Çocuktan işçi olur mu? Madde madde çocuk işçilik…



12-06-2019 08:55


Emre Gürcanlı

“Örneğin; kendilerine kurumla dolmuş fabrika bacalarının temizlenmesi görevi verilen çocukların, dar ve pis bacalarda, üzerlerine giydirilen paçavra elbiselerle aşağıdan yukarıya doğru çıkmalarını sağlamak amacıyla alttan ateş yakıldığı ve çıkan dumandan boğulmamak için yukarıya, temiz havaya ulaşmak üzere kaya-çıka bacaya tırmanan çocukların, bacanın üstüne nefes nefese, yüzü gözü simsiyah ve elleri kan içinde çıktıklarında, bacayı da bu yolla temizledikleri belirtilir. Belçika’da maden ocaklarında çalışan 15 yaşından küçük kız çocuklarının, kısa süre sonra ahlaksızlığın son kertesine kadar düştükleri; bir rapora göre de, bir iplik fabrikasında 10-14 yaşlarındaki 13 kız işçinin tek bir işveren tarafından kirletildiği ve çalışma yaşamına atılan bir çocuğun, ender olarak bekaretini koruyabildiği açıklanmıştır." (Demircioğlu ve Centel, 2005; 30)

2012 yılında 32 çocuk
2013'te 59 çocuk,
2014'te 54 çocuk,
2015'te 63 çocuk,
2016'da 56 çocuk,
2017’de 60 çocuk,
2018’de 67 çocuk,
2019’un ilk 5 ayında 26 çocuk çalışırken öldü! Hayır öldürüldü…

Bugün 12 Haziran. Çocuk İşçilikle Mücadele Günü. Birleşmiş Milletler tarafından dünyada gittikçe artan çocuk işçiliğine karşı “farkındalık yaratmak” ve çocuk işçiliğine engel olmak amacıyla 2002 yılında Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü ilan edilmiş. Ama o yıldan itibaren ne çocuk işçilik azalmış, ne de iş cinayetlerinde ölen çocukların sayısı. 

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Çocuk İşçilik Raporu ve DİSK tarafından hazırlanan raporlardan bazı rakamlara bakıp, çocuk işçilik denen insanlık suçunu madde madde inceleyelim. 

DİSK’in yayınladığı Çocuk İşçilik Raporu da hiç iç açıcı veriler içermiyor:

-Çocuk işçi sayısı artıyor.
-2012 yılında 601 bin olan 15-17 yaş arası çocuk işçi sayısı, 2016 yılına gelindiğinde 709 bin olmuş.
-Çocuk işçilerin yüzde 80’e yakını kayıt dışı çalıştırılıyor.
-Türkiye, Avrupa ülkeleri içerisinde çocuk yoksulluğunda en kötü ülke.
-Suriyeli çocuklar ile çocuk emeği sömürüsü derinleşti.
-Çocuklar kentlerde de kırlarda da kayıt dışı çalıştırılıyor. 2016 TÜİK verilerine göre çocuk işçilerin % 78’i kayıt dışı çalışmakta ve 2016 yılında 15-17 yaş arası çocuk işçi sayısı 708 bin.  
-5 çocuktan 4’ü kayıtdışı çalıştırılıyor. 
-Türkiye, AB ülkeleri ile karşılaştırıldığında çocuk yoksulluk oranı en fazla olan ülke 

Şimdi rakamları bir yana bırakıp, çocuk işçilikle mücadele etmek için bazı kavramları madde madde sıralayalım ve tartışalım:

1- Çocuk deyince ne anlamalıyız?

Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi Madde 1: “Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, onsekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır.” BM Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde benimsenen Çocuk Hakları Sözleşmesi 2 Eylül 1990 tarihinde de yürürlüğe girmiştir. Türkiye de dahil olmak üzere 197 ülkenin taraf olduğu bu sözleşme en fazla ülkenin onayladığı bir belge olarak öne çıkar. Amerika Birleşik Devletleri hariç bütün Birleşmiş Milletler üyeleriyle Filistin, Vatikan, Nieu ve Cook Adaları sözleşmeye taraftır. Türkiye, ÇHS'yi 14 Ekim 1990'da imzalamış ve sözleşme 27 Ocak 1995'te Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş.  

