Faşizm ve sanat:



25-10-2015 10:57


Can Aksel Akın

Yüzyılımızın en büyük sergilerinden biriydi. Sayılar çeşitli kaynaklarda büyük bir ihtimalle abartılmış olsa bile oniki şehirde iki milyonun üzerinde ziyaretçinin bu sergiler dizisini gezdiği tahmin edilmektedir. Tüm Almanya'dan sanat meraklılarını kendisine çeken ''Entartete Kunst Ausstellung'', dilimize dejenere sanat sergisi şeklinde çevirebilir. Canice hazırlanan bu sergi, tarihin tuhaf bir cilvesi olarak günümüzde henüz sayısal olarak en çok insana ulaşmış modern sanat sergisi olarak kabul edilmektedir.

Çok büyük bir sergiydi, gerçekleşmesi için yeni bir bina yapılmıştı. Münih'te aynı zamanda sergiler yapan, eserleri müzelerde sergilenen, koleksiyonerlerin aldığı Almanya içinde ve dışında birçok modern sanatçı için adeta bir ölüm fermanıydı da... Linç etmek olarak düzenlenen bir sergiydi. Yahudi sanatı, Bolşevik sanatı, hastalıklı ruhların sanatı ve benzerleri olarak guruplandırılan sanatçıların tümü aynı ''kazanda yakılmaya çalışılıyordu'' bu sergide. Resimlerin bazıları çerçevesiz, bazıları tersten asılmıştı. Üstlerinde, yanlarında neden değersiz olduklarını belirten çeşitli büyüklükte yazılar vardı. Kimi yazılar sergilenen eserlerden daha büyüktü.

Kökenine baktığımızda bir genç, dönemin popüler stili ile resim yaptığı için Viyana Sanat Akademisi'ne kabul edilmeyecek ve akademi'den nefret edecekti. Bir siyaset adamı daha kendini, sanata emek veren, mesleklerini geliştirmek için hayatlarını adıyan sanatçılardan üstün görecekti. Bu adam, tarihin yüz karası kişiliği olarak milyonlarca insanın katili olarak tarihe geçecekti. Sanata saygı duymayan adam, kendini adlandırdığı şekliyle '''Führer'' idi, (türkçe: yol gösterici), Adolf Hitler.

"İşte bu sebeple bu saatte duyuracağım değiştirilemez kararım, politik akıl karışıklığını düzenlediğim gibi Alman sanat hayatını da düzenlemek olacaktır. Kendi kendine anlaşılamayan (ç.n.: sözde) "Sanat eserleri" , kendilerini etkileyecek salak veya cüretkar, ama anlamsız insanları bulmak için ancak bir kullanma kulavuzuna ihtiyaç duymaktadırlar. Bu (sözde) eserler şu andan itibaren Alman halkına ulaşacakları yolu bulamayacaklardır!" Böyle haykırıyordu sarsılmaz nefretiyle Alman diktatörü.

Viyana'daki Sanat Akademisi'ne kabul edilmeyen, III.Reich'ın başındaki Adolf Hitler 19 Temmuz 1937'de açılış konuşmasını yapacağı sergide sanatı ve sanatçıları yargılıyordu. Bu sergiye özel önem veren ''Führer'', açılıştan önce 5 Mayıs 1937'de Mimar Gerdey Troost (1904-2003), Ressam Adolf Ziegler (1892-1959) ve propaganda bakanı ve Holacaust'un hazırlayıcı ve uygulayıcılarından biri Joseph Goebbels (1897-1945) ile birlikte yeni yapılan ''Hauses der Deutschen Kunst'' (Alman Sanat Evi)'ni denetleyecekti. Akademiye kabul edilmemesinin nefretini sanattan ve sanatçılardan çıkartmaya hazırlanıyordu ''Führer''. Bu sıradan bir sergi değildi, aynı zamanda katılan sanatçılar için bir ölüm fermanıydı.

 

Gezici bir sergi olarak kurgulanmıştı. Tüm Almanya, Führer'in ve rejimin sanat anlayışını kabul etmeliydi. Diğerlerine yer yoktu. İlk sergi Münih'te açıldı, Kasım ayının sonuna kadar sürdü. Bir gün öncesinde ''Deutsche Kunst'' (Alman Sanatı) başlıklı rejimle sorunu olmayan ''sanatçıların'' eserlerini içeren bir sergi de açılmıştı. Günümüzde unutulan bu sergide rejimin desteklediği eserler sergilendi. Bu sayede ikisi arasında karşılaştırma yapılabilecekti.

 

Sanat camiasında, ''Führer'' ve ''Parti'nin'' işbirlikçileri vardı. Dönemin ünlü Alman ressamı Adolf Ziegler (1892-1959), ünlü olma yolunu tercih etmiş ve rejimin uzun eli olmuştu. NS partisiyle sıkı ilişkiler içinde olan Ziegler kısa bir süre içerisinde rakiplerini yok etme imkanı bulacaktı. ''Reichskammer der bildenden Künste'' (Krallık Plastik Sanatlar Dairesi) başkanı olarak atandı ve sanat eserlerine Alman devleti adına el konulması projesini yönetti. Adolf Ziegler'in en büyük projesi ise ''Entartete Kunst'' sergisiydi.

Münih'teki ilk sergi'de ekspresyonism, dadaizm, surrealizm, neue sachlichkeit akımlarına ait yaklaşık 600 eser sergilendi. Eserlerin sanatsal değerlerinin küçültülmesi için, sergicilik anlayışının dışına çıkılarak, eserlerin anlaşılmasını zorlaştıracak şekilde yerleştirildi. Modern sanatın önde gelen temsilcilerinden Kandinsky, Oskar Kakoschka, Otto Freundlich, Alexey von Javlensky en ünlüleri arasında sıralanabilir. Tam liste çok uzundur. Bu konuda araştırmalarda bulunmak üzere, 2003 yılında ''Freien Universitaet Berlin'' (Özgür Üniversite Berlin) bünyesinde bulunan ''Sanat Tarihi Enstitüsü''nde, ''Entartete Kunst'' (dejenere sanat) araştırma merkezi kurulmuştur.