Acaba?



22-11-2015 08:33


Barbaros Tantan

Kocaeli’ndeki toplumsal dezenformasyonu Büyükşehir Belediyesi eliyle oluşturma gayreti olanca hızıyla sürüyor.

AKP gericiliği, buna ‘’Yeni Türkiye’nin yeni insan modeli’’ diyebiliyor.

İşte, o yeni model içerisinde, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi Kursları (KOMEK) çerçevesinde 12 yıldır sürdürülen ‘dönüştürme operasyonu’nun son halkasına yeni kurslar, eğitimler eklendi.

Belediye, KOMEK kurslarının reklamını kendi internet sayfasında ‘’371 bin kişiye 315 branşta eğitim’’ sloganıyla yapıyor. Ama, o sayfada, ‘’siyaset’’ başlıklı eğitimin duyurusu yok. Oysa, kent merkezindeki palet reklam panolarına asılan kursların duyurusunda ‘’siyaset’’ başlığı da var.

Neden acaba sayfalarında yok da sadece afişlerde var ?

O kurslara kayıt yaptırsak ve siyaset eğitimi başlarken ‘’burada MARKSİST SİYASET dersi almak istiyorum’’ desek, nasıl davranırlar acaba ?

Halkın vergilerinden oluşan ve devletin denetiminde olan bütçeden aktarılan paraların bir bölümünün bu kapsamdaki eğitimlere aktarılması sonucu, devlet eliyle ‘’piyasacı, pazarlamacı, özelleştirmeci, gerici’’ bir eğitim kültürü aşılanıyor.

Yani, AKP’nin kodladığı siyasetçi türü yetiştirilmeye çalışılıyor. Bunun adına da ‘’AKADEMİ KURSLARI’’ deniliyor.

Acaba, bu kursların gerçekten siyasetçi yetiştirdiği mi düşünülüyor ?

Acaba, gericiliğin ideolojik merkezi yapılmak istenen Kocaeli’ndeki gençliği sadece biat kültürü ile yetiştirmeyi mi planlıyorlar ?

Bu kursların eğitim başlıklarında neler var dersiniz ?

Kabaca sayayım,

Kişisel Gelişim ve Eğitim adı altındaki başlıklar şunlar;

‘’Diksiyon, etkili ve hızlı okuma, girişimcilik, iş hayatında iletişim, iş ve sosyal hayatta iletişim, işaret dili, kişisel gelişim, Kur’an-ı Kerim Tecvidli okuma, Kur’an-ı Kerim (Elifba) Okuma, Osmanlı Türkçesi., Osmanlıcada kolay metinler.

Peki;

Ev idaresi,

Kooperatifçilik,

Sağlık bilgisi,

Toplumbilim,

Tarla tarımı,

Zooteknik,

Tarım teknolojisi,

Tarım İşletme Ekonomisi

Ya da benzeri isimlerle hayata dokunan, bireysel ve toplumsal gelişime katkı sunan türden dersler neden yok acaba ?

Bu konularda eğitim neden verilmez acaba ?

Verilir, ama bu eğitimler, toplumu düşünmeye ve üretmeye iter. AKP ideolojisinin istediği ne yazık ki bu değil. ‘’Düşünmesinler, biat etsinler yeter’’ diyen faşist-gerici bir diktatörlük ideolojisi enjekte ediliyor topluma.

Acaba, cumhuriyetin aydınlanmacı, ilerici, devrimci paradigmaları üzerine de dersler verirler mi ?

***

Bir başka ACABA sorusu da, cezaevi müdürü suikastine ilişkindir…

Takvim yaprakları 16 Haziran 2015’i gösterirken meydana gelen olayda, çete ve örgütlü suçlardan tutuklanan kişilerin ağırlıkta olduğu Kandıra 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nin müdürüydü İsmet Aktürk. O sabah cezaevi müdürlüğüne ait 06 BP 4679 plakalı araçla evinden çıkıp işine giderken Yeşilova semtindeki trafik ışıklarında yaylım ateşe tutulmuştu. Vücuduna 3 kurşun isabet etmesi sonucu ağır yaralı olarak götürüldüğü Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde kurtarılamamıştı.

Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Küçük’ün  ‘terör saldırısı’ olarak nitelendirdiği olay sonrasında kamuoyuna hiçbir açıklama yapılmamış, saldırganların kullandığı 34 KGZ 76 plakalı araç ise olaydan bir gün sonra terkedilmiş olarak bulunmuştu.

İşte bu suikast soruşturmasında bildiğim kadarıyla ilerleme kaydedilemedi. Ya da kaydedildi, biz bilemiyoruz. Çünkü, soruşturmada gizlilik kararı alınmış durumda. Hiçbir detayın açıklanmıyor.

Soruşturma hangi aşamada ?

İlk günlerde ortaya atılan ‘sol örgüt’ iddiaları gerçeği yansıtıyor mu ?

Katil ya da katiller belirlendi mi ?

Hiçbir şeyi bilemiyoruz ve yetkililer de, gizlilik kararı sonrası sessizliğe bürünmüş durumda.

Evet, bütün soruşturmalar gizlilikle yürütülür, ancak soruşturmanın tarafları hukukun gereği istediği detaylara ulaşabilir.

O yüzden, soruşturma aşamasında alınan gizlilik kararı resmen bir kısıtlamadır. Karar, soruşturmanın detaylarını taraf avukatları, müştekiler dahil herkesten saklar. Bu soruşturma için alınan ‘gizlilik kararı’ da, işte bu açıdan önemli.

Acaba, Aktürk’ün eşi, yakınları ve kamuoyu bu soruşturmaya ilişkin ne zaman bilgi sahibi olur ?

Daha da çok ‘ACABA’larımız var. Ama, hepsine sıra geleceği için şimdilik bu kadarıyla yetinelim.

Hem kentimde, hem ülkemde, hem de dünyamızda ‘ACABA’ları azaltarak yaşayacağımız günler umuduyla…