Dünyada ve Türkiye'de en büyük maden katliamları...



06-12-2015 10:04


Emre Gürcanlı

Malum, kaza demiyor cinayet veya katliam diyoruz. Hele ki söz konusu madenler olduğunda başka bir sözcük kullanmaya dilimiz gitmiyor, kalemimiz yan çiziyor.

Malum 4 Aralık Dünya Madenciler Günü...

2013 yılında 93 madenci,
2014 yılında 386 madenci,
2015 yılında 63 madenci yaşamını yitirmiş...

4 Aralık'tan iki gün sonra da olsa, bugün Dünya Madenciler Günü vesilesiyle bir şeyler yazmak istiyorum. En azından, Türkiye'de ve Dünyada büyük maden katliamlarını bir liste olarak vermeye çalışacağım, bu konuda araştırma yapanlar için bir kaynak, bir kolaylık olsun ve bu liste bizim yüzümüze bir tokat gibi vursun!

Neden 4 Aralık Madenciler Günü?

Emekli maden işçisi ve mücadele insanı sevgili Recep ağabey (Adıgüzel) Zonguldakspor'un facebook hesabından alıp İSİG meclisi sayfamızda paylaşmış, bilmiyordum onun sayesinde öğrenmiş oldum. Efsaneye göre, Roma İmparatorluğu zamanında babasının gazabından kaçan Santa Barbara'nın, 4 Aralık günü bir mağaraya sığındığı ve mağarada çalışmakta olan madencileri koruduğu söyleniyor.
Bu nedenle madencilerin koruyucu azizesi olarak kabul ediliyor, daha doğrusu Roma Katolik Kilisesine göre "patlama ve ateşten kaynaklanan zararlardan koruyan ana aziz" olarak kayıt altına alınıyor. Santa Barbara'nın İzmit'te yaşamış olması ve efsanenin geçtiği mekânların Anadolu olmasından dolayı 4 Aralık, önce Anadolu'da daha sonrada Avrupa ve tüm dünyada "Dünya Madenciler Günü" olarak kutlanılmaya başlanıyor.

Madenler önemli, maden işçileri ise daha önemli. Ülkemizde olsun, ABD'de, Latin Amerika'da ve dünyanın her yerinde işçi sınıfı içinde maden işçilerinin ayrı bir yeri ve önemi vardır ve bu maalesef biraz da en fazla kayıp vermelerinden kaynaklanmaktadır. Maden işçilerinin siyasal ve ideolojik belirlenimlerinin, sınıfın diğer kesimleri üzerindeki etkisi güçlüdür. Zonguldak'ta maden havzalarında ölenler "şehit" diye anılır, Latin Amerika'da yerlilerin çalıştığı madenlerde eski inançlar yeniden üretilir ve tüm sınıfa dağılır. Örneğin Bolivyalı madencilerin yer altı tanrısı veya şeytanı Tio vardır. İnternetten izlenebilen 16 Ton belgesel-filminde Ümit Kıvanç da madencilerin bu inancından söz etmektedir. Kazaya uğramamak için, Tio’yu kızdırmamak gerekir:

“Madencinin lambasıyla aydınlanan Tio’nun suratı çok vahşi görünüyordu: kırmızı yanaklar, siyah gözler, geniş burun delikleri. Madenciler bu Quechua tanrısını doyurmak için madendeki temel enerji kaynakları olan su ve koka yaprağı getirir. Bu becerikli şeytan, Tio idi. İki madenci bir ay sonra burada öldürülecekti.” (Paul Mason, Çalışarak Yaşamak ya da Savaşarak Ölmek, 2009: 187)

Ama hayat efsanelerdeki gibi akmıyor, ne dualar, ne bir aziz, ne de koka yaprağı sunduğumuz Tio bizi koruyor. Madencileri kendi örgütlü mücadeleleri dışında koruyan bir şey bulunmuyor!

