Goodnight Mommy! Çocuklardan çekin ellerinizi!



03-04-2016 02:07


Avusturya'dan yani benim yönetmenlerimin başında gelen Haneke'nin memleketinden gelen bir film olunca karşımızdaki hep şapka çıkartırım hem de ustanın tarzıyla bir kıyaslamaya girerim tabii ister istemez. Filmin başlangıcı, kırsalın sakinliği ve yalnızlığı, çocukların oturdukları evden dolayı anladığımız sosyal konum bizi Hanekenin Funny Games / Ölümcül Oyun filminin içine atıyor. İki filmin Türkçe adının aynı olması da tabii etkili bunda.  İki kardeş yani ikiz Elias ve Lucas'ın anneleri üzerinde giriştikleri şiddet oyunu çocuk vicdanına ilişkin yabancı olduğumuz konulardan değil. Hatta Hollywood'un fazlaca beslendiği bu konunun bizim filmimizdeki açılımı sonlara doğru iyice gelişiyor ve ters köşe yapıyor. Tabii izlerken bize çok kere sunulan donelerden anlaşılmadıysa sonunda bayağı şaşırmak mümkün ama anne ve çocuklar arasında geçen diyaloglar zaten bir terslik olduğunun  altını sürekli çiziyor.

İki kardeş anneleri eve sargılı, yorgun, bitkin ve bunalımlı geldikten sonra onun anneleri olmadığı gibi bir düşünceye saplanıp bunu ispata girişiyorlar. Anneleriyle giriştikleri ufak çaplı işkence oyunu fazla gore sularına sapmadan ve şiddetin pornografisinde debelenmeden sonlanıyor. Tabii filmin içine katılmış birtakım imgeleri de unutmamak gerek. Mesela hamamböceği dolu akvaryum... Balıklardan hamamböceklerine geçmiş bir yaşam alanı. Bu da bu üçlü arasında büyük bir olay ve değişim yaşandığını gösteriyor bize. Ve bu yaşanan her neyse filmin sonunda trajik bir biçimde ortaya çıkıyor. Filmi izlerken artık ülke gündeminden asla ve asla ayrı duramadığımız için söyle düşündüm. Çocukların kendilerine taciz ve tecavüz edenlere çocuk yaşta giriştikleri işkence hali hiç fena olmazdı. Yani çocuğun kendi tacizciyle hesaplastığı. Bu konuda birçok film var aslında... Bunlardan birisi de Lolilop. 2005 yapımı film 14 yaşındaki Hayley’in 32 yaşındaki tacizci Jeff’e haddini bildirme durumu. Her çocukn aynı güç ve şansa sahip değil ama çok isterim çocukların kendi tacizcilerinden intikam almalarını!

8 Nisan filmi olan Goodnigth Mommy sonunu belli etse de ne olacak şimdi diye heyecanlandıran bir film. Çocuk ve ebeveyn arasında yaşanan psikolojik gerilim filmi güvenli sularda yüzüyor, yani şöyle ki şiddetin dozu yerinde diyebiliriz. Daha çok kaçma kovalama tarzında bir aksiyon var ki bu da filmi kimin haklı olduğu konusunda güzel bir ikileme sokuyor bizleri! Çocuklar haklarına, hayatlarına sahip çıkma imkanı bulsa keşke diye bitiriyorum yazımı!

Uzun atla, yükseğe sıçra!

Bu haftanın en hoş filmlerinden biri de Kartal Eddie. Karşımızda sevimli, mizahi ve bir o kadar da dramı olan bir başarı öyküsü var. Ünlü kayak atlamacı Michael Edwards nam-ı diğer Kartal Eddie’nin çarpıcı hayat hikayesini konu ediniyor. Karşımızda çocukluktan itibaren olimpiyat kafasına giren, koca gözlükleriyle her türlü spora iyi gözle bakan, deyim yerindeyse ölüm duygusunu takmayan bir çocuk var Ama onu da bu dünyada pek takan yok. Babası ünlü bir sıvacı ustası olması yönünde baskılarını eksik etmezken annesi, annelere has ince bir sezgiyle destekliyor oğlunu. İşte bu kimsenin dikkate almadığı oğlan çocuğunun muhteşem, bir o kadar da mucizevi başarı öyküsü!

Önümüze kadar gelmiş bir film olmasa bu gerçek hikayeye inanmakta zorlanırız, o kadar abüsrd yani! Eddie normal çocuklardan değil, arkadaşı olmayan bu çocuğun hayattaki tek amacı olimpiyatlarda herhangi bir spor dalında yarışmacı olmak. En son kayak atlamada karar kılıyor. Bu işin duayeni olanlarla, çömezleri arasındaki gerginlik, İngiltere’nin 1988’deki iftiharı olan bu küçük dev adamın hayatını izlerken duygudan duyguya geçiyorsunuz! Çünkü azmin altında çok büyük ve saf bir yürek var!

Eddie 15m’den 40’a, 70 ve 90 metrelere uzanan atlama denemelerini büyük bir cesaretle ve kısa zamanda yapıyor. Yani normal birinin dört yılda yapabildiğini bir ayda hallediyor ve olimpiyatlara uzanıyor. Onun tek destekçisi de antrenörü Lake Plocidli oluyor. Hugh Jackman’ın oynadığı rol güzel bir eşlikçi rolü. Hayatı bırakmış, kendisini içkiye adamış bu adama adeta tokat gibi çarpıyor Eddie’nin çabaları! İnsanın kendisine inanmasının yanı sıra bir kişi bile destekçisinin olmasının anlamını güzel bir atlama hadisesi içinde sunuyor film. Çıktıktan sonra Eddie için inanılmaz seviniyorsunuz, çünkü bu müthiş azim çabası bize de iyi geliyor. O yüzden bu adamın hayatına uzanın ve atlayın derim! İyi geliyor…