Fransa ve mücadele karşılaştırma matematiği



02-06-2016 08:39


Ercan Bölükbaşı

2008 yılında ODTÜ’de bir yurt kantininde boykot başlatacağımız zaman bizi en çok düşündüren konulardan birisi de taleplerimizi nasıl somutlaştıracağımızdı. Yemekhaneye uzak sayılabilecek bir yurtta ucuza ve kaliteli beslenmek istiyorduk ve neredeyse tüm yurt da arkamızdaydı.

Bu istekler ne kadar anlamlı olursa olsun somutlaştırmaya ihtiyaç vardı. Kalite isteği yurt öğrencilerinin oyları ile belirlenecek bir denetleme mekanizması talebi ile somutlanırken fiyatlar konusunda ise diğer yurtlarla karşılaştırma yapmamız gerekiyordu.

Biz en ucuz fiyatlara bakarak talep listemizi oluştururken, işletmeci de en yükseklerini toparlayıp halinize şükredin çıkışı yapmayı ihmal etmemişti.

Konumuzla ne alakası var demeyin. Sınıf mücadelesinde de benzer bir mantık yürüyor.

Herhangi bir sanayi bölgesinde üretim açısından karşılaştırılabilir bir işletmede benzer işi yapanlar için koşullar iyileştiğinde diğer patronların vallahi de billahi de kurtarmaz yalanları hızla çöker. Sendikalaşma için de durum üç aşağı beş yukarı aynıdır. Bir fabrikaya gerçek bir sendika girdiyse, onu atmak için bölgedeki tüm patronlar birlik olur.

Karşılaştırma matematiği uluslararası düzlemde de aynen işliyor. Fransız patronları, işçi sınıfı mücadelesinin güçlü olduğu ve reel sosyalizmin işçiler açısından etkili bir karşılaştırma gücü olduğu dönemlerde vermek zorunda kaldığı tavizleri birer birer almak derdinde.

Özellikle EURO 2016 yaklaşırken bu çapta organizasyonların birer ekonomik yıkımı da beraberinde getirdiğini geçmişteki örneklere bakarak gören patronlar krizi bir an önce fırsata çevirmek istiyor. İşçiler başarısız olursa işten atılma kolaylaşacak, çalışma saatleri uzatılarak saat başına ücretler düşürülmüş olacak.

Bu durumun tüm Avrupa’yı ve hatta Türkiye’yi etkileyeceği çok açık. Hatta etkilemeye başladı bile diyebiliriz. Sonuçta karşılaştırma matematiği yalnızca ekonomik alanda değil siyasi alanda da mevcut. Bizim küçük ama kurnaz kantin işletmecisinin fiyatlar konusunda yaptığını ülkemizin başındaki sahte diplomalı işletmeci de polis şiddeti konusunda yapıyor. Ona kalsa Fransa’ya bakacak, yediğimiz sopaya şükredeceğiz.

Sırf bu yüzden bile Fransa’daki sınıf kardeşlerimizin mücadelesi daha fazla dikkati hak ediyor.

http://ilerihaber.org/icerik/grevlerin-sarstigi-fransada-neler-oluyor-55061.html

http://ilerihaber.org/icerik/yeni-calisma-yasasi-ve-fransa-55049.html

***

Baştaki örneğin sonucu merak edenler için ekleyelim. Boykot sekiz gün sonra tüm taleplerimizin karşılanması ile son buldu. Karşılaştırma matematiği bu sefer diğer yurtlar için işledi. İstisnasız tüm yurtlarda ya başarıya ulaşan boykotlar oldu, ya da boykot başlamadan kantinciler kendi rızası ile öğrencileri çağırıp taleplerini kabul ettiler.

http://www.hurriyet.com.tr/odtude-kantin-boykotu-9050544

https://eksisozluk.com/odtu-yurtlari-kantin-boykotu--1898178