Bir şafak vakti yeniden...



15-08-2014 08:31


Onur Emre

Ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı” (T.Uyar)

Şêxlerine göre bütün katliamlara rağmen onları koruyan şey, güneşe duydukları inançtı. Unutmayın ki” dedi Şêx, “Güneşin nuruyla yeşilleniyor dünya. Güneş olmazsa her şey anlamsızlaşır. Biz güneşe secde ederek kazandık ve bu günlere kadar gelebildik.”

Günde üç sefer güneşe dönerek ibadet eder Ezidiler. Bu defa gün boyu katledildiler secde ettikleri “21 ışınlı sarı renkli” güneşlerinin altında. Ağustos sıcağındaki susuzluk güzel gözlü cocuklarını aldı ellerinden...

Mezopotamya'nın tanrısı çoktur ama bu diyarın tanrıları hakikatsizdir. Eğer celladınız güçlü ve egemen olandan yanaysa, tanrılar sizi yalnız bırakır bu topraklarda. Ve Ortadoğu, günahların kayıtlara geçmediği, herkesin suçunu unutup intikamının peşinden gittiği bir coğrafyadır.

***

Yüzlerce yıllık kadim bir inanç, bir kültürdür Ezidilik. Kürtler tarafından asimile edildikleri sıkça söylenir ama Kürt kültürünün taşıyıcılarından sayılırlar aynı zamanda. “72 Ferman” olarak adlandırdıkları 72 katliam yaşadılar tarihleri boyunca.

Bugünlerde 73. kez katlediliyorlar. Emperyalizmin ve bölgenin güçlü devletlerinin, Ortadoğu'da karmaşa yaratmak, yeni bir düzenlemenin, yeni bir emperyalist müdahalenin zeminini hazırlamak için bir kama gibi sapladıkları abdestli cinayet örgütü IŞİD üstlendi 73. barbarlığı.

Dünyada sayıları en yüksek tahminle 800 bin olan Ezidilerin 500 bini IŞİD saldırılarından kurtulmak için bir kez daha yerinden yurdundan oldu, dağlara sığındı, sınırı geçip başka topraklarda yaşamak zorunda bırakıldı. Binlerce Ezidi Kürdü ve Türkmen öldürüldü. IŞİD tarafından esir alınanlar ise din değiştirmeye zorlanıyor ve öldürülüyor. Çocukları öldüğünde dudaklarını dişleyen suskun Ezidi kadınlar, cariye olarak petrol zengini Araplara satılıyor.

Dünyanın geri kalanıysa mışıl mışıl...

IŞİD saldırılarına karşı Ezidi Kürtleri ve diğer toplulukları; Şabakları, Keldanileri, Süryanileri, Asurileri, Türkmenleri koruyacak bir süper güç yok. Rojava Kürtlerinin henüz yeni ordulaşmaya başlayan silahlı gücü YPG, PKK ve cesaret ettiği zamanlarda Peşmerge IŞİD saldırılarına karşı bir direniş göstermeye çalışıyor.

Ve Ezdihan kana bulanırken; IŞİD'in açtığı yoldan yürümeyi bekleyen, hatta IŞİD'e yol açan Ankara sustu. Ortalık biraz daha karışsın isteyen emperyalizm sustu. Türkmenler kırmızı çizgimizdir diye yıllardır kafa şişiren Türk ulusalcıları sustu, Bağdat sustu, Moskova sustu... Solumuz sustu...

***

Bu susmaların bir kısmının farklı bir nedeni vardı. Bölgedeki siyasi dengeler ve ilişkilerin yeniden kurulacağı, yeni çatışma dinamiklerinin ve düşmanlıkların türeyeceği bir dönem başlıyor Ortadoğu'da. Herkes her şeyleşiyor ve kendisine yeni bir rol arıyor.

Suriye hükümetine karşı başarısız olan IŞİD, Kürtlerin elinde olan sınır bölgelerinde etkili olmaya ve Türkiye sınırını kontrol etmeye çalışıyor. Haseke'ye, Şengal'e, Kobane'ye petrol kuyuları olan stratejik yerleşim yerlerine saldırarak buraları işgal etmeye çalışıyor. Sünni nüfusun yaşadığı Irak topraklarında cirit atan bu örgüt Şiilerin bulunduğu şehirlere saldırmayı planlıyor. IŞİD, adlı adınca kılıçla şeriat devleti kurmaya, güneşi karartmaya çalışıyor.

Öte yanda, Irak hükümetinin boşalttığı Kerkük'ü alan, IŞİD'i kovarsa ele geçireceği Musul'la birlikte bağımsızlık ısrarı ve petrol geliri artacak olan Barzani hükümeti var. Bölgede ciddi bir aktör haline gelen, Kürtlerin savunmasında silahlı güçlerini etkin bir şekilde devreye sokabilen ve bölge halklarının desteğini daha fazla alan PKK var.

Rojava'da artık varlığını bütün devletlerin kabul etmesi gereken Kürt iktidarı ve asker sayısı giderek artan silahlı gücü YPG var.

Suriye, Türkiye, Irak Kürtleri arasında IŞİD saldırılarının da etkisiyle kurulan birlik var. Bu birliğin muhtemel bir iç çatışma ve anlaşmazlıkla malul olduğu gerçeği var.

Üçe bölünmesine kesin gözüyle bakılan Irak var. IŞİD'in katliamlarına ciddi destek veren ve gittikçe gericileşen, emperyalizmin daha yıllarca manipüle edebileceği Sünni Araplar var.

IŞİD'in bölgeye yeniden müdahale edebilmelerine olanak sağlayan provokasyonlarını şevkle izleyen ve şimdi Batı basınını yoksul Ezidilerin fotoğraflarıyla dolduran ABD, Almanya, İngiltere, Fransa var.

Yeni Kürdistanları; Rojava'yı, Irak Kürdistanı'nı, Türkiye'de kendisini sıkıştıracak, daha talepkar bir Kürt inisiyatifini ne yapacağını bilemeyecek bir Türkiye var.

Tayyip'in “Yeni Türkiye” sevdasının İstanbul'da, Ankara'da patlayacak IŞİD bombalarına dönüşmesi gerçeği var.

Ortadoğu'nun yeni döneminde hepsi ve fazlası var. Bunları göreceğiz, konuşacağız ve yazacağız ama önce yasımızı tutalım.

Şimdi dağlarda kayalıkların arasında saklanan o çocukların bir gün başlarını çıkarıp ayağa kalkacağını bilelim. Güneşin bir şafaktan sonra yine Ezidiler ve tüm Ortadoğu halkları için doğacağına inanalım...

İlericilere not: Uzun söze gerek yok, ileri attığımız sadece tek bir adım değildir. Binlerce komünistin kolektif binlerce ileri adımıdır.

Toprağımız bereketli, aklımız yaratıcı, ellerimiz hünerlidir... Ardımızda bıraktığımız ise bir “soylu umutsuzluk...”

Yolumuz açık, yarınlar bizim olsun...