Her yanımızı sarmışlar



14-08-2016 09:54


Barbaros Tantan

Fetullah Gülen Terör Örgütü (FETÖ) için AKP ittifakı konusundaki ilk tespitlerimizi 2008 yılında yapmış ve bunu kamuoyu ile paylaşmıştık.

Şimdi, Gülen’i ‘terörist’ ilan edenler ‘Hoca efendiye laf söyleyemezsiniz’ diye topuyla tankıyla saldırıyorlardı bize. O yıllarda, ‘’AKP’yi istemiyoruz’ başlıklı siyasal kampanyalar boyunca sıkça dillendirdiğimiz sloganlardan birinde AKP-FETÖ ittifakına vurgu yapılıyordu. O slogan yüzünden soruşturmalar geçirdik.

Gördük ki, biz ‘’AKP’yi istemiyoruz’’ dedikçe AKP devletleşti ve toplumun en ince damarlarına kadar nüfuz etti. Buna bağlı olarak AKP-Cemaat ilişkisi kopma noktasına geldi ve 17-25 Aralık dahil bilinen süreçler yaşanmaya başlandı.

Bu süreçler sonunda daha iyi anladık ve malumun ilanını gördük ki, her yanımızı sarmışlar. Sızmadıkları mekanizma kalmamış.

Bunu nereden çıkartıyorsun diyenlere, Kocaeli’nin yeni başsavcısı tarafından kamuoyu ile paylaşılan bilgilere dayalı bir anımsatma yapacağım.

Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Ali Kurt, devam eden FETÖ soruşturması ile ilgili iki gün önce yazılı bir açıklama yaptı.

Kurt, ‘Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak’ suçlarından dolayı il genelinde gözaltına alınan ve tutuklananlar hakkındaki açıklamasında, durumu şu ifadelerle özetledi: 

“15 Temmuz 2016 günü, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensuplarınca ülkemiz genelinde “Cebir ve Şiddet Kullanılarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Öngördüğü Düzeni Ortadan Kaldırmaya veya Bu Düzen Yerine Başka Bir Düzen Getirmeye, bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye, TBMM’yi ve T.C Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya, görevlerini kısmen veya tamamen engellemeye kalkışma girişimi, vatandaşlarımızın demokrasiye sahip çıkması ve desteğiyle kahraman asker ve polisler tarafından engellenmiştir. Olayla ilgisi oldukları değerlendirilen ve FETÖ/PDY Terör Örgütü ile bağlantılı olabileceği şüphesi bulunan kişiler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızca 16 Temmuz 2016 günü TCK’nın 309. maddesinde düzenlenen Anayasa’yı ihlal, 311. ve 312. maddelerinde düzenlenen Yasama Organına ve Hükümete Karşı Suç ile 314/2. maddesinde düzenlenen Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçlarından dolayı re’sen soruşturma başlatılmıştır.

Bu kapsamda ilimizde FETÖ/PDY terör örgütü ile işbirliği yaptığı, finansal destek sağladığı iddia edilen iş adamları hakkında yürütülen, 2015/15372 sayılı soruşturma dosyasında gözaltına alınan 92 şüpheliden 33 kişi tutuklanmış, 15 kişi hakkında Adli Kontrol Tedbiri uygulanmış ve 11 kişi serbest bırakılmıştır.

Haklarında yakalama kararı bulunan 33 şüphelinin yakalanması çalışmalarına devam edilmektedir.

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 3. Dairesi’nin 16/07/2016 tarih ve 2016/9052 K. Sayılı kararına istinaden görevden uzaklaştırılan Kocaeli Adliyesinde görevli Hakimler ve Cumhuriyet Savcıları hakkında yürütülen, 2016/13913 sayılı soruşturma dosyasında 30 Hakim ve Cumhuriyet Savcısı tutuklanmış, 11 Hakim ve Cumhuriyet Savcısı hakkında Adli Kontrol Tedbiri uygulanmıştır.

