Zor’un en karmaşık hali: Ahlaki Olan ve Olmayan

Ahlak birçok farklı etmen tarafından tahakküm altına alınırken ve zaman zaman bu karışıklığın ortasında yollarımızı şaşırırken… “Ahlaki Olan veya Olmayan” çocukları ahlak üzerine sorgulatıyor, düşündürüyor ve onlara rehber oluyor.



13-09-2020 00:03

Umut Dağlar

Toplumca ve dünya çapında fazlaca sıkıştığımız şu günlerde birçok kavram belki bazılarımızın hayatına ilk defa bazılarımızın da yeniden giriyor. Özgürlük, sistem, vicdan, ahlak, ahlaksızlık, vicdansızlık, iyilik, kötülük… Tüm bu kavramlar belli doğrultularda yorumlanıyor, dile getiriliyor, bazen yeniden işleniyor ve en kötü tabloda ise göz ardı edilerek yok sayılıyor. Yetişkinler çokça fazlaca denklemi bir araya getirerek bu denklemleri binbir türlü çeşitte yorumlayarak yoluna devam ediyor. Peki ya çocuklar? Bu kavramların kelime olarak ne anlama geldiğini elbette tam olarak kavrayamıyorlar. Onlar büyük oranla gördüğünü ve deneyimlediğini uygulamakla yollarına devam ederken bu yollar inanın onlar için fazlaca karmaşıklaşıyor.

“Ahlaki Olan ve Olmayan”, Çıtır Çıtır Felsefe serisinin hayatı anlatan kitaplarından bir tanesi. Diğer kitaplarda da olduğu gibi özellikle değerler eğitimi olarak gruplandırdığımız kavramları, hayatın içinden örneklerle çocuklarımıza aktarıyor. Bu anlatım sürecinde karşılaştırmalar yapıyor, sorgulatıyor ve çocukların bu kavramlar üzerinde düşünmesini sağlayarak onlara rehber oluyor.

Vicdan ve ahlak arasındaki bağlantının ne gibi duygusal ve bilişsel süreçlerden geçtiğini, kararlarımızı alırken özgürlüğün bizler için ne ifade ettiğini, farkındalığı ve aynı zamanda adaleti, empati kurmanın vicdan üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu, tüm ahlaki kararları alırken “düşünme”nin önemini ve elbette ki tüm bunları meydana getiren süreçlerdeki “geleneksel” bakış açısını yorumlatıyor çocuklara.

“Ama hep böyle yapılır!” cümlesiyle birlikte geleneksel veya çoğunluğun uyguladığı şeylerin vicdani olmayabileceğini aktarırken çocuklara, empati kurmanın insanların yaşamalarını ne derece etkileyebileceğinden bahsediyor. Veya özgürlüğün sınırlarının sadece yazılı kurallar ile ilgili olmadığını, insanların ahlaki ve vicdani sınırlarının varlığından; vicdani muhasebe yaparken etmenlerin değişebileceğinden ve bunların belli anlarda kişiler için tercih zorunluluğu yaratabileceğinden…

“Ahlak” gibi soyut ve yorumu çokça değişkenlik gösteren bir kavram, çocukların bu özelliği kazanma süreçlerinde oldukça zorlayıcı. Yetişkinlerin ve toplumun haddinden fazla söz sahibi olduğu tüm süreçlerde bu alanı dengelemek ise çocuklar için bir hayli zor. Süregelen zaman içerisinde yavaş yavaş bu değerler oluşsa da yetişkinlere bu gibi kavramlar konusunda fazlasıyla görev düşüyor. Evrensel olanı akıl süzgecinden geçirerek yaşamak ve bu yaşamı anlamlı kılmak adına…

“Ahlaki Olan ve Olmayan” çocukların dünyayı anlama ve anlamlandırma süreçlerinde onları sorgulatacak, daha iyiye yönlendirecek ve üstüne düşünmesini sağlayacak.

Tüm bu karmaşıklığın ortasında çocuklarımızın yepyeni bir dünyayı kurması için…

KÜNYE: Ahlaklı Olan ve Olmayan, Brigitte Labbe, Çev. Azade Aslan, Günışığı Kitaplığı,2014, 40 Sayfa.