Bir hafta sonra Yunanistan: Matematik kazandı, halk henüz kaybetmedi



15-07-2015 08:54


Ergun Çağlayan

Son bir hafta içinde Yunanistan müzakereleri bambaşka şekillere büründü. Her saat değişen hava, sonunda matematiğin kazanmasıyla sonuçlandı.

Çipras halkoylamasında aldığı Hayır sonucuyla AB'ye gittiğinde yine aynı koşulları buldu: Yunanistan Avroda kalmalı, borçları traşlanmamalı, yeni kredi anlaşması yapılabilmesi için dayatılan reformları kabul etmeli... Bu üç önkoşulun tarif ettiği şey düpedüz Alman sömürgesidir. Ama Grek halkında AB'den bağımsızlık fikri henüz marjinaldir.

Çipras, Merkel şürekâsının avrodan atma kararlılığına karşı kumar oynadı. Halkoylamasında reddedilen AB teklifinin çok benzerini karşı öneri olarak götürdü. Syriza sol kanadı isyan etti ve kabul etmeyeceğini söyledi. Çipras, bu plan için muhtemelen Syriza dışından, PASOK ve YDP milletvekillerinden destek sözü almış durumda ve Syriza artık fiilen iktidarda değil. Siz bu metni okurken Grek parlamentosunda Düyunu Umumiye benzeri bir paket oylanıyor olacak.

Çipras, bugüne kadarki harekât planında, geçen hafta yazdığım gibi, umulmadık derecede başarılı oldu. Yani Yunanistan'ın Avrupa'dan atılarak burnunun sürtülmesi ve başına gelecek kötü şeylerin benzer AB ülkeleri için ibret olması şeklinde özetlenebilecek Merkel planı başarısız oldu. Ama başta saydığım üç koşul, halkın desteklemediği bir AB'den ayrılma harekâtını gerektiriyordu ve Syriza, bu riski göze alabilecek bir siyasi parti değil. Halbuki Syriza sol kanadından gelen etkili isim Costas Lapavitsas'ın açıklamalarına göre, sıradaki mantıklı adım olarak bankacılık sisteminin kamulaştırılması* ve drahmi basılarak avro cinsinden konkordato ilan edilmesi gündemdeydi.

Oylama büyük bir olasılıkla hükümeti düşürecek süreci de açacak. Limanları ve elektrik dağıtımını da kapsayacak şekilde, Syriza, 50 milyar dolarlık özelleştirme, satış hasılatının mali sermayeye bağışlanması, adalarda KDV muafiyetinin kaldırılması ve emekli maaşlarının indirilmesi sözü vermiş oldu. Yani seçmen tabanına verdiği sözü tutamamış ve yeni ittifak ve bölünmelerle bir haftada şekil değiştirerek, fiilen bir burjuva "Milli Mutabakat Hükümeti"ne evrilmiş durumda bulunuyor.

Referandumdan çıkan 'OXI' ne işe yaradı, zaman gösterecek. Ama hükümet erken düşer ve Syriza sol kanadı YKP'nin tutum değiştirmesiyle AB karşıtı bir programla seçime gitmeyi kabul ederse Yunanistan, yeni bir siyasi evreye girmiş olacak. Siyaset sahnesine "kapitülasyona hayır, bağımsız Yunanistan" talebi girecek.

Kısa Syriza deneyiminin yarattığı çalkalanmanın son kertede Grek toplumunu sola kaydırdığını düşünüyorum. Bu sürece komünistlerin aktif politik katkı yapmaması tablonun çok daha radikal olmasını engelledi. Hatta ikili iktidar sayılabilecek fırsatların kaçırılmasına yol açtı.

Yaşadıklarımıza tek ciddi alternatif olduğu bir kez daha ortaya çıktı: Tüm bankalar ve kilit sanayi varlıkları kamulaştırılmalıydı. Tüm borçlar askıya alınmalı, yeni para birimini geçer kabul etmeyen ve yeni ticaret anlaşması imzalamayan hiçbir büyük ekonomiye borç ödenmeyeceği, olağanüstü bir servet vergisi ile birlikte ilan edilmeliydi, vs...

Tek ciddi alternatifin ne kadar "ulaşılabilir" olduğunun halka anlatılması görevini Syriza sol kanadı, diğer sol aktörlerden çok daha iyi başardı diye düşünüyorum. Hükümet içinde yer aldı ve neyin niye olmayacağını berraklığa kavuşturdu. Syriza bir üst paragrafta sıraladığım politikayı yürütebilecek bir ittifak yapısında değildi, bu süreçte ne kadar devrimci, ne kadar reformist olduğunun tartışılmasının da bir anlamı yoktur. Rolünü oynamış, "nesnel olarak" Grek halkını sola çağırmıştır. Umarım Syriza'nın solcuları ve komünistler, halka çok daha gerçekçi gelebilecek bir emperyalizmden bağımsızlık programı etrafında kısa sürede bir araraya gelebilirler.

Grek parlamentosunun oylayacağı "hükümetüstü" kararlar, Osmanlı kapitülasyonundan çok daha ağır, belki tarihte savaş kaybetmiş olan ülkeler dışında tarihteki en ağır kararlar olacaktır. Grek halkının neyi kaybettiklerini düşünmek için vakitleri olacak. Güney Avrupa kuşağının bir devrimci duruma evriltilmesi, derin derin düşünmekte olan bu halka öncülük etme kapasitesine bağlı.

* http://therealnews.com/t2/index.php?option=com_content&task=view&id=31&Itemid=74&jumival=14181