Diren Tayyip



18-05-2015 07:51


Aysel Tekerek

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dün Kayseri’de tüm suçlarını itiraf etmiştir.

Bir önemi var mı diyeceksiniz. Suç ortada suçlu ortada.

Mesele Cumhurbaşkanı ise ve suç vatana ihanet ise oldukça önemi var. 

Konuşma hakkını bu defa kendini savunmakla harcayan Tayyip Erdoğan,  dün Kayseri’de  aynen şunları söyledi. “Cumhurbaşkanı'nı engelleyemezsiniz. Cumhurbaşkanı, meydanlarda konuşur televizyonlarda konuşur, konuşur yani. Cumhurbaşkanı’nın vatana ihanet dışında bir suçu olmaz. Anayasa da okumuyorlar, babayasa da okumuyorlar."

Cumhurbaşkanının babayasasında bu var. Bir cumhurbaşkanı vatana ihanet dışında suç işleyemez. Ancak gelin görün ki, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında ise şu var. “Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en az dörtte üçünün vereceği kararla suçlandırılır. “  ve yine “Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanını, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanını, Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar.

Özetle, cumhurbaşkanı ancak vatana ihanet suçlaması olduğunda Yüce Divanda yargılanabilir. Bu onun başka bir suç işlemediği anlamına gelmez.   Vatana ihanet kısmına gelmeden önce bu cümlelerin sarf edilme nedenine bir bakalım.

Tayyip Erdoğan’ın bu konuşması, kendisi hakkında neredeyse her gün  Yüksek Seçim Kurulu’na yapılan şikayetlere karşı “Tayyipçe”  bir savunma. İtiraf dediğimizde bu. Cumhurbaşkanı açıkça ihlal ettiği kanunlar olduğunu elbette ki biliyor ve işi bilinçli bir şekilde çarpıtıyor.  Seçim kısmı ve ettiği ihlaller onun için işin en önemsiz kısmı. Cumhurbaşkanı, kendisi hakkında halka mal olmuş Hırsız ve Katil tanımına da dolaylı yoldan cevap veriyor.  Koltuğunda kaldığı sürece hırsızlığa ve katilliğe devam edeceğini başka nasıl anlatabilirdi ki?  Vatana ihanet  suçlaması yoksa sorun da yok!

Peki nedir bu vatana ihanet suçu?

Aslına bakılırsa vatana ihanet terimi sadece anayasa da geçiyor ve ceza kanununda özel olarak bu  suç tanımı bulunmuyor. Ancak geçmişten bu güne TCK’nın Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar bölümünde yer alan suçların vatana ihanet tanımı içerisinde yer aldığı kabul ediliyor. Yani,  devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, düşmanla iş birliği yapmak, devlete karşı savaşa tahrik,temel milli yararlara karşı hareket,yabancı devlet aleyhine asker toplama,askeri tesisleri tahrip ve düşman askeri hareketleri yararına anlaşma,düşman devlete maddi ve mali yardım…

Herhalde tüm bu suçların hepsine ayrı ayrı bir kanıt  bulmakta zorlanmayız değil mi?

Sadece Eğit- Donat Projesi bile bir devlet aleyhine asker toplamak üstüne bir de onu eğitmek Tayyip’in babayasasında suç değil. Ama anayasada en ağır suç.

Bir de Suriye’de işlenen savaş suçlarını ve AKP hükümetinin açıkça suç ortağı olmasını düşündüğünüzde artık mesele insanlığa karşı işlenen suçlara kadar gelip dayanıyor.

Tayyip Erdoğan da en az bizim kadar bazı suçların cezasının ancak halk tarafından kesileceğini biliyor.

Direniyor. O da halk gibi konuştukça direndikçe “güzelleşiyor”...

Diren Tayyip, diren de nereye kadar?

Elinde Kuran, dilinde vatana ihanet terimlerine kadar gelmişsen bu halk ne yapsın?

Direnmesin  de dilensin mi?