"Dünya Madenciler Günü" olması sebebiyle TMMOB Maden Mühendisleri Odası da mesajı yayınlıyor ve o mesajda çok önemli bir paragraf yer alıyor:

"Madenlerin; milyonlarca yılda oluşan, oluşurken hiçbir kişinin, kurumun, sınıfın katkısının bulunmadığı, emek harcamadığı madenlerimizin bu özelliğiyle de tüm insanlığın ortak değeri olduğu, sağlayacağı faydanın da toplumsal olması gerektiği bilinmektedir. Bu yeraltı kaynaklarını her türlü tehlike ve zorluk altında doğayla mücadele ederek üreten maden emekçilerine, toplumun vefa borcu bulunmaktadır. Yerin metrelerce altında insanlığa hizmet için gerektiğinde canlarını hiçe sayan maden emekçilerine hak ettikleri değerin verilmesi aynı zamanda bir insanlık görevidir."

Şimdilik burada keselim ve en azından bugün vesilesiyle bir tarihçe notu düşelim. İSİG tarihçesi üzerine çalışanlar için de bir yol haritası sunmuş olalım dünden bugüne gerçekleşen büyük maden “kaza”larıyla. Burada yer almayan, kaçırdığım veya yanlış yazdığım büyük vakalar varsa ve bu konuda katkısı olan okurlarım olursa da çok memnun olurum, daha ayrıntılı bir İSİG tarihçesi için her türlü bilgi önemli sonuçta. Şimdi dünden bugüne binlerce maden işçisinin yaşamını yitirdiği büyük katliamlara şöyle bir bakalım…

Dünyada en büyük maden katliamları (Gerek Türkiye gerekse de dünya için sıralama tarihsel olarak gitmektedir)

12 Aralık 1866, Oaks Maden Ocağı, İngiltere'de Senghenydd'den sonra en büyük ikinci katliamdır. Stairfoot, Barnsley, Güney Yorkshire'da bulunan Oaks Maden Ocağı'ndaki grizu patlaması sonucu 388 işçi yaşamını yitirmiştir.

10 Mart 1906, Courrieres, Fransa. 1100 işçi kömür tozu patlaması sonucu öldü. Bunun üzerine çok şey yazılıp söylemek gerekiyor,ilerleyen haftalarda ayrıntılı ele almaya çalışacağım.

6 Aralık 1907, Monongah Kömür Madeni, ABD. Batı Virginia'daki bu madende büyük bir kısmını İtalyan göçmen işçilerinin oluşturduğu 362 madenci yaşamını yitirdi.

14 Ekim 1913,Senghenydd Maden Ocağı, Glamorgan Galler bölgesindeki bu ocakta gerçekleşen grizu patlamasında, 439 madenci ile bir kurtarma görevlisi yaşamını yitirmiştir.

15 Aralık 1914, Mitsubishi Hojyo Kömür Madeni, Japonya. Gaz patlaması sonucu Japonya'nın Kyushu adasında 687 madenci yaşamını yitirdi.

(Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) 1919 yılında kuruldu ve ancak 1931 yılında 31. No'lu konvansiyon ile kömür madenlerinde çalışma saatlerini düzenledi.)

26 Nisan 1942. Ban Şi Hu (Benxihu), Çin. Çin'in Japonya'nın işgali altındaki Mançurya bölgesinde, Japon emperyalistlerince işletilen Honkeiko (Ban Şi Hu) Kömür İşletmesinde şaftlardan birisindeki patlama dolayısıyla çıkan yangın sonucunda 1549 işçi öldü.

8 Ağustos 1956. Marcinelle Kömür Madeni, Belçika. Çoğu göçmen 262 maden işçisi yaşamını yitirdi.

21 Ocak 1960. Coalbrook, Güney Afrika. Coalbrook madeninde 429'u siyah, 8'i beyaz olan 437 işçi zehirlenerek öldü. Irkçı rejim, beyaz işçilerin eşlerine yılda 396 sterlin dul maaşı bağlarken, siyah işçilerin eşlerine ise bir defaya mahsus olmak üzere 252 sterlin verildi.

9 Mayıs 1960. Laobaidong Kömür Madeni, Çin. Metan gazı patlaması sonucu 684 işçi öldü. Bu Çin Halk Cumhuriyeti kurulduktan sonra gerçekleşen en ölümcül maden "kaza"sıdır.

