Yine DEÜ, yine skandal: Protesto suç sayıldı, olmayan öğrenciye soruşturma açıldı!

DEÜ'de soruşturma terörü 'tam gaz' sürüyor. Sibel Ünli’nin intiharıyla ilgili “İntiharların sebebi depresyon değil, kapitalizm” diyerek arkadaşlarını alkışlı protestoya çağıran öğrencilere soruşturma açıldı. Soruşturma açılan öğrencilerden birinin ise protesto esnasında salonda olmadığı ortaya çıktı. Daha önce de haksız soruşturmalara maruz kalan öğrenci "Okulda iki dakika bir yerde duraklasam, etrafımda hemen güvenlikler beliriyor" dedi.



19-02-2020 19:58

Tugay Candan - @TugayCandann

Mail: tugaycandan@ilerihaber.org

DEÜ’de, Sibel Ünli’nin intiharıyla ilgili “İntiharların sebebi depresyon değil, kapitalizm” diyerek arkadaşlarını alkışlı protestoya çağıran öğrencilere soruşturma açıldı. Protesto esnasında salonda bulunmayan bir öğrenci de soruşturmaya dahil edilirken, “şüpheli” sıfatıyla savunmasının alınmak istenmesi dikkat çekti.

4 Ocak’ta yaşamına son veren İstanbul Üniversitesi (İÜ) Edebiyat Fakültesi 3. sınıf öğrencisi 20 yaşındaki Sibel Ünli’nin intiharının ardından 7 Ocak’ta, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Dokuzçeşmeler Yerleşkesi’nde bulunan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) D Blok Okuma Salonu’nda, Koruma ve Güvenlik Müdürlüğü tutanağına göre 8 kişilik bir öğrenci topluluğu konuşma yaptı. Konuşmada, “İntiharlarının sebebi depresyon değil, kapitalizmdir” diyerek salondaki öğrenciler alkışlı protestoya çağırıldı. Salonda bulunan birçok öğrenci çağrıya alkışla karşılık verdi. Bu anlara ilişkin görüntüler, Öğrenci Kolektifleri’nin sosyal medya hesaplarından paylaşıldı.

Protestoya ilişkin DEÜ Rektörlüğü Koruma ve Güvenlik Müdürlüğü tarafından hazırlanan tutanakta, saat 14.52’de 8 kişilik bir öğrenci topluluğunun salona geldiği ve aralarından bir öğrencinin konuşma yaptığı belirtilerek, 3 öğrencinin kimliğinin kamera kayıtlarından tespit edildiği öne sürüldü. Ardından protesto görüntülerinin sosyal medyada paylaşıldığı ifade edilerek, öğrencinin konuşması aktarıldı.

Söz konusu paylaşım:

 

 

SİBEL ÜNLİ PROTESTOSUNA SORUŞTURMA

Tutanakta kimliklerinin tespit edildiği öne sürülen 3 öğrenciye 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 54. maddesi ve Yükseköğretim Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinin m. 12-d  uyarınca soruşturma açıldı.

SALONDA BULUNMAYAN ÖĞRENCİYE DE SORUŞTURMA AÇILMIŞ!

Ancak görüntülerle kimliği tespit edildiği öne sürülen öğrencilerden Serenay Sevimli’nin protesto sırasında salonda olmadığı ortaya çıktı. İlgili mevzuat ve içtihada aykırı olmasına rağmen “şüpheli” sıfatıyla savunmaya çağırılan Sevimli’ye, soruşturmanın içeriği hakkında ise bilgi verilmedi. 17 Şubat’ta eline ulaşan tebligatla hakkında soruşturma açıldığını öğrenen Sevimli’den ‘savunma’ için bugün Hukuk Fakültesi’nde hazır olması istendi. Kendisine yöneltilen suçlamayı burada öğrenen Sevimli, savunma yapmayı reddederek itiraz dilekçesi verdi.

Dilekçede şu ifadeler yer aldı:

“2547 sayılı yasanın öğrencilerin disiplin işlerini düzenleyen 54. maddesi uyarınca tanımlanmış hangi suçu, ne zaman, nerede, nasıl işlediğim, üzerime atılı suçun somut delilleri ile hakkımda soruşturma açılmasına hükmeden ve sizi soruşturmacı olarak görevlendiren amirin soruşturma görev emri yazısının tarafıma elden ya da kayıtlı adresime bildirilmesini talep ediyorum. Ne ile suçlandığımı bilmeden ifade vermem mümkün olmayacaktır.

