Gülümsemeye ihtiyacımız var...



05-04-2020 00:01


Öznur Özkaya

Keşke "karantina" denince sadece İzmir'in Küçükyalı ve Halil Rıfat Paşa semtleri arasına sıkışmış muhiti akla gelse... Tarihi lisenin ardındaki iki büyük kıraathane ve hamamıyla maziye göz kırpan ama apartmanlar ve şehrin curcunası yüzünden ruhunu kaybeden "karantina" nerede, kendi ohal'imizi (işe gitmek zorunda bırakılan tüm emekçilerden özür dileyerek) ilan ettiğimiz için teslim olduğumuz "karantina" nerede? Bu karantina günlerinde çok daha fazla düşündüğümüz su götürmez bir gerçek. Depresyon zengin hastalığıdır; yoksulun, orta direğin depresyona girme lüksü yoktur pratikte lakin insanın kendine yabancılaşıp dönüş yolunu bulamaması da çok kolaydır bu ülkede. Her gün yapılacaklar listesi hazırlayıp listedekileri yapacak gücü, isteği bulamamak... Kaçmak istediğinde kaçamamak, kalmak istediğinde kalamamak, insan hayatını ucuz görenleri izledikçe öfkeden soluksuz kalmak...

Son dönem keşiflerimden biri İngiliz yazar Matt Haig... Edebi, kuramsal bir yanı yok kitaplarının ancak kendi başımızın çaresine bakmaya çalışıp ohal'imizi yaşarken sıkılmadan, hızlıca okuyabileceğimiz türden yazdıkları. Sırayla okuduğum "Yaşama Tutunmak İçin Nedenler", "İnsanlar", "Zamanı Durdurmanın Yolları" ve "Nevrotik Bir Gezegenden Notlar" içerdiği kurgusal yapılar ve / veya olağan notlarla sakin sakin düşünmemize, çoğu zaman gülümsememize, dönüş yolunu bulmamıza vesile oluyor. 

"Yaşama Tutunmak İçin Nedenler", yazarın kişisel depresyon tarihi aslında. Yazar, kişisel bir hastalık üzerinden toplumsal rahatsızlıkları, hatta bozuklukları vurguluyor. Her yeni günle daha çok korkan, daha çok kaçan, daha çok kaybolanlara kendi kişisel tarihini sunarak daha çok sevmenin, daha iyi hissetmenin mümkün olduğunu fısıldıyor. İnsanlara yalnız olmadıklarını, kara deliklerden çıkmaları gerektiğini söylüyor.

KÜNYE: Yaşama Tutunmak İçin Nedenler, Matt Haig, Çev: M. Salih Kurt, Kolektif Kitap, 2015.

"İnsanlar", evrende hayal ettiğimizin dışında biçimlenmiş gezegenler ve oralarda yaşayan canlılar olduğunu, bu gezegenlerden birinde – Vonnaryo’da - her kararın matematiksel mutlaklıkla verildiğini anlatıyor. Cambridge Üniversitesi matematikçilerinden Prof. Andrew Martin'in Riemann Hipotezi'ni çözmesi Vonnaryoluların hoşuna gitmez, zira matematikte ilerleyen insanlar yeni gelişmeler ışığında bir gün bu gezegeni bulabilecektir. Bu sebeple görevlendirilen bir Vonnaryolu, Martin'i ve konuya hakim olan tanışlarını ortadan kaldırmak için yeryüzüne gönderiliyor. Kitap görevlinin yazdığı bir raporla başlıyor: "Bu satırları okuyanlarınızın büyük çoğunluğunun insanların bir mitten ibaret olduğuna inandığını biliyorum, ama ben size onların gerçekten var olduklarını bildirmek üzere buradayım. Bilmeyenler için söyleyeyim, insan dediğimiz şey orta zekalı ve iki ayaklı bir yaşam formu; evrenin çok ıssız bir köşesinde yer alan küçük ve sulu bir gezegende, büyük ölçüde yanılsamalarla dolu bir varoluş sürdürüyor…"

KÜNYE: İnsanlar, Matt Haig, Çev: Elif Ersavcı, Kolektif Kitap, 2015.

"Zamanı Durdurmanın Yolları"nda, 1500'lerde Shakespeare ile aynı oyunda yer almış, Kaptan James Cook'un gemisiyle deryalara açılmış, 1900'lerde F. Scott Fitzgerald ile sohbet etmiş, Charlie Chaplin'den feyiz almış, 1581 doğumlu bir "alba" olan Tom çıkıyor karşımıza. Albalar çok geç yaşlanıyor, beş yüz yıl kadar yaşayabiliyorlar. Ölümsüzlük olmasa da uzun yaşamın - üstelik yavaş yaşlanarak -  harikulade olduğunu düşünürüz ama insanlık tarihi öylesine acımasız anlarla dolu ki uzun yıllar zulme katlanmak kolay olamaz aslında. "Mayıs sinekleri için hava hoş. En fazla otuz ya da kırk yıl daha yaşayacağınızı bilirken fazla bir sorun yok. O zaman küçük düşünmek kolay. Sabit bir bayrağı, sabit bir duruşu olan sabit bir ülkedeki sabit bir şey olduğunuzu hayal etmekte zorlanmayabilirsiniz. Bunların bir anlamı olduğunu düşünebilirsiniz... Yeterince uzun yaşayan herkes bir gün sığınmacı olacak. Milliyetlerinin uzun vadede pek bir şey ifade etmediğini herkes anlayacak. Dünya görüşlerinin sarsıldığını ve çürütüldüğünü görecek. İnsan olmayı tanımlayan şeyin insan olmak olduğunu bir gün herkes anlayacak."

KÜNYE: Zamanı Durdurmanın Yolları, Matt Haig, Çev: Kıvanç Güney, Domingo Yayınları, 2018.

"Nevrotik Bir Gezegenden Notlar"da, Haig yine kişisel öyküsüne sarılıyor. Depresyon, kaygı bozukluğu, panik atak gibi durumlarla nasıl başa çıktığını, dibe çakılışını, dipten sıyrılışını örneklendirirken bireyin kendiyle nasıl barışabileceğine, nasıl hayatta kalınabileceğine, ağır ve kasvetli hislerin başarıya nasıl dönüştürülebileceğine, anı yaşamanın endişelerden kurtulmak için bir seçenek olabileceğine işaret ediyor. "Kendini kalıplara sokma," diyor. "Adının, cinsiyetinin, milliyetinin ya da Facebook profilinin ifade ettikleri gözünü kör etmesin... Reklamların seni mutluluğun ticari bir işlem olduğuna inandırmasına izin verme... İnsanların çoğu sevmedikleri insanları etkilemek, istemedikleri şeyleri satın almak için kazanmadıkları parayı harcıyor."

KÜNYE: Nevrotik Bir Gezegenden Notlar, Matt Haig, Çev: Kıvanç Güney, Domingo Yayınları, 2019.

Evet, Haig'in kitapları edebi tatlar içermese de kitapçı raflarında rastladığımız klasik kişisel destek / gelişim kitaplarından farklı. Kimi zaman duygusal kimi zaman öfkeli. Kendi başımızın çaresine bakmamızın öğütlendiği şu kasvetli günlerde yorulmadan, sıkılmadan okuyabileceğimiz kitaplar bunlar. Üstelik gülümsemeye ihtiyacımız var, dönüş yolunu bulmaya da...