Kadınlar için cehennem bir ülke tablosu



18-07-2018 00:12


Emre Gürcanlı

Çocuk yaşta evlendirilmek, taciz ve tecavüze uğramak…

Bunlar var ama dahası var.

Toplumsal alanın dışına itilmek, hiçbir şey yapamamak, ne eğitimini sürdürebilmek, ne de çalışabilmek. 18-24 yaş arası kadınların yarısına yakını ne çalışıyor ne de eğitim görüyor.

OECD verileri aşağıda, rakamlar tüyler ürpertici, OECD ortalamasının neredeyse üç katı. Bir kadın cehennemi…
 

Yanlış anlaşılmasın, ne eğitim görüp ne çalışmıyor diyorsak boş boş oturmuyorlar. Ev içi üretimin bir parçası oluyor bu genç kadınlar. Kimi zaman ev içi üretimi tek başlarına üstleniyor, kimi zaman kendi çocuğunu veya akrabalarının çocuklarını büyütüyor, yaşlılara bakıyor, sosyal devletin vermesi gereken tüm hizmetleri yaşamını tüketerek veriyor. Kamu kreşleri bile “sosyal tesis” statüsüne alınırken kreşe çocuk vermek hayal. Yaşlılara bakım da genç kadınların sorumluluğunda. Bir de engelliye bakım parası verilerek bu hizmet de cüzi bir miktar verilerek özellikle genç kadınların omuzlarına bindiriliyor. Kreş, yaşlı ve engelli bakımı gibi uzmanlık isteyen hizmetler, eğitimden ve çalışma yaşamından koparılarak eve hapsedilmiş kadınlara yükleniyor. Tüm diğer ev için işlerin de yanı sıra üstelik… Evli olsun olmasın durum değişmiyor, belki de en büyük “sektörü” oluşturuyor genç kadınlar “ev içi üretim ve hizmetler sektörü”(!) 

Peki ya çalışanlar?

Şimdi esas konumuza gelelim. Şanslı olan çalışma yaşamına girmiş kadınlar peki ne durumdalar? Merak ediyorsanız örneğin “Ekmek ve Gül”ü takip edebilirsiniz. Her gün, emekçi kadınlardan gelen haberler, onların çalışma koşullarını gözler önüne seriyor. ekmekvegul.net sitesine yazan emekçi kadınlardan biri bakın ne yazmış:

“Bir tekstil atölyesinde işçiyim. Günde 11-12 saatten az çalışmıyorum. Sık sık tuvalete çıkıp azar işitmemek için gün içinde neredeyse hiç çay, su içmiyorum” (1)

Hemen buna ben de bir arkadaşımın yaşadığını ekleyeyim. Kaymayan terlik istediği için fırça yiyen kayıp belini incitince işten atılan, iş kazası tespiti bile yaptıramayan bir arkadaşım. 

Kadınlar cehennemine dair bir başka dostum ise şunu aktarıyor:

“168 C derecelik pres makinesinde çalışan işçi kadınlar fabrika sahibinden vantilatör "rica ettikleri" için 'denkleştirme mesaisi' cezası aldıklarını yazabilirlerdi, yazarlardı yani de zamanları yok onların yerine ben yazdım”

Ciddiye alınmayan işlerden olan temizlik hizmetleri ise kadınlar cehenneminde bir başka boyut. Saatlerce ayakta kalma, yorgunluk, hor görülme değil yalnızca. Temizlikte kullanılan kimyasal maddelerinin kadınların akciğerinde yaptığı tahribatın 1 paket sigaraya bedel olduğunu, Norveç’te Bergen Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma söylüyor (2). Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nin konuyla ilgili broşürü ise özellikle kadınlar için tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor (3)

Kadının görünmeyen emeğinin de, görünen emeğinin de sömürüldüğü koşullar bu ülkede cehennemi andırıyor. Birisi görünmüyor, sayılmıyor, diğeri ise görünse de "görünmüyor". Kadın emekçilerin çalışma yaşamındaki sağlık ve güvenlik sorunlarına dair bir tartışmada onların erkeklerle birlikte çalıştıkları alanlar nasıl önemliyse, kadınların yoğun olarak çalıştığı geleneksel sektörler tekstil, gıda ne kadar önemliyse, gözümüzün önüne hiç gelmeyen onlarca sektör de o kadar önemli demeliyiz. Hizmet sektörünün büyük bir kısmını oluşturan bu alanlara bakmadan kadınların yaşam mücadelesini anlayamaz ve onları ortak kurtuluş mücadelesinin öznesi haline getiremeyiz. Bu söylenenlere bir de tamamen görünmeyen emek kategorisindeki ev işçilerini de kattığımızda ise kadınların kurtuluşunun neredeyse tüm işçi sınıfının kurtuluşu olacağını anlayabiliriz. 

Kadın emekçilerin kurtuluş mücadelesinde, onların sağlık ve güvenliklerine ilişkin vurgular da yapmak zorundayız. Burada iki engelden söz edebiliriz; bu sorunların farkına varmak (varamamak) ve bu sorunları örgütlemek için örgütlenmek (veya örgütlenememek) (4). Her ikisi de zor ve zorunlu, her ikisi de kurtuluşa giden yolu döşeyecek taşlar. Kadınlar cehenneminden eşit ve özgür yurttaşların ülkesine giden yolu…

Kaynaklar

(1)    Ekmekvegul.net

(2)    https://ekmekvegul.net/category/gunun-bilgisi-ev-temizligi-bir-paket-sigara-icmeye-esdeger).

(3)    http://www.kmo.org.tr/resimler/ekler/e0f05f77c1b19d1_ek.pdf?tipi=2&turu=H&sube=7

(4)    Messing, K., & de Grosbois, S. (2001). Women workers confront one-eyed science: building alliances to improve women's occupational health. Women & health, 33(1-2), 125-141.

Ayrıca kadın istihdamı konusunda kapsamlı veriler için 

http://ilerihaber.org/yazar/kadinlar-calisma-hayatinin-disina-itilirken-kadin-istihdami-nasil-artabiliyor-80155.html