YÖK'ün 'Yabancı Dil Eğitim Bursu' ne anlama geliyor?

Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi İlke Bereketli ile YÖK'ün vereceğini açıkladığı Yabancı Dil Eğitim Bursu üzerine konuştuk.



24-03-2019 21:43

Özgür Yılmaz - @ozguryilmaz344

Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi İlke Bereketli ile Yükseköğrenim Kurulu'nun (YÖK) vereceğini açıkladığı "Yabancı Dil Eğitim Bursu" üzerine konuştuk. 

'YETERSİZ KİŞİLER KADROLARA ALINMIŞ'

İleri: YÖK'ün vereceğini açıkladığı Yabancı Dil Eğitim Bursu birçok eleştiriyi de beraberinde getirdi. Bu bursu nasıl değerlendiriyorsunuz?

İlke Bereketli: YÖK’ün öğretim elemanlarına Yabancı Dil Eğitim Bursu sağlaması aslında 2018’de başlayan bir uygulama. Bursun bu yılki çağrısıyla eleştiriler yeniden canlandı. Yabancı Dil Eğitim Bursu ilk bakışta çok yararlı görünüyor. Üniversitelerde yabancı dil düzeyinin ne yazık ki düşük olduğu bir gerçek ve bu düzeyi geliştirmek elbette gerekli ama bu gerekliliğin altını biraz kazıyınca birçok çarpıklığın da gün yüzüne çıktığını görüyoruz.

Öncelikle bu burs, henüz doktorasını almamış, genç araştırmacıları yolun başında desteklemeye çalışan bir burs değil. Doktorasını bitirmiş araştırma görevlilerini ve Dr. öğretim üyelerini kapsıyor. Yani bu kişiler aslında yabancı kaynakları tarayarak, büyük olasılıkla tez savunmalarını İngilizce yaparak, belli dil yeterliklerini sağladıkları varsayılarak kadrolara atanan araştırmacılar. Şimdi bu kişileri dil kursuna gönderme gereksinimi doğuyorsa demek ki baştan bu koşullar tam olarak yerine getirilmemiş, yetersiz kişiler kadrolara alınmış. Üstelik Yabancı Dil Eğitim Bursu’nun başvuru koşullarından biri de öğretim elemanlarının en az 3 yıldır ilgili kadrolarda çalışıyor olması. Bununla, hocanıza 3 yıl boyunca yetersiz bir yabancı dille ders verdirdiğinizi de kabul etmiş oluyorsunuz aynı zamanda.

'YABANCI DİL BİLMEYEN BİRÇOK KİŞİ AKADEMİSYEN SIFATIYLA ÜNİVERSİTELERDE YER EDİNEBİLİYOR'

İleri: Bu kadrolara atanırken bir sınav başarısı gerekmiyor mu?

İlke Bereketli: Evet, tabii ama bu sınavları da sorgulamak gerek. Sadece test sorularından oluşan bir sınav sizin yabancı dil bilginizi sağlıklı biçimde ölçemez. Çoktan seçmeli testlerde şıkları işaretleyerek yalnızca o yabancı dili okuyabildiğinizi kanıtlarsınız, yazmayı ve konuşmayı değil. Ki okuyabildiğinizi bile ne kadar kanıtladığınız meçhul. Anlamadığınız bir soruda cevabı kafadan atsanız bile doğru şıkkı tutturma olasılığınız %20. Böylesi çarpık bir ölçme değerlendirme sistemiyle yabancı dil bilmeyen birçok kişi akademisyen sıfatıyla üniversitelerde kendilerine kolayca yer edinebiliyor.

Bir de şu da var. Yabancı Dil Eğitim Bursu’nun başvuru koşullarından bir başkası da daha önce bir yabancı dil sınavından en az 45 puan almış olmak. Yani siz sınavın yarısını bile başaramıyorsunuz ama bir kadroya yerleştirilebiliyorsunuz. Tüm bunları sorgulamak gerek.

'TOPYEKÜN BİR İYİLEŞTİRME HAMLESİ PLANLANMAMIŞ'

İleri: YÖK’ün bu hamlesini bir sorgulama olarak yorumlayabilir miyiz?

İlke Bereketli: Burada yapılan hataları YÖK belli ki görüyor ve telafi için Yabancı Dil Eğitim Bursu veriyor ama burada topyekün bir iyileştirme hamlesi planlanmış görünmüyor. Bu işin telafisi seçmece birkaç kişiyi yurtdışında bir dil kursuna göndermekle olmaz.

'KİMSENİN EŞİ, DOSTU, YANDAŞI OLDUĞUNA BAKMADAN, NİTELİKLİ ARAŞTIRMACILAR ALINMALI'

İleri: Peki çözüm nedir sizce?

İlke Bereketli: Bir kere tüm kadrolarda liyakat temel belirleyici olmalı. Kimsenin eşi, dostu, akrabası, yandaşı olduğuna bakmadan nitelikleri uygun araştırmacılar üniversitelere alınmalı.

Yabancı dil ise erken yaşta, daha temelden çok iyi öğretilmeli. Yabancı Dil Eğitim Bursları yüksek lisans ve doktora öğrencilerine verilmeli, genç araştırmacılar desteklenmeli. Dil bildiği belli ölçüde kanıtlanan doktorasını bitirmiş akademisyenler ise yurtdışında araştırma yapmak üzere desteklenmeli, uzun dönemli görevlendirmelerle yabancı üniversitelere gönderilmeli, uluslararası konferanslara katılımları ve buralarda sunumlar yapmaları teşvik edilmeli, bütçe buralara ayrılmalı. Bir akademisyen kendini ancak böyle geliştirebilir, iki ay dil kursuna gitmekle değil.