Uluslararası antlaşmalar, Anayasa ve yasalar tarafından güvence altına alınmış olan hak ve özgürlüklerim ihlâl edilmeden, yaptığım hangi eylemin nasıl tespit edilip bu disiplin soruşturmasının konusu yapıldığının da tarafınızca araştırılmasını, gerekiyorsa kamu özgürlükleri ve hukuku konusunda uzmanların bilirkişiliğine başvurmanızı, bahsettiğim özgürlüklerim yasal olmayan yollardan kısıtlanmaya çalışılmış ise bunu yapanların da tarafınızca tespit edilmesini talep ediyorum. Üzerime atılı suçun, sahip olduğum özgürlükleri kısıtlamayacak biçimde hassas değerlendirilmesi için gereğini özenle yapmanızı talep ediyorum.

İlgili mevzuat ve içtihat gereği, beni "şüpheli" olarak çağırma yetkinizin olmadığını, ancak soruşturulan olarak "savunma" değil ifademe başvurabileceğinizi ve sonraki yazılarınızda bu terimleri düzeltmeniz gerektiğini de belirtmek isterim.”

SORUŞTURMA TERÖRÜ SÜRÜYOR

DEÜ, son dönemde öğrencilere yönelttiği soruşturma terörüyle sık sık gündeme geliyor. Rektörlüğünü eski AKP Milletvekili Nüket Hotar’ın yaptığı üniversitenin Narlıdere Kampüsü’nde bulunan Güzel Sanatlar Fakültesi’nin (GSF) depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle Tınaztepe Kampüsü’ne taşınmasına karşı 19 Ağustos’ta Rektörlük önünde bir basın açıklaması yapılmıştı. Basın açıklamasına öğrencilere destek için İzmir Barosu üyeleri, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır ile sivil toplum kuruluşları (STK) da katılmıştı.

DEÜ yönetimi tarafından basın açıklamasına katılan 15 öğrenci hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştı. Soruşturma açılan 15 kişiden biri olan, Dramatik Yazarlık ve Dramaturji Anasanat Dalı öğrencisi Ata Egemen Çakıl’ın 19 Ağustos’ta basın açıklamasına katılmadığı, dahası o tarihte okulda bile bulunmayarak staj yaptığı kurumda olduğu ortaya çıkmıştı.

Soruşturmalar sonucunda 10'u aşkın öğrenciye ''Yüksek öğretim personelinin şeref ve haysiyetini zedelediği'' gerekçesiyle keyfi bir biçimde uzaklaştırma cezası verilmişti.

AYNI ÖĞRENCİYE ÜÇÜNCÜ SORUŞTURMA

Hakkında yeni bir soruşturma açılan Serenay Sevimli’ye ise daha önce de kayyum darbesiyle görevden alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı ile fotoğraf çektirdiği ve sosyal medyada paylaştığı için soruşturma açılırken, daha sonra yaptığı bir sosyal medya paylaşımından dolayı da “Rektör Nükhet Hotar’ın şeref ve haysiyetini zedelediği” gerekçesiyle yine soruşturma açılmıştı.

'ÇOK DAHA BETERİNİ YAŞAYAN ARKADAŞLAR VAR'

Sibel Ünli'nin intiharının kendilerini oldukça sarstığını belirten Sevimli, “Sibel'den sonra başka öğrenci intiharlarının haberini de aldık. Hepimiz aynı geleceksizliğe sürükleniyoruz, haliyle intihar eden arkadaşlarımızın ruh haline aşinayız. ‘Gelecek kaygısının’ kapitalist üretim ilişkilerinden azade olduğunu kim söyleyebilir?” derken, kendisine yönelik soruşturmalarla ilgili de şunları söyledi:

“Üniversitelerde her dönem kimi muhalif öğrenciler hedef alınır, bu hep böyleydi. Benim payıma da bir şeyler düştü tabii, öyle ki okulda iki dakika bir yerde duraklasam hemen güvenlikler beliriyor etrafımda. Aynı şeyi, hatta çok daha beterlerini yaşayan arkadaşlar var. Benim durumumun basit kaldığı bile söylenebilir.”