Özetle; genç, ergen, ergen öncesi gibi tanımlar yapılabilir, sağlık bilimleri açısından bunlar incelenebilir. Ancak üretim süreci söz konusu olduğunda bunlar bizi ilgilendirmemektedir. Çocuk çocuktur, çocuk 18 yaşın altındaki tüm bireylerdir. Bunun dışında herhangi bir tanım reddedilmelidir.

2- "Çocuk işçilik" nedir?

Çocuk işçilik insanlık suçudur. Bunu zihnimize kazımadan bir adım atamayız, atmamalıyız. Öte yandan hukuksal olarak da bir bakmak gerekiyor bu ifade nasıl ve ne şekilde hukuk sisteminde yer alıyor diye. Çocuk işçiliği dendiğinde bundan anlaşılması gereken, çocuğun yaptığı, eğitimine, sağlığına ve gelişimine zarar verebilecek nitelik ve yoğunluktaki işlerdir. Şimdi tanımlara bakalım:

-İş Kanununda ve Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’te tanımlar:

Çocuk işçi: 14 yaşını bitirmiş, 15 yaşını doldurmamış ve ilköğretimini tamamlamış kişidir.
Genç işçi: 15 yaşını tamamlamış, ancak 18 yaşını tamamlamamış kişidir. (4857/md.71)

Bu tanımlar bizi ilgilendiremektedir. Çocuk işçi olmaz!

3- Çocuk işçiler hangi işlerde çalıştırılabilir?

Bir tanım yaptığınızda onun altını da doldurmanız gerekir. Çocuk işçilik, çocukları koruyacağım söylemleriyle meşrulaştırılır ve mevzuata girerse insanlık suçunun kapıları aralanır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayınlanan “Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” çocuk işçilerin hangi işlerde çalıştırılabileceğini belirtmiştir:

Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Esasları

Madde 5 - Çocuğun ve genç işçinin işe yerleştirilmesinde ve çalışması süresince güvenliği, sağlığı, bedensel, zihinsel, ahlaki ve psikososyal gelişimi, kişisel yatkınlık ve yetenekleri dikkate alınır.

Çocuk ve genç işçiler, okula devam edenlerin okula devamları ile okuldaki başarılarına engel olmayacak, meslek seçimi için yapılacak hazırlıklara ya da yetkili makamlar tarafından yeterliliği kabul edilen mesleki eğitime katılmasına engel olmayacak işlerde çalıştırılabilirler.

İşverenler çocuk ve genç işçilerin tecrübe eksikliği, mevcut veya muhtemel riskler konularında bilgisizlik veya tamamen gelişmiş olmamalarına bağlı olarak gelişmelerini, sağlık ve güvenliklerini tehlikeye sokabilecek herhangi bir riske karşı korunmalarını temin edeceklerdir.

Bu yönetmeliğin Ek-1’inde ise:

Çocuk İşçilerin Çalıştırılabilecekleri Hafif İşler

1- Düşme ve yaralanma tehlikesi olabilecek şekilde çalışmayı gerektirecek olanlar hariç meyve, sebze, çiçek toplama işleri,
2- Kümes hayvanları besiciliğinde yardımcı işler ve ipek böcekçiliği işleri,
3- Esnaf ve sanatkarların yanında satış işleri,
4- Büro hizmetlerine yardımcı işler,
5- Gazete, dergi ya da yazılı matbuatın dağıtımı ve satımı işleri (yük taşıma ve istifleme hariç),
6- Fırın, pastane, manav, büfe ve içkisiz lokantalarda komi ve satış elemanı olarak yapılan işler,
7- Satış eşyalarına etiket yapıştırma ve elle paketleme işleri,
8- Kütüphane, fuar, panayır ve sergi yerlerinde yardımcı işler (yük taşıma ve istifleme hariç),
9- Spor tesislerinde yardımcı işler,
10- Çiçek satışı, düzenlenmesi işleri.

4- Çocuk işçiler hangi işlerde çalıştırılmaz?

