Yeni yılın ilk zammı elektrik ve doğalgaza yapıldı

Resmi Gazete'de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kararıyla elektriğe yüzde 6 zam gelirken, BOTAŞ da doğalgaz ile ilgili yeni tarife yayımladı.



01-01-2021 12:36

Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) doğalgaza ve elektrik tarifelerinde değişen oranlarda fiyat artışına gitti.

BOTAŞ'ın internet sitesinde, ocak ayına ilişkin yayımlanan tarife tablosuna göre, konut tüketicileri için gaz dağıtım şirketlerine uyguladığı satış fiyatı, aralıkta geçerli olan tarifeye göre yüzde 1 artışla 1000 metreküp doğal gaz için 1264 lira, ticarethane, sanayi ve elektrik üretim santralleri için ise 1414 lira olarak belirlendi. Doğalgazda fiyat tarifeleri aylık olarak hesaplanıyor.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) konuya ilişkin kurul kararı Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlandı.

Resmi Gazete'deki tarife tablolarından yapılan hