Hangi bayrak?



30-01-2015 08:13


Bu hafta basına yansıyan iki kare ay yıldızlı bayrağın sağın ve emekçilerin elinde farklı anlamlar kazandığını net bir şekilde gösteriyor.

Fotoğrafların ilki Kobane sınırından... Başından beri Kobane'deki direnişe yönelik düşmanca bir tutum takınan AKP iktidarı, IŞİD kuşatmasının kırılmasının ardından sınıra dev bir bayrak dikiyor. Bu örnekte bayrağın, iktidarın onursuz dış politikasının ve halk düşmanı tutumunun bir simgesi olarak kullanıldığı açık.

AKP'nin Kobane sınırına diktiği bayrak, Kral Abdullah için yas ilan eden, bayraklarını yarıya indiren Türkiye'nin sembolü.

İkincisi, metal sektöründe Birleşik Metal İş öncülüğünde greve çıkan işçilerden... İşçi sınıfı, patronların ve iktidarın karşısına ay yıldızlı bayrakla dikiliyor.

Metal işçilerinin elindeki bayrak daha önce Haziran'da sokağa çıkan milyonların ve Kobane'ye yönelik saldırılar karşısında Suriye, Rojava ve Türkiye bayraklarıyla yürüyen gençlerin bayrağı.

Bu bayrağın bir yanılsamayı ya da hareketin bilinç düzeyindeki bir eksikliği temsil ettiğini söylemek ise olanaklı değil. Aksine ortada ülkenin geleceğine yönelik bir iddia var.

İki bayrak, iki farklı Türkiye'yi temsil ediyor. Bu iki Türkiye'den biri kazanmak diğeri ise kaybetmek zorunda.

Ya işçiler, Haziran'da sokağa dökülenler, Suriye, Rojava ve Türkiye bayraklarıyla yürüyen gençler kazanacak ya AKP eliyle bölgeye ve ülkeye terör saçan düzen...

Solun önünde ise iki seçenek var.

Bir seçenek Türkiye'nin bizim değil bizi öldürmeye çalışanların, katillerin ve hırsızların ülkesi olduğunu kabullenmek. Bayrağı da bu ülkenin bir sembolü olarak görerek Haziran sonrası Türkiyesi'nde önümüze çıkan olanakları görmezden gelmek. Sağın bayrak üzerinden geliştirdiği hamleleri ise haklılığımızın göstergesi saymak.

Diğeri ise Türkiye'nin içerisine sokulduğu karanlığın karşısında “Bu memleket bizim” deme cüretini ortaya koymak... AKP'nin işbirlikçi ve onursuz politikalarının karşısında, bayrağı halkın ayaklar altına alınmaya çalışılan onurunun, ülkenin bağımsızlığının bir simgesi haline getirerek sağın elinden almak. Padişahlığa özenen ve yurttaşlığı din olarak tanımlayan bir diktatörün işinin o kadar kolay olmadığını göstermek.

Bizim önümüzdeki yol ikincisi... Nazım'ın deyişiyle meydanlarda toprağa, kitaba, işe ve ay yıldızı esir bayrağımıza hasretimizi haykıran Türkiye işçi sınıfının yolu!