Yurttaşlardan Kanal İstanbul itirazı: 'Yenişehir'de halka yer yok'

Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü’ne 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planına ilişkin itiraz dilekçelerini verdi.



29-07-2020 18:03

İleri Haber

30 Temmuz’da askıdan inecek olan, doğayı ve köyleri yok edecek 1/5000 ile 1/1000 ölçekli imar planlarına Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu tarafından itiraz edildi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü önüne gelen yurttaşlar, itiraz dilekçelerini verdi. Dilekçelerin verilmesinin ardından yapılmak istenen basın açıklamasına ise Müdürlük çalışanları tarafından engel olunmak istendi.

 AKP’nin ‘mega’ talan projesi Kanal İstanbul kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından askıya çıkarılan 1/5000 ile 1/1000 ölçekli imar planları yarın (30 Temmuz) askıdan inecek. Su kaynaklarını, tarım alanlarını ve köylerin yıkımı anlamına gelen planlara bugün Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu tarafından itiraz edildi.

Yurttaşlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü’ne 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planına ilişkin itiraz dilekçelerini verdi.

‘AYRICALIKLI KESİMİ ZENGİN EDECEK AŞAMAYI UTANMADAN İLAN EDİYORLAR’

Dilekçelerin verilmesinin ardından yapılmak istenen basın açıklamasına ise Müdürlük çalışanları tarafından engel olunmak istendi. Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu adına açıklamayı okuyan Seda Elhan, "Salgın riskinin devam ettiği bu günlerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanarak askıya çıkarılan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarına itiraz etmek için bir aradayız. Bizler bir yandan ekonomik kriz, bir yandan iklim krizi bir yandan da salgın koşullarında yaşamaya çalışırken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tüm hızıyla Yenişehir dediği Rant Projesi için çalışıyor. ÇED olumlu kararına yönelik binlerin, on binlerin itirazını bir kalemde reddeden Bakanlık, Rant Kanalı Projesinde ayrıcalıklı bir kesimi zengin edecek yeni bir aşamayı utanmadan ilan ediyor!" ifadelerini kullandı.

Elhan, açıklamada şu ifadeleri kullandı:

1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğine yönelik itirazlarımıza yanıt dahi vermeden, üç etap halinde nazım ve uygulama imar planlarını onaylıyor. Bakanlık; Yenişehir adını verdiği bu talan projesi ile Sazlıdere Su Havzasından Karadeniz’e uzanan köylerin, tarım alanlarının, meraların, ormanların üzerine lojistik tesisler, turizm alanları, ticaret alanları, fuar alanları, konut alanları ve Karadeniz kıyısına milyonlarca m2 dolgu alanı planlıyor.

Kanal İstanbul projesi olarak ilan edilen katliam ve yerinden etme projesinin planları henüz askıdan inmeden köylülerin tapularına “3194 Sayılı İmar Kanununun 18. Maddesi” beyanlarının eklendiğini öğrendik. Köylüler teker teker e-devlet tapu sorgulama sistemi yoluyla bu beyanlarla karşılaşıyor. Bu beyanlar açıkça formaliteden ibaret göstermelik planlama sürecini, plana itiraz yollarının tamamen yok sayıldığını, köylünün yaşamını ve İstanbul’un kalan son tarım alanlarının, meraların, hayvanların zerre önemsenmediğini bir kez daha ifşa ediyor. 

Bugün kamu yararını, doğayı hiçe sayan bu katliam projesinin alt yapısını hazırlayan imar planlarına itirazlarımızı sunuyoruz! Bu planlarda Sazlıdere Barajı yok, köyler yok, tarım alanları, meralar, ormanlar yok. “Yenişehir” dedikleri yerde köylülere, yoksullara, işçilere, emekçilere yani halka yer yok!

İstanbul’da büyük bir ekolojik yıkıma neden olacak bu plan ile İstanbul’un tarım alanlarının, su havzalarının, ormanlarının, köylerinin yerini “nitelikli insanlar” için turizm projeleri, oteller, avmler, konut siteleri, rezidanslar alsın istiyorlar.

Bilim insanları İstanbul’da 1 milyon konutun güvenli olmadığını, 100 bini aşkın konutun ise olası depremde yıkılabileceğini öngörüyor.

Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu olarak bir kez daha yineliyoruz: İnsanlar deprem olduğu için değil, kötü yapılaşmadan dolayı can verirken, evsiz kalırken, bir avuç zengine kar sağlayacak Kanal Projesi’ne değil depreme bütçe ayrılmalıdır.

Rant Kanalı projesi, kentli hakkını yok sayan, toplumun, gelecek kuşakların ve tüm canlıların yaşam hakkını gasp eden bir projedir. Kilometrelerce genişlikte bir alanın tüm hassas ekolojik alanları, ormanları, tarım alanları, meraları, su havzaları üzerinde baskı oluşturan bu plan, bölgede yaşayan her bir canlının yaşam alanını daraltan, yaşamsal kaynaklarını elinden alan ve böylelikle yaşam hakkını gasp eden bir niteliği haizdir.

Biliyoruz ki bu planlar, son 20 yıldır türlü hukuki ve idari kılıflarla sermayeyi büyüten, doğayı, yaşam alanlarımızı yok eden, her bir tuğlasında güvencesiz işçinin kanını akıtan iktidar ve yandaşlarının zulmüne harç ettiği katliam projelerinden farklı değil. Biz bu aceleyi de, bu kandırmacayı da iyi biliyoruz. Var gücümüzle bu kıyımın karşısında durmaya, Baklalılı, Boyalıklı, Tayakadınlı, Yassıörenli, Yeniköylü, Dursunköylü, Çilingirli, Sazlıbosnalı, Hacımaşlılı, Şamlarlı dostlarımızla, canlarımızla, İstanbullularla birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.

Talana, kıyıma, katliama geçit vermeyeceğiz.  

Bütün yurttaşlarımızı yaşamı, doğayı, çocuklarımızı savunmaya davet ediyoruz. Katılın durduralım, İstanbul’u birlikte kurtaralım.