Erdoğan'ın planı işliyor mu?



21-08-2015 02:39


AKP ve Erdoğan'ın seçimlerin ardından yaşadığı zor durumu atlatmasında birkaç faktör rol oynadı. Öncelikle Erdoğan, muhalefetin dağınık ve titrek tutumundan mümkün olduğu kadar fazla faydalandı.

Deniz Baykal ve Celal Doğan'la yapılan görüşmeler, gündemin Meclis Başkanlığı seçimine kilitlenmesi, koalisyon görüşmeleri öncesinde ve Meclis Başkanlığı seçiminde MHP'nin aldığı tutum.... Örnekler arttırılabilir. Sonuç olarak, seçimden sonraki bir buçuk aylık dönem Erdoğan'ın tekrar hamle üstünlüğünün ele almasına sahne oldu.

Erdoğan'ın elinin rahatlatan ikinci önemli faktör ise İncirlik Mutabakatı oldu. Bu mutabakatı, IŞİD'e karşı göstermelik operasyonlarda yüzlerce muhalifin tutuklanması ve Kandil'e yönelik hava saldırılarına ABD'nin ses çıkarmaması izledi.

Ancak, mutabakat Suriye'ye toprakları içerisine kurulacak 'güvenli bölge' konusunda Erdoğan'ın istediği gibi sonuçlanmadı. 'Güvenli bölge' planının suya düşmesini, ABD ve Almanya'dan gelen Türkiye'deki Patriotları çekme kararı izledi. Erdoğan, bu tabloyla birlikte Kürt Siyasi Hareketi'nin dışarıda da kuşatma altına alma fırsatını yitirdi. Bununla birlikte, içeride yaratmaya çalıştığı gerici-milliyetçi havayı besleyecek yayılmacılık damarından mahrum kaldı.

İçeride ise çatışmalar artarak devam etti. bianet'in dün yayımladığı verilere göre, Erdoğan'ın savaşında bir ayda 16 polis, 2 korucu, 35 asker, 32 gerilla ve 55 sivil öldü; toplamda 18 ilde 140 kişi hayatını kaybetti.

Erdoğan, çatışmalarla birlikte hem AKP'nin milliyetçi seçmenden oy almasını hem de HDP'nin oy tabanının daralmasını ve bu partinin barajın altına düşmesini umuyor.

Buna karşın, son günlerde ortaya çıkan tepkiler, çatışmaların toplumdaki etkisinin Saray'ın beklediği gibi olmadığını gösteriyor.

AKP'ye yakın araştırma şirketlerinin hazırladığı anketlerin sonuçları bile normal şartlar altında gerçekleşecek bir erken seçimden tek başına iktidar çıkmasının zor olduğunu ortaya koyuyor.

"Türkiye'de sistem fiilen değişti" diyen Erdoğan'ın bu tabloyu sakince kabullenmesi düşük bir ihtimal. Buna karşın, işlerin Erdoğan'ın istediği doğrultuda gitmediği de açık.

Toplumun önemli bir bölümü çatışmalardan, asker tabutu başında miting düzenleyecek kadar alçalan Erdoğan'ı sorumlu tutuyor.

Dün yapılan asker cenazeleri de Sağlık Bakanı'nın Bursa'daki cenazeden kovulmasına, Şırnaklı er Mehmet Halil Barkın'ı 'Katil Erdoğan' sloganlarıyla uğurlanmasına ve Erzurumlu Recep Beycur'un amcasının isyanına sahne oldu.

Bu tepkiler, sadece Erdoğan'ın kirli planını bozmanın değil kalıcı bir barışın yolunu da gösteriyor: Türkiye halklarının birlik ve kardeşliğinin yolu Saray'ın halk düşmanı politikalarına karşı birleşmekten geçiyor.