Evet, zorla düzeltilecek



02-03-2016 12:35


Ali Koç'un Kasım 2015'te Antalya'da düzenlenen G-20 zirvesindeki "Eşitsizliğin ortadan kalkması için kapitalizmin ortadan kalkması gerekir" çıkışı ses getirmişti. Ses getirmesi normaldi. Sözün sahibi, 8,74 milyar dolarlık (yaklaşık 25 milyar TL) servetiyle Türkiye'nin en zengin ailesi olan Koç'un, iki numaralı ismiydi. Söylenilen yer ise dünyanın en zengin patronlarını buluşturan B-20 toplantısıydı. 

Ali Koç tabii ki kapitalizmin kalkmasını değil "sürdürülebilir" olmasını istiyordu. Nitekim B-20'deki tartışma yaratan çıkışına iki ay sonra verdiği bir röportajda açıklık getirmişti. "Toplumda eşitsizlik kaynaklı bir sosyal patlama potansiyeli hissediyor musunuz" sorusuna Koç, "Bana göre sosyal açıdan sürdürülemez bir ortamdayız. Gelir eşitsizliği başta olmak üzere bu sorunları liderler ya da iş dünyası gönüllü olarak düzeltemezse birilerinin bunu zorla düzeltmeye çalışacağından emin olabiliriz" yanıtını vermişti.

Evet, sadece metal işçileri için değil tüm ülke için sürdürülemez bir durum var ve emperyalist merkezlerden TÜSİAD'a, Gül-Arınç gibilerden Koç'lara kadar herkesi korkutan da bu sürdürülemez durumun halk tarafından "zorla" düzeltilmesi.

Dün, Renault işçilerinin Bursa'daki yürüyüşünden basına yansıyan aşağıdaki görüntüler, Ali Koç'un "Gelir eşitsizliği başta olmak üzere bu sorunları liderler ya da iş dünyası gönüllü olarak düzeltemezse birilerinin bunu zorla düzeltmeye çalışacağından emin olabiliriz" sözlerine yansıyan korkunun ne kadar haklı olduğunu ortaya koyuyor.

Renault işçileri, Mayıs 2015'te "Metal Fırtına"yı yaratan metal sektöründeki tüm diğer fabrikalardaki sınıf kardeşleri gibi 12 Eylül ürünü Patron-Türk Metal-Devlet zincirini kırmak istiyor. Ücret artışı istiyor. Asgari ücret zammının tüm ücretlere yansıtılmasını istiyor. Sarı sendika Türk Metal'den tamamen kurtulmak istiyor. Sendika ve temsilcilerini seçme hakkını savunuyor. Kıdem tazminatını savunuyor. Bunları istedikleri ve savundukları için işten atılan arkadaşlarının tekrar işe alınmasını istiyor. Birleşik Metal-İş Sendikası ile birlikte mücadele ediyor. Anayasa ve yasalara aykırı olarak zorla el konulan haklarına, üretimden gelen gücünü kullanarak, üretimi durdurarak ve eylemler yaparak sahip çıkıyor. Ali Koç'un deyimiyle "zorla düzeltmeye çalışıyor"...

Sözlerin sahibi Ali Koç'un fabrikasındaki duruma bakalım. Koç Holding'in tamamına değil sadece Tofaş'a bakalım. 2013'te net kâr 434 milyon TL. 2014'te net kâr 574 milyon TL. 2015'te net kâr 831 milyon TL. İki yıldaki artış yüzde 100'e yakın. 7 bini aşkın işçinin çalıştığı Tofaş'ta 2015'deki tüm personel giderleri toplamı ise 290 milyon TL. Yani ortalama bir işçinin eline ayda 2 bin TL civarı para geçiyor. İki yılda kârlar TL cinsinden iki katına çıkarken, işçi ücretleri enflasyon oranına yakın zamlar yapılıyor.

Ali Koç korkusunda haklıdır. Bu durum sürdürülemezdir. Sadece metal işçileri ve gelir eşitsizliği için değil tüm ülke için ve birçok başlıkta durum budur. 

Gericileşmede durum budur. Sürdürülemezdir. Zorla düzeltilecektir.

ABD-NATO taşeronluğunun El Kaide ile açık işbirliğine kadar vardırıldığı dış politikada durum budur. Sürdürülemezdir. Zorla düzeltilecektir.

Ülkenin tüm doğal kaynaklarının ve güzelliklerinin yağmalanmasında durum budur. Sürdürülemezdir. Zorla düzeltilecektir.

Milyarlarca liranın sıfırlanmasında durum budur. Sürdürülemezdir. Zorla düzeltilecektir.

Kadın düşmanlığında durum budur. Sürdürülemezdir. Zorla düzeltilecektir.

Ülkenin tamamımın bir savaş alanı haline gelmesi durum budur. Sürdürülemezdir. Zorla düzeltilecektir.

Bu durum kimse tarafından "ilim icabıdır diye müzakereyle, münakaşa ile" düzeltilmeyecektir. Türkiye'nin emekçi halkı tarafından kuvvetle, kudretle, zorla, isyan ederek bilfiil düzeltilecektir.