İşgallerle yayılan salgınlar, korona ve Küba



20-03-2020 00:11


Özgür Yılmaz

Amerika’nın İspanyollar tarafından 1492’de işgal edilmeye başlamasıyla birlikte, kıtada yaşayan yerlilerin hayatını kaybetmesine yol açan 3 önemli faktör ortaya çıktı: Tüfek, mikrop ve çelik. Bu üç faktör de, kıta yerlilerinin yabancı olduğu şeylerdi. Ancak içlerinden biri, diğerlerine daha baskın çıktı. İber yarım adasından gelen işgalcilerin beraberlerinde getirdiği mikropların, “tüfek ve çelik”ten daha fazla yerliyi öldürdüğü söylenir…

İşgalciler tarafından getirilen virüsler sonucunda 3 büyük salgın olur. 1493’teki grip salgını; 1519-20’deki çiçek salgını 1500’ler boyunca devam eden kızamık salgını. Cristóbal Colón, 1492’de kıtaya ayak bastıktan 20 yıl sonra, Karayip bölgesindeki arawak yerlilerinin yüzde 90’ı hayatını kaybetmiştir.

Yerliler, “fetih” sürecinin hemen ardından işgalcilere karşı direnişe başlarlar. Ellerindeki silahların her ne kadar işgalcilerin silahları karşısında şansı olmasa da, işgalcilerin taşıdığı virüs, yerlilerin direnişini önemli ölçüde zayıflatmaya yetti. XV. yüzyılın ortalarında virüsten hayatını kaybeden yerlilerin sayısı, 15 milyonun üzerine çıkmıştır. Meksika’da, cocoliztli (yerli dilinde: başbelası) adıyla anılan, 1545 ve 1576 arasında gerçekleşen salgın sonucunda Meksika’daki Aztek yerlilerinin yüzde 50 ile 80’i arası hayatını kaybetti. O dönem hayatını kaybedenler üzerinde 500 yıl sonra yapılan incelemeler sonucu, bu salgına yol açan bakterilerin salmonella enterica olduğu ortaya çıktı. 1519’da Meksika’yı işgal eden Hernán Cortés bölgeye vardığında, 15 ila 30 milyon arası yerlinin olduğundan söz edilir; ancak 1578’de geriye yalnızca 2 milyon yerli kalmıştır.

Hastalıklar, “beyaz”larla teması olmayan yerlilerin de ölümüne yol açmıştır. Söz konusu hastalıklar, Avrupa’da 200 yıl önce yaşandığı için, Avrupalıların Latin Amerika’daki bu salgınlarda ölüm oranları çok azdır. Salgınlar, kıtanın “fetih” sürecini de hızlandırmıştır. Francisco Pizarra 80.000 kişilik orduya sahip olan İnka İmparatorluğu’nu, yalnızca 120 askerle işgal etmiştir. Bu süreçte birçok faktörün yanı sıra, yabancı oldukları salgın hastalıklar sonucunda yerlilerin yıpranmasının da yeri vardır.

(Salgınlarda hayatını kaybedenlerin sayıları…)

Dünya bugün korona salgınıyla baş etmeye çalışırken, Latin Amerika da bu durumdan bağımsız değil. 17 Mart itibariyle, yalnızca iki ülkeden vaka bildirimi yapılmadı: El Salvador ve Haiti. El Salvador, 11 Mart’ta sınırlarını 21 günlüğüne kapattı; Haiti ise 15 Mart itibariyle tek sınırı olan Dominik Cumhuriyeti’yle sınırlarını kapatma kararı aldı. Bu gündemde, Venezuela ve Küba hükümetlerinin ne yaptığı ise ayrı bir önem taşıyor. 16 Mart itibariyle 33 doğrulanmış vakanın olduğu Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro, “sosyal karantina” ilan etti: bu karara göre iş yerleri kapalı kalacak ve ulaşım, sağlık, gıda ulaşımı gibi acil vakalar dışında kimse sokağa çıkmayacak. Küba’da 18 Mart itibariyle doğrulanmış 7 vaka var; Küba hükümeti, 16 Mart’ta birçok ülkenin reddettiği bir İngiliz yolcu gemisini kabul etti; buna göre gemide birçok doğrulanmış vaka var. Küba’nın koronaya karşı mücadelesi, diğer alanlarda olduğu gibi dünyaya örnek olmaya devam ediyor.

Çin hükümeti, Küba-Çin işbirliğiyle üretilen Interferon Alfa-2B adlı ilacı, koronavirüse karşı mücadelede etkin bir şekilde kullanıyor. Küba bu ilacı, 1981 yılında dang virüsüne karşı geliştirmişti. Peki Küba, biyoteknoloji alanında nasıl bu kadar etkin hale geldi? Bu sorunun cevabı, 90’lı yıllarda, Sovyetler Birliği’nin yıkılışının ardından, Küba’nın ekonomik alanda verdiği mücadelede aranmalıdır. Küba, ekonomisini tek bir üründen çıkarmak için uğraşmış, bu yıllarda da biyoteknoloji alanına özel bir önem vermişti. Sonuç olarak, küresel çapta koronavirüse karşı verilen mücadele devam ediyor; fakat, son dönemde Çin ile ekonomik ilişkileri gittikçe artan ve kırılgan bir ekonomiye sahip Latin Amerika ülkelerinin, sürecin ardından ne durumda olacağı merak konusu. Çünkü son dönem birçok Latin Amerika ülkesinde görülen ekonomik temelli isyanların varlığı devam ediyor. Ancak bilinen bir şey var: o da Arjantinli-Kübalı Doktor Che’nin yoldaşları, dünyaya umut olmaya devam ediyor…

(Santa Clara Devrim Meydanı’nda Küba Üniversitesi Medikal Bilimler mezunu öğrenciler… )

https://www.mexicodesconocido.com.mx/esta-puede-ser-la-causa-del-cocoliztli-que-mato-a-cientos-de-indigenas.html

https://www.agenciasinc.es/Entrevistas/La-viruela-y-el-sarampion-fueron-perfectos-aliados-en-el-exito-de-conquista-espanola-de-America

Latin Amerika’da güncellenen korona vakalarını buradan takip edebilirsiniz: https://www.as-coa.org/articles/where-coronavirus-latin-america