Deniz, Hava ve Kara Kuvvetleri Komutanlıklarının ilimize bağlı birimlerinden gözaltına alınan 85 askeri personel hakkında yürütülen, 2016/13921 sayılı soruşturma dosyasında 1 Tuğamiral, 2 Kurmay Albay, 3 Albay, 2 Kurmay Yarbay, 1 Kurmay Binbaşı, 2 Hakim Yüzbaşı, 4 Yüzbaşı, 2 Hakim Teğmen, 1 Teğmen Askeri Savcı, 1 Askeri Hakim, 1 Teğmen, 3 Üsteğmen, 15 Astsubay, 16 Uzman Çavuş ve 1 sivil personel tutuklanmış, 1 Albay,1 Teğmen, 4 Astsubay, 3 Uzman Çavuş ve 20 Er hakkında Adli Kontrol Tedbiri uygulanmış ve 1 Teğmen serbest bırakılmıştır.

1 Tümamiral, 3 Tuğamiral ve 1 Teğmen Askeri Savcının yakalanması çalışmalarına devam edilmektedir.

Kocaeli Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görevli emniyet mensupları hakkında yürütülen, 2016/12961 ve 2016/14714 sayılı soruşturma dosyaları kapsamında 118 emniyet mensubu şüpheli gözaltına alınmıştır.

İlimiz bünyesindeki Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı Kandıra Motorlu Piyade Tugay Komutanlığı’nda görevli askeri personelden gözaltına alınan 30 şüpheli hakkında yürütülen, 2016/14527 sayılı soruşturma dosyasında 1 Yarbay ve 7 Astsubay tutuklanmış, 1 Tabip Binbaşı, 4 Astsubay, 15 Uzman Çavuş ve 2 Er hakkında Adli Kontrol Tedbiri uygulanmıştır.

Cemaat evlerine yönelik yürütülen 2016/14732 ve 2016/14895 sayılı soruşturma dosyaları kapsamında 2 kişi tutuklanmış, 2 kişi hakkında Adli Kontrol Tedbiri uygulanmıştır.

İlimizde faaliyet gösteren Bizim Kocaeli, Kocaeli Manşet ve Demokrat Gebze isimli gazetelere yapılan operasyona ilişkin yürütülen, 2016/14968 sayılı soruşturma dosyası kapsamında 2 şüpheli gazeteci gözaltına alınmıştır.

Gebze ilçesinde bulunan TÜBİTAK’ta çalışan personelden, FETÖ/PDY Terör Örgütü ile bağlantılı olabileceği şüphesi bulunanlar hakkında yürütülen, 2016/15308 sayılı soruşturma dosyasında 20 şüpheli gözaltına alınmıştır. 

Gebze Teknik Üniversitesi’ne yönelik yapılan operasyona ilişkin yürütülen, 2016/15638 sayılı soruşturma dosyasında 10 şüpheli hakkında Adli Kontrol Tedbiri uygulanmıştır.

Cumhuriyet Başsavcılığımızca birçok şüpheli hakkında münferit dosyalarda soruşturma yürütülmektedir.’’

Bu açıklamadan da görüleceği üzere, FETÖ yapılanması, devlet kademelerinde her yere sızmış ya da yerleştirilmiştir.

Belki de, emperyalizm, bu kadrolarıyla vedalaşma gereği duyduğu için düğmeye basmış ve tasfiye sürecini başlatmıştır. Durumu (kriz durumunu) avantaja çevirmek için hemen adım atan AKP-Saray ittifakı da, durumdan çıkardığı vazifenin propagandasını ‘milli birlik-bütünlük’ başlığı altında iyi yapmış, TBMM içi ve dışındaki muhalefeti ‘Yeni Türkiye’ projesi etrafından kenetlemiştir.

Düne kadar ortaklık yapan,

Birbirlerine, lazım olduğunda canını bile veren,

Ekonomik çıkarları çakışan ekiplerin,

Bugün ‘rüzgar sert esiyor, herkes yoluna’ diyerek ‘savaşır’ hale gelmesi ülke tarihinde eşine pek rastlanan bir olay değil.

Ama, biz, öylesi sınırı aşan olaylara tanık olmuş nesilleriz ki, bazı kutsal ittifakların birbirlerini çıkar uğruna toptan imhaya yönelebildiklerini de gördük, görüyoruz.

Dedim ya, nereye dönsek ya da baksak o ittifaklar. Yaşadığım il açısından da, ülke açısından da durum budur.

Kısaca, her yanımızı sarmışlar…

Bu pisliği neyin temizleyeceği sorusuna herkes meşrebi gereği yanıt üretir. Bence, bu pisliği köklü bir dönüşüm temizler.

O dönüşümün adını da siz koyun…