9 Kasım 1963. Mitsui Miike Kömür Madeni, Japonya. Bu madendeki patlamadı 458 işçi yaşamını yitirirken, 833'ü yaralandı. Yaralananların büyük bir kısmında beyin hasarı bulunmaktaydı.

28 Mayıs 1965. Dhori Kömür Madeni, Hindistan. Dhanbad, Hindistan'da 375 maden işçisi madendeki yangın sonucu öldü.

21 Kasım 1966. Aberfan, Galler, İngiltere'de bir kömür madeninde kömür ve kömür tozu yığınının çökmesi sonucu 116 çocuk ve 26 yetişkin öldü.

20 Kasım 1968. Farmington Madeni, ABD. Batı Virginia'daki madende 78 işçi yaşamını yitirirken, 19'unun ise hiç bir zaman bedenlerine ulaşılamadı.

6 Haziran 1972, Wankie Kömür Ocağı, Rodezya (şimdiki adıyla Zimbabwe). Birbirini takip eden patlamalar sonucunda 426 maden işçisi yaşamını yitirdi, bunların 36'sı Avrupa'dan gelmiş işçilerdi.

27 Aralık 1975. Chasnala Kömür Madeni, Hindistan. 10 yıl önceki gibi yine Dhanbad'da gerçekleşen bu katliamda patlama ve taşkın sonucu 372 işçi yaşamını yitirdi.

Türkiye'deki en büyük maden katliamları

07 Mart 1983. TTK/ Armutçuk/kömür. Grizu patlaması 103 işçi öldü

10 Nisan 1983. TTK/ Kozlu/kömür. Grizu patlaması 10 işçi öldü

14 Temmuz 1983. Yeni Çeltek/Amasya/kömür. Grizu patlaması 5 işçi öldü

31 Ocak 1987. TTK/Kozlu/kömür. Göçük 8 işçi öldü

31 Ocak 1990. TTK/ Amasra/kömür. Grizu patlaması 5 işçi öldü

07 Şubat 1990. YENİ CELTEK/Amasya/kömür. Grizu patlaması 68 işçi öldü

03 Mart 1992. TTK/ Kozlu/kömür. Grizu patlaması 263 işçi öldü

26 Mart 1995. Yozgat/Sorgun/kömür. Grizu patlaması 37 işçi öldü

08 Ağustos 2003. Erzurum/ Aşkale/kömür. Grizu patlaması 8 işçi öldü

22 Kasım 2003. Karaman/Ermenek/kömür. Grizu patlaması 10

08 Eylül 2004. Kastamonu/ Küre/metal. Yangın 19 işçi öldü

21 Nisan 2005. Kutahya/ Gediz/kömür. Grizu patlaması 18 işçi öldü

02 Haziran 2006. Balıkesir/Dursunbey/kömür. Grizu patlaması 17 işçi öldü

10 Aralık 2009. Bursa/Mustafakemalpaşa/kömür. Grizu patlaması 19 işçi öldü

23 Şubat 2010. Balıkesir/Dursunbey /kömür. Grizu patlaması 13 işçi öldü

17 Mayıs 2010. TTK/ Karadon/kömür. Grizu patlaması 30 işçi öldü

6 ve 10 Şubat 2011. Kahramanmaraş, Elbistan’da Ciner Holdinge ait Çöllolar kömür madeninde ardı ardına iki göçük, 11 işçi hayatını kaybetti. 9′unun cesedi dahi çıkarılmadı.

13 Mayıs 2014 tarihinde Manisa’nın Soma ilçesinde, Soma Holding tarafından işletilen kömür ocağında meydana geldi. Patlamanın etkisiyle madende yangın çıktı ve çok sayıda madenci içeride mahsur kaldı, bu tarihsel katliamda 301 işçi yaşamını yitirdi...

Yaşamını yitiren tüm maden işçilerinin anısına, mücadele azmimiz hiç yok olmasın diyerek bu haftalık yazımı sonlandırmak istiyorum…