Burada uzun uzun liste vermeye gerek yok, yukarıda belirtilen yönetmelik, çalıştırılabilecek işlerin haricinde uzun uzun hangi işlerde çalıştırılamayacağını da belirtmiştir ama bunun bizim için önemi bulunmamaktadır, zira insandan toplumdan yana olan, en temel insani değerleri sahiplenen herkes açısından çocuk işçilik diye bir şey yoktur!

5- Peki ülkemizde madem var, mevzuat çocuk işçileri koruyor mu?

Mevzuatta bir kez zikredildiğinde artık onun altını doldurmak da elzem haline gelir, dolayısıyla gerek çalışma süreleri açısından gerekse de işçi sağlığı ve iş güvenliği, sosyal haklar vb. açılardan mevzuatta “haklar” bulunmaktadır.

Sözgelimi AB’nin 94/33/EC Yönergesi çalışma sürelerini ayrıntılı düzenlemiş, Yönergenin 8.maddesinde okula devam eden çocukların çalışma sürelerinde sınırlamalar getirmiştir.   İş Kanunu çocukları çalışma sürelerini okula devam edip etmemelerine göre bir ayrım yaparak çalışma sürelerini belirlemiştir.  İş Kanunun 71.maddesi uyarınca temel eğitimi tamamlamış ve okula gitmeyen çocukların çalışma saatleri günde yedi ve haftada otuzbeş saatten fazla olamaz. Ancak,  onbeş yaşını tamamlamış çocuklar için bu süre günde sekiz ve haftada kırk saate kadar artırılabilir.

6- Çocuk işçiler iş cinayetlerine maruz kalıyor mu?

Çocuk işçiler hakkında İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin yayınladığı veriler açık. Yazının girişinde yıllara göre artış da izlenebilir. Saptanamayan iş cinayetleri ve meslek hastalıklarında yaşamını yitiren çocuk işçilere dair hiç bir şey bilmiyoruz. Ayrıca çoğu kez, uluslar arası bir makalemde de belirttiğim ve incelediğim gibi (Gurcanli, 2009), işyerlerinde yaşamını yitiren çocukların çoğu ya oraya “oyun” için girmiş ya “akrabasını ziyaret” için ya da “yalnızca çay, kahve getir götür işleri yapan” olarak kayıt altına alınmıştır. Çocuk ölümleri yaygındır, çocuk ölümleri “olağandır” çocuk ölümleri kanıksanmıştır. 

7- Çocuk işçiler kimlerdir?

Çocuk işçiler tarım sektöründe ailesiyle birlikte çalışanlardır, çocuk işçiler kentlerin varoşlarında aile içi emek kapsamında ücretsiz çalışanlardır, çocuk işçiler iş öğrensin diye yaz tatilinde çalışanlardır, çocuk işçiler harçlığını kazansın diye tanıdığın yanına verilenlerdir vs vs. Ama çocuk işçiler sistematik olarak Türkiye kapitalizminin daha ilk öğretim çağındayken bile acımasız üretim çarklarına soktuğu oyun alanlarından koparılan bu ülkenin geleceğidir. Kesinlikle arızi bir olgu değil bilinçli sistematik bir emek sömürüsüdür.

Son dört beş yıldır Suriyeli “köle” çocuk sayısındaki artış insanlık dışı boyutlardadır. Gaziantep, Şanlıurfa ve İstanbul Suriyeli çocuk emeği sömürüsünün en yoğun olduğu illerdir. Tekstil, kundura, temizlik, inşaat başta olmak üzere kimi zaman zorla çalıştırılan yavrularımızdır. AFAD verilerine göre Türkiye’deki kayıtlı Suriyeli mültecilerin yüzde 55’i 0-18 yaş grubundadır. Mülteciler üzerine çalışma yapan kurumların tespitine göre de 3 milyon Suriyeli mülteciden yaklaşık bir milyonu ilk okul yaşında çocuk ve bunların sadece dörtte biri okula gitmekte,  11 yaş üstü çocukların eğitim düzeyi ile ilgili ise bilgi bulunmamaktadır.

