Duy da inanma!



29-11-2015 09:13


Barbaros Tantan

İnsan olarak, duyduğumuz her şeye olmasa bile önemli bir bölümüne inanmak isteriz. Hele ki, yönetsel mekanizmalarda görevlilerden duyduklarımıza.

Ama, bizim ülkemizde ne mümkün.

Uzunca bir süredir, ülkeyi ve kentlerimizi yönetenlerden ne duyduysak tersine inanmamız gerektiğini gördük. Çünkü, insanımıza doğruyu söylemiyorlar.

Yönetsel erki elinde bulunduranların halkına doğruyu söylemediği, kentimiz penceresinden baktığımızda o kadar net bir durum ki, söz gerek kalmıyor.

O yüzden ‘’duy da inanma’’ başlığı altında toplamayı uygun gördüm.

Mesele, kentte yaşadığımız hava, çevre ve deniz kirliliğine ilişkin verileri gizlemek ve bir şey yokmuş gibi göstermek için harcanan büyük çaba.

Yeri geldiğinde farklı bir araştırma sonucu açıklayan bilim insanlarını mahkemeye veren, kamuoyu önünde ‘kirlilik var’ diyenlerle açık tartışmaya giren belediye yetkilileri, doğruları gizlemek için üstün bir gayret sarf ediyor.

Dilovası’ndaki kirlilik tartışması, Karamürsel sahilindeki alg patlaması meseleleri en son ve can yakıcı örneklerdir.

Belediye başkanlarını denizde çekilmiş fotoğraflarıyla gösterip algı yaratmaya yönelen zihniyet, bazen şaşkınlık içinde adım atmak zorunda kalıyor. Çünkü, denizi için ‘’temizledik, girilebilir’’ dedikleri İzmit Körfezi’ne Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu girmedi, kıyısından bakmakla yetindi.

Heyhat;

Buna rağmen, denizin yine de temiz olduğu iddia ediliyor.

İşte bu yüzden ‘’duy da inanma’’ dedi.

Çünkü, 50 yıl önce 130’a yakın balık türü olan İzmit Körfezi’nde, bugün sağlıklı biçimde yenilebilecek 2-3 tür balık bile avlanamıyor.

Sadece bu duruma bakınca bile durum net olarak anlaşılıyor.

Mevcut durumu, tarafsız bir gözle su yüzeyinden ve su altından çekilen fotoğraf ve videolar da ortaya koyuyor.

O yüzden ‘DUY DA İNANMA’ diyorum…

******

Bir cami yıkımı kararı da, başlığımızı pekiştirir cinsten.

Kocaeli İlme Hizmet Vakfı Başkanı Üzeyir Kaya ve ağabeyi Abdullah Kaya cami yıkılması olayının mağduru olmamak için direniyor. Amaçları, babalarından manevi miras olarak kalan Mehmet Ali Paşa Camii’ni korumak.

Duy da inanma meselesi tam da burada başlıyor.

Yıllar önce caminin yıkılması için kurulan taklit derneğine yazı yazarak olur veren ve caminin yıkılmasının önünü açan kişi, İzmit İlçe eski Müftüsü Abdülkadir Keşvelioğlu.

Heyhat, bir müftü, cami yıkımı için olur yazısı yazıyor.

Biz istesek, ‘’bunlar kafir zaten’’ diye başlayıp söylemedikleri söz kalmaz.

Ama, taklit yazı karşısında hak arayışına giden Kaya kardeşlerin uğraşı sonucu başlatılan soruşturma, İzmit Kaymakamı Ersin Emiroğlu tarafından engellenmiş.

Bir kaymakam, yasal olarak görevini yerine getirmemiş. Yani, görevi suistimal etmiş…

Neden?

Elbette cami yıkılmasını Kaymakam da istemiyordur diye düşünülebilir. Ama, öncelik müftüyü koruma gerekçesidir. ‘’Biz, kadrolarımız yedirtmeyiz’’ demeye getiriyorlar.

Yanlış yapılmış olsa bile…

Yani, bu kararın ‘’benim hırsızım iyidir’’, ‘’benim teröristim yargılanamaz’’ tavrı sergilenmesinden ne farkı vardır ki?

Bu yüzden, söz konusu olay hakkında sıkıntılar yaşanmaya başlandığı günlerde kamuoyunu rahatlatmak için yapılan ‘’sorumlular hakkında gereken yapılacaktır’’ türü açıklamalar aklıma geldiği için, ‘DUY DA İNANMA’ lafını anımsatmak istedim…

******

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi kuruluşu olan kısaca İSU adıyla bilinen Kocaeli Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin Genel Müdürü İlhan Bayram, Büyükşehir Belediye Meclisi’nde yaptığı bir sunumda, İzmit Körfezi’nde ileri teknoloji yatırımlarının yapıldığını ifade edip,”Atık sularının yüzde 99’u arıtıldıktan sonra çevreye veriliyor. Körfezde dalışlarda fotoğraflar çektiriyoruz. Körfez’deki canlılık nitelik ve nicelik olarak ta artıyor. 2009’dan sonra hemen her yıl, İleri Biyolojik Arıtma Tesisleri yapıyoruz’’ demiş.

Tam da, ‘DUY DA İNANMA’ cinsinden laflar…

O zaman, Körfez’deki bu koku nereden geliyor ?

Bayram, ‘’Su kayıp kaçağının önlenmesi ile 10 milyon metreküp yaklaşık 30 milyon tasarruf yapılacak’’da demiş.

Neden bugüne kadar önlemediniz ki ?

Neden bu tasarrufu sağlamadınız ki ?

Bu sorulara tatmin edici yanıt vereceklerini sanmıyorum. O yüzden de, bu tezleri için söylenecek tek söz ‘DUY DA İNANMA’ oluyor.

******

İnanalım mı sorusunu yönelteceğimiz bir başka iş ise İzmit Belediyesi’nden geliyor şu günlerde…

Üstyapı çalışması için hava şartlarının uygun olduğu günlerde ‘erteleme kararı’ alan Belediye, yağışlı günler öncesi Karabaş Mahallesi Ulugazi İlkokulu arkasında bulunan İkizliçeşme Sokak’ta üst yapı çalışmasını, ‘’bir ayda bitecek’’ sözüyle başlattı bile.

Sokak baştan başa kazıldı. Çalışma bitince örnek sokak ortaya çıkacakmış. Bekleyip göreceğiz

Ama, söylemeden geçemeyeceğim, yaratılan beklenti ve iş planlaması tam da ‘DUY DA İNANMA’ cinsinden.