IŞİD’in karanlık gelir kaynağı: Organ ticareti



26-02-2015 08:01


Geçtiğimiz Salı günü toplanan Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’ne BM Irak Elçisi Mohamed Alhakim’in iddiaları damgayı vurdu. Alhakim, IŞİD’in öldürdüğü insanların cesetlerinde cerrahi kesi izleri bulunduğunu ve cesetlerde kimi organların eksik olduğunu bildirdi. Alhakim ayrıca, IŞİD’in Musul’da öldürdüğü on iki doktorun öldürülme nedenlerinin araştırılması gerektiğini, bu doktorların cesetlerden organ çıkarmayı reddettikleri için IŞİD tarafından öldürüldüğünü açıkladı1

Alhakim’in bu açıklamaları dünya kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, BM İngiltere Elçisi Mark Lyall Grant bunun bir iddiadan ibaret olduğunu, henüz ispatlanmadığını söyledi1.

“ORGANLARI SÖKMEK İÇİN YABANCI DOKTOR GETİRİYORLAR”

BM Irak Elçisinin bu açıklamalarının ardından Iraklı bir Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı olan Dr. Siruwan al-Mosuli al-Monitor’e verdiği demeçte, örgüt üyesi 15 kişinin cesedinde cerrahi kesi izleri saptadıklarını ve bu cesetlerde böbrek bulunmadığını bildirdi. Dr. Al-Mosuli,  IŞİD’in cesetlerden ve canlı tutsaklardan organ sökümü yaptırmak için Irak ve Suriye’ye yabancı doktorlar getirdiğini ve bu yabancı doktorların yerel doktorlarla iletişim kurmalarının yasak olduğunu söyledi2,3

The Assyrian International News Agency’nin haberine göre, IŞİD’in kaçak olarak elde ettiği organlar Suudi Arabistan veya Türkiye üzerinden uluslararası organ kara borsasına sokuluyor. Ekonomistler kaçak organ ticaretinin IŞİD’a yıllık en az 2 milyon Dolar gelir sağladığını hesaplıyorlar. Bunun yanında, internette yayınlanan bir videoda IŞİD teröristlerinden birinin cesetlerden organ çıkaracak kadar vakitleri olmadığını, ayrıca bu işin IŞİD için karlı bir iş olmadığını söylediği görülüyor2,3. IŞİD’in karaborsa petrol, haraç, banka soygunları gibi kanallardan günlük 1 milyon Dolar geliri olduğu hesaplanıyor4.

TIP OKULUNDA NE ÖĞRETECEKLER?

IŞİD’in kaçak organ ticareti yaptığı iddialarının ortaya atılmasından yaklaşık bir ay kadar önce Anadolu Ajansı’nın 3 Ocak 2015 tarihinde yayınladığı bir haberine göre, IŞİD Suriye’nin Rakka kentinde bir tıp okulu açtı4. Bu korkunç iddiaların ardından şeriatçı terör örgütünün tıp okulunda bilimsel modern tıp öğretme ve uygulama derdinde olduğunu düşünmek çok güç. Kime nasıl tecavüz edileceğini bile sistematize eden yayınları olan bir terör örgütünün bu tıp okulunda neyi nasıl sistematize edeceğini bilemiyoruz...

Bu karanlık iddialara hekimler tabi ki sessiz kalmadı. Dünya Tabipler Birliği (DTB), Birleşmiş Milletlerin IŞİD’in terör faaliyetleri için ihtiyaç duyduğu mali kaynağı güçlendirmek için organ ticareti yapmasının engellenmesine dair yaptığı çağrıyı desteklediğini duyurdu. DTB ayrıca, bu gibi ameliyatlarda yer alan cerrahlar için gerekli yaptırımları hatırlattı5

BEDEN BÜTÜNLÜĞÜMÜZ İÇİN DE MÜCADELEYE

Ülkemizin yanı başında IŞİD terör örgütü vahşet öykülerine yenilerini eklerken, bizler hummalı bir mutfak çalışması içindeydik: Sağlık Bakanlığı’nın Ankara Tabip Odası’nı Gezi Direnişi’nde herkese eşit, ücretsiz ve ulaşılabilir ilkyardım hizmeti vermek ile suçladığı davanın iptal edilmesinin sevinci ve gururu ile bu yılki 14 Mart etkinlikleri için kolları sıvadık. 

Meşakkatli çalışmaların sonucunda 13 Mart’ta g(ö)rev kararı ve beş temel talep ortaya çıktı. Bu beş talebin ilk dördü genel anlamda sağlık emekçilerini ilgilendirirken, beşinci ve son talep tüm yurttaşların nitelikli, ücretsiz ve herkese eşit sunulması gereken sağlık hizmetlerine ulaşabilmesi talebinden oluşuyor. Her yıl olduğu gibi, kendi çalışma yaşamımızı ve özlük haklarımızı iyileştirmek için çabalarken, halkın sağlık hakkını savunmakta, üstat Virchow’un deyimiyle “yoksulların avukatı” olmaya devam ediyoruz. 

Biz taleplerin yolunu açmışken, halkımız da kimi ekler yapar belki. Benim aklıma öncelikle, g(ö)rev günü acil olmayan sağlık hizmetlerinden faydalanmayarak 13 Mart g(ö)revini desteklemek geliyor. Ama bundan da öte, hatta çok daha önemlisi, büyük insanlık suçlarına imza atan vahşi bir terör örgütüne her türlü desteği çekinmeden verenlerden, eli kanlı teröristleri “öfkeli bir grup genç” olarak sıradanlaştırma çabası güdenlerden, dolaylı da olsa IŞİD’in organ kaçakçılığını destekleyenlerden hesap sormak en güçlü yurttaş katkısı olur 14 Mart’a. 

Kaldı ki IŞİD’in organ kaçakçılığına şimdiden tepki vermek biraz da zorunluluk; malum bu kadar hırsızın aklana paklana, uluorta dolaşabildiği ülkemizde bir sabah işe gitmek için uyandığınızda vücudunuzda bir takım kesiler görüp organlarınızın çalındığı gerçeğiyle baş başa kalabilirsiniz... İyisi mi beden bütünlüğümüz için de örgütlü kötülüğe karşı mücadele etmeye devam edelim!

Kaynaklar

1. United Nations investigates claim of ISIS organ theft

2. Blood money: How ISIS is selling human organs harvested from living hostages and its own dead soldiers to fund terror across the Middle East 

3. ISIS ‘organ harvesting’ must be probed by Security Council – Iraqi envoy

4. ISIL opens medical school in Syria

5. WMA calls for Official Investigation into ISIS Organ Harvesting