir.

 

Kaynaklar:

Barnetson, B. (2010).The political economy of workplace injury in Canada, AU Press, Athabasca University, Kanada

Bylund SH, Burstrom L (2003). Power absorption in women and men exposed to hand-arm vibration. Int Arch Occup Environ Health. 76(4): 313-7.

Clarkson PM, Going S (1996). Body composition and weight control; A perspective on females. In: Bar-Or O, Lamb DR and Clarkson PM, eds. Exercise and the female; a life span approach, perspectives in exercise science and sports medicine, Volume 9, Carmel IN: Cooper Publishing Group. 9: 147-214.

Firth, M., Brophy J. ve Keith M. (1997). Workplace Roulette: Gambling with Cancer. Toronto: Between the Lines Gender equality, work and health : a review of the evidence. © World Health Organization 2006

Heifetz R. (1989). “Women, Lead and Reproductive Hazards. Defining a New Risk,” in Dying for a Living: Workers’ Safety and Health in Twentieth-Century America, editörler: D. Rosner and G. Markowitz, Bloomington: Indiana University Press, 160–176

Messing K. (1998). One-Eyed Science: Occupational Health and Women Workers Temple University Press, Philadelphia, ABD

Meinert CL, Gilpin AK (2001). Estimation of gender bias in clinical trials. Stat Med. 20(8), 1153-64.

Setlow V, Lawson CE, Woods NF, editors (1998). Gender differences In susceptibility to environmental factors. Washington DC, National Academy Press.

Snook SM, Ciriello VM (1991). The design of manual handling tasks: Revised tables of maximum acceptable weights and forces. Ergonomics. 34(9): 1197-1213.

Stetson DS, Albers JW, Silverstein BA, Wolfe RA (1992). Effects of age, sex and anthropometric factors on nerve conduction measures. Muscle and Nerve. 15: 1095-1104.

Wizemann TM, Pardue ML, eds (2001). Exploring the biological contributions to human health: Does sex matter? Washington DC: National Academy Press.

Ziem G. ve Castleman B. (2000). “Threshold Limit Values: Historical Perspectives and Current Practice,” Illness and the Environment içinde, editörler: S. Kroll-Smith, P. Brown ve V. Gunter, New York: New York University Press, 120–134

http://ilerihaber.org/yazar/kadinlarin-gorunmeyen-acilari-1-30760.html

http://ilerihaber.org/yazar/kadinlarin-gorunmeyen-acilari-2-kimisi-gozumuzun-onunde-kimisi-sakli-30791.html

http://ilerihaber.org/yazar/kadinlarin-gorunmeyen-acilari-3-memleketimden-kadin-manzaralari-30821.htm