İleri'ciler ve sınıf



18-09-2014 10:39


Erdoğan Gün
İleri'nin Türkiye Komünist Partisi'nde yaşanan iç tartışma ve ayrışmanın ardından gündeme geldiği biliniyor. 

TKP'de yaşanan ayrışmanın karakterini belirleyen bir nokta, özellikle işçi sınıfı içerisindeki çalışmalarda ve öğrenci gençlik örgütlenmesinde öne çıkan kadroların bir tarafta kalması oldu. (Elbette diğer tarafta da sınıf ve gençlik örgütlenmesinde görev ve sorumluluk almış pek çok değerli arkadaşımız var. Ancak burada bir ağırlıktan, bir genel karakterden bahsediyoruz.)

İleri'de sınıf gündeminin daha fazla yer tutuyor olması biraz da bundan kaynaklanıyor.  Emek kategorimizdeki haberler de genelde daha çok okunuyor.

Yani hem İleri ekibinin hem de okurumuzun yönelimi benzer...

Pozisyonların, tutumların, önceliklerin, karakterlerin belirginleşmesi gerekir. Emekçi sınıfların sorunları ve gündemleriyle ilgili son birkaç günde yaşanan kimi gelişmelerin ve alınan tutumların karakterleri biraz daha belirginleştirdiğini, anlaşılır kıldığını görüyoruz. İyidir...

Herhangi bir sosyalist hareket açısından, sınıfın örgütlenmesi öncelikli gündemlerden biridir. Öte yandan, özellikle 1930'larla birlikte öyle dönemler yaşandı ki, neredeyse sınıftan bahsetmenin, sınıf örgütlenmesi üzerine çalışmanın devrimci bir görev olduğu unutuldu.

İşte birkaç örnek:   

- Faşizmin yükselişinde emekçi sınıfların oynadığı rol...

- Refah devleti uygulamalarıyla sanayileşme hamlesinin sınıf örgütlenmesine etkisi, sendikalar...

- Neoliberalizm dönemi, yeni bir üretim modeline geçiş ve bunun reel sosyalizmin zayıfladığı ve çözüldüğü bir döneme denk gelmesi...

- Örgütsüzleşmenin ve sendikasızlaşmanın tavan yapması... İşçi sınıfının gerçek bir aktör olarak ekonomik ve politik mücadele sahnesindeki yerinin silikleşmesi...

Bu örnekler ve daha başkaları, dönem dönem sosyalistler açısından sınıf konsantrasyonunu dağıttı.

Gelelim bugüne...

Günümüzde üretim ilişkilerini belirleyen şey kuralsızlık, güvencesizlik, esneklik, taşeronlaşma... 

Kuraldır, etki tepkiyi doğurur. Ama özellikle toplumsal alanda tepkinin hemen doğmayacağı da başka bir kuraldır. 

Sermayenin kendi ihtiyaçları doğrultusunda attığı adımların mantıksal sonuçlarının hukuki, siyasi, ideolojik zeminde karşılık bulması zaman alır. 

Dahası sermayenin, belli bir bölgede başlattığı hareket illa tam olarak aynı bölgede büyük ölçekli toplumsal-sınıfsal etki yaratmayabilir. İngiltere'de çok daha yapısal dönüşümler yaşanabilir örneğin, ancak bu dönüşümlerin uzantılarına ya da türlerine dönük tepkiler eşitsizliklerin daha yoğun yaşandığı bölgelerde birikebilir. 

Yani etki tepkiyi eş zamanlı ve eş mekanlı olarak doğurmayabilir.  

Yine öyle oldu...

21, 25 ve 28 Ağustos tarihli yazılarımızda değinmeye çalıştık. 

Tekrarlayalım, bölgemiz ve özellikle Türkiye; gericilikle emperyalizmin yarattığı vahşeti iliklerinde hissediyor ve bu artık bir ölüm-kalım kavgasını dayatıyor. 

Emekçi sınıfların, üretim ilişkileri nedeniyle hissettikleri güvensizlik ve maruz kaldıkları kuralsızlık, gericiliğin ve emperyalizmin yarattığı güvensiz ve kuralsız ortamla bütünleşiyor. Bunlar bir ve aynı şey haline geliyorlar...

Ülkenin gündemi sınıfınkiyle örtüşüyor, sınıfın gündemi ülkeye kurtuluş yolu gösteriyor. 

Sınıfın açacağı yarık topluma ışık verebiliyor, toplumsal alandaki direnişler, karşı koyuşlar sınıf mücadelesine güç verebiliyor.

İşçi sınıfının örgütlenmesi yalnızca tarihsel ve teorik olarak değil güncel ve pratik olarak da devrimci bir misyon yükleniyor. 

Başa dönersek, İleri'yi yaratan (habercisi, editörü, okuru ve destekçisiyle) kadronun niteliklerinin neden tarihsel bir önem taşıdığı şimdi daha iyi anlaşılacaktır. Bu kadronun derin bir düşünsel sürecin ardından değil, sezgisel olarak dahi olsa üstlendiği misyon önemli ve devrimcidir. 

Bu kadro, sınıfı örgütleyecek. 

İşçi sınıfı örgütlenmesinde arayışçı olacak, deneyecek, deneyecek...

Kendini klasik kalıplara hapsetmeyecek.

Yeni bir dönemde olduğunu bilecek. Modeller arayacak. 

Emekçiler arasında farklı kalifikasyonlara sahip ancak aynı güvensizlik hissini yaşayan kesimlerin birlikteliğinin nasıl sağlanacağı, sınıf karakterinin nasıl sağlanacağı üzerine düşünecek.

Kent-çevre gündemleri bu kadar yoğunken, iş yeri örgütlenmesiyle mahalle örgütlenmesi arasındaki bağın nasıl kurulacağı üzerine düşünecek.

Düşünecek ve...

Sınıfın nasıl örgütleneceği sorusunu yanıtlayabilmek çok devrimci olduğu için bulacak!