AKP’nin teflon yüzeyi



18-04-2015 09:24


Can Soyer

Türkiye tarihinde AKP kadar suça bulaşmış bir başka hükümet var mıdır, bilmiyorum. Uzun iktidar döneminin işlediği suç miktarını arttırdığı söylenebilir elbette. Ancak her koşulda, sanırım, tarihimizin en suçlu iktidarına tanık oluyoruz.

Daha şaşırtıcı olan ise, işlediği her türlü suça rağmen, AKP’nin hayli uzun bir süre tertemiz, lekesiz, apak kalabilmesi ya da bu imajı sürdürebilmesiydi. Öyle ki, doğrudan hükümetin icraatı olan birçok fiilin sonunda bile, suç gizlenebilmiş ya da başkalarının sırtına yıkılabilmişti.

Bunda liberal destekçilerin, cemaat üyelerinin ve yandaş basının büyük katkısı olduğu biliniyor. Bu zevat, AKP’nin işlediği her suçtan sonra canhıraş çaba harcamış, AKP’nin suç işlemediğini, işlediyse de bizim iyiliğimiz için işlediğini, asıl suçlu olanın kim olduğu bir türlü kesinleştirilemeyen hayali odaklar olduğunu kanıtlamak için bayağı ter dökmüştü.

AKP’nin en hızlı ve kendine güvenli olduğu dönemlerde, sevgili Metin Uçak, bu durumu teflon tavaya benzetmişti. Metin, AKP’nin teflon tava gibi olduğunu, hiçbir şeyin üzerine yapışmadığını, iz bırakmadığını, kirletmediğini söylemişti.

Teflon yüzey AKP’nin aklığını, paklığını ve saflığını garantiye alan bir koruma sağlıyordu.

***

Ancak Metin saptamasına şunu da eklemişti: Teflonun en bilinen özelliği, bir kere çizildikten sonra artık her şeyin yapışmasıydı. Gerçekten de teflon tava ufacık da olsa bir çizik yediğinde, mutlaka başka çizikler de buna ekleniyor ve kısa süre sonra artık kullanılmaz hale geliyordu.

Bir dönem ortalığı kasıp kavuran fiillerine rağmen sütten çıkmış ak kaşık gibi dolaşabilen AKP’nin, şimdilerde her suçun olağan şüphelisi haline gelmesi bunu andırıyor biraz da.

Yolsuzluktan polis terörüne, kadına yönelik şiddetten sporda şikeye, çevre talanından iş cinayetlerine kadar hemen her konuda gelişen tepkiler, tamamen kendiliğinden biçimde AKP’ye yöneliyor, doğrudan Erdoğan’ı hedef alıyor artık.

Çizilen teflon yüzey, artık her şeyi kendine yapıştırıyor, ne kadar uğraşılsa da AKP işlediği suçlardan sıyrılamıyor.

Hani deyim yerindeyse, AKP ve Erdoğan “allah bir” dese kimsenin inanmayacağı noktaya geliniyor.

***

Son örnek Diyadin’de yaşananlar oldu.

AKP’nin seçim öncesinde atmosferi terörize etmek için bir provokasyon planladığı, daha ilk andan itibaren herkesin üzerinde ortaklaştığı bir sonuç oldu. Konunun ayrıntıları bile henüz bilinmezken, AKP’nin birkaç askerin öldürülmesi ve bunun üzerinden siyasal kutuplaşmanın artırılması amacını taşıdığı herkesin dilinde dönüp duruyordu.

Nitekim Diyadin’de çatışan tarafların arasına giren, yaralı askerleri sırtında taşıyan sivil Kürt halkı, hem bu provokasyonun farkında olduğunu gösterdi hem de tezgahlanan oyunun daha geniş kitleler nezdinde görünür olmasını sağladı.

Velhasıl, AKP seçim öncesi büyük bir kazanç kapısı olarak baktığı bir plandan eli boş döndü. Hatta, provokatör olarak damgalanarak suçlu konumuna oturtuldu.

Çünkü o teflon yüzey çizik yemiş durumda ve bundan sonra her şeyin üzerine yapışmasını beklemek gerek.

***

Kuşkusuz, AKP’nin üzerine atılan en derin ve ölümcül çizik Haziran Direnişi oldu. Tekel direnişi, Roboski ve Reyhanlı katliamları, 17-25 Aralık yolsuzlukları, Soma faciası, Yırca ve Validebağ’da yağma, Özgecan’ın vahşice katledilmesi, bunların hepsi o teflon yüzeyin üzerine atılmış çiziklerdi tabi. Ama yüzeyin üzerine en derin ve onarılamaz çiziği, 2013 Haziran’ında ayağa kalkan milyonlar atmıştı.

O günden bu güne olduğu gibi, bundan sonra da o yüzeyin daha çok çizik yiyeceğini, çizik yedikçe daha çok suçu üzerine yapıştıracağını, nihayetinde AKP’nin artık çöpe atılması gereken bir atığa dönüşeceğini görebiliriz.

Dolayısıyla AKP’ye çizikler atmak için her fırsat değerlendirilmeli, her başlık somut hedeflere bağlanmalıdır.

Küçük büyük demeden, AKP karşısında konumlanan geniş toplumsallığın gündeminde olan her mücadele, AKP’ye atılacak çizik için bir delici cisme dönüştürülmeli.

Çünkü, gördüğümüz gibi, çizikler arttıkça ve derinleştikçe, her şey yapışmakta, daha da inatçı lekeler bırakmaktadır.

O haldeki bir tavanın ise temizlenmesi falan yetmeyecektir.

Ucundan tutup çöpe atılmalıdır.