8- Türkiye’de çocuk işçilik sayılarla nasıl ifade edilebilir?

Türkiye’de 900 bin çocuk işçi olduğu belirtilmekte. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre nüfusun yüzde 29,4’ünü çocukların oluşturuyor. TÜİK 2012 verilerine göre, ülkede 6 - 17 yaş arasında yaklaşık 900 bin çocuk işçi var. Çalışan çocuklar en fazla tarım sektöründe.  Çalışan çocukların yarısı da eğitim hakkından da mahrum. Çalışan çocukların yüzde 49,8’i okula devam ederken, yüzde 50,2’si okula devam etmiyor.TÜİK verilerine göre Türkiye'de yaklaşık 16 milyon yoksul var. Yoksul fertlerin yüzde 44,3’ü çocuk. Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (BETAM) 2014 verilerine göre de Türkiye’de her üç çocuktan biri şiddetli maddi yoksulluk çeken hanelerde yaşıyor. Çocuk maddi yoksunluğunda en yüksek oranlara sahip iki bölge Kuzey Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu. Yoksulluk çeken 7 milyondan fazla çocuğun yüzde 40’ı protein ihtiyacını et, tavuk ya da balıktan karşılayamıyor.  DİSK-AR raporu somut olarak yüzümüze çarpıyor:

- Okula gitmeyen çocuklar için haftalık çalışma süresi 54 saat
- Çocukların yüzde 3,4’ü yaralanmış ya da sakatlanmıştır
- Çocukların üçte birine işyerinde yemek verilmiyor
- Yarısından çoğu 400 TL altında bir ücretle çalışıyor

DİSK-AR verilerine göre çocuk işçilikte bir dönem görülen azalma yerini düzenli bir artışa bırakmıştır. Rapordan doğrudan alıntı yaparsak:

“Türkiye 2012 verilerine göre 2006 yılından bu yana çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerinin en yaygın olduğu ücretsiz aile işçisi çocuk işçilerin, toplam çocuk işçiler içerisindeki oranı % 41’den % 46’ya, sayısı ise 362 binden 413 bine yükselmiştir. Yine aynı kapsamda değerlendirilen tarım sektöründe çalışan çocukların sayısı da 73 bin kişi artış göstererek 326 binden 399 bine,  toplam çocuk işçilere oran ise % 37’den % 45’e ulaşmıştır. Tarımda çalışan çocuklar açısından asıl acı olanı ise tarımdaki istihdam artışının % 66’sının ve ücretsiz aile işçilerindeki artışın % 90’ının 6-14 yaş arası çocuklar olmasıdır. Toplamda da çocuk işçiliğinin artmasına neden olan 6-14 yaş çocuk işçilerin sayısındaki artıştır. Dünya genelinde istihdam içindeki çocukların sayısı 264 milyondur. Bu veri 2008 yılından 42 milyon daha azdır. Çocuk işçiliği daha sınırlı bir tanımdır.  2012 yılında 168 million 5-17 yaş arasında çocuk işçi bulunmaktadır. Söz konusu rakam 4 yılda 215 milyondan 168 milyona gerilemiştir. Diğer ülkeler kategorisinde yer alan ülkeler haricinde çocuk işçiliği gerilemiştir. Ülkelere göre gelir düzeyi arttıkça çocuk işçiliği azalmaktadır.”

9- Çocuk işçilerin çalışma koşulları nasıldır?

Türkiye’yi genel olarak bölgesel sınıflandırmadan bağımsız değerlendirirsek şunu görüyoruz, 6-17 yaş grubundaki çocukların haftalık ortalama fiili çalışma süresi 40 saatti bulurken, bu süre 15-17 yaş grubundaki çocuklar için 45,8 saat. Serkan Öngel gerek Birgün gazetesinde gerekse de DİSK-AR raporlarında sürekli altını çiziyor bu rakamların ve ekliyor ortalama haftalık fiili çalışma süresi 6-14 yaş grubundaki çocuklar için ise 28 saattir. Erkek çocuklar haftada ortalama 43,2 saat çalışırken, kızlar 33 saat çalışmaktadır ve can alıcı nokta okula devam etmeyen çocuklar için geliyor; haftalık 54,3 saat ile Türkiye ortalamasının üstünde, insanlığın genel kazanımlarının da altında insanlık dışı bir çalışma. Öngel ekliyor:

“Ücretli, yevmiyeli veya kendi hesabına çalışan çocukların yüzde 52’si 2012 yılında aylık 400 TL’lik bir gelirle çalışmak zorunda bırakılmaktadır. Ücretli ya da yevmiyeli olarak çalışan çocukların yüzde 3,4’ü sakatlanma ve yaralanma yaşamıştır, yüzde 34’ü aşırı yorulmaktadır. Üçte birine işyerinde yemek verilmemektedir. Yüzde 36’sının haftalık izni, yüzde 89’nun yıllık izni yoktur.”

10- Eğitim sistemi ile çocuk işçilik arasında bağlantı var mı?

Var, hem de nasıl. Özetle 4+4+4 sistemi Cumhuriyetin temel kazanımlarından laik eğitimi yok etmiş, kız çocuklarını eğitim sürecinden uzaklaştırmış, erkek çocukları yobaz gerici tarikat yurtlarına, dini eğitime veya doğrudan iş yaşamına itmiştir. DİSK-AR raporuna göre okula devam ederken çalışan çocukların sayısı 2006-2012 yılları arasında % 64 oranında artarak, 272 binden 445 bine yükselmişken, okuyan çocukların 2006 yılında % 2’si ekonomik bir faaliyette çalışırken 2012 yılında bu oran % 3’e ulaşmış. Bu çocuklar arasında ev işlerinde çalışanların oranı da % 43’den % 50 seviyesine yükselmiş, okula devam etmeyen çocukların sayısı 2 milyon 314 binden, 1 milyon 297 bine gerilerken, okula gitmeyen çocuklar arasında ekonomik faaliyetlerde çalışanların oranı % 27’den % 35’e yükselmiş. Buna karşın ev işlerinde çalışan çocukların sayısı bu kategoride % 44’den % 39’a gerilemiş…

11- Ne yapmalı?

Önce eğer çocuğunuz varsa onu bir kucağınıza alın, ona sarılın, bir koklayın, öpün ve gözlerinin içine bakın ve yukarıda yazılanları düşünün. Sonra tüm bu söylenenlerin bu rezil düzenin temelinde olduğunu, çocuk işçilik olmayan bir kapitalizmin olmayacağını düşünün. Beğenin beğenmeyin, Sovyetler Birliği ve diğer sosyalist ülkelerin birkaç haftada başardığını biz de başaralım çocuk işçiliğini yasaklayalım demenin hayal olmadığını düşünün. Vladimir İlyiç Ulyanov Lenin’in o güzel sözünü “tek ayrıcalıklı sınıf çocuklardır” sözünü düşünün. 

Ve çocuklarınızı, çocuklarımızı korumak için ayağa kalkın!
 
KAYNAKLAR

-Demircioğlu, M., Centel, T., (2005). İş Hukuku, Beta Yayımcılık, Yayın No: 1399, İstanbul, 10.Baskı.

-Engels, F., (1997). Kişisel Gözlemlerden ve Sağlıklı Kaynaklardan, İngiltere'de Emekçi Sınıfların Durumu, Eriş Yayınları, Birinci Baskı, Ankara, Sayfa 176-206 (Friedrich Engels’in Die Lage der arbeitenden Klasse in England (1845).

-Gürcanli, G. E. (2009). Who is at fault? Third party and child injuries at construction sites in Turkey. Safety science, 47(3), 364-373.

-http://www.evrensel.net/haber/278248/suriyeli-cocuk-isciler-egitim-alamiyor-ucuza-calistiriliyor

-http://www.aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/sayilarla-turkiyede-cocuk

-http://www.birgun.net/haber-detay/cocuk-olmak-yasak-109773.html

-DİSK/Genel-İş Araştırma Dairesi TÜİK İstatistiklerle Çocuk 2014, Çocuk İşgücü Anketi 2012, Gelir ve Yaşam Koşulları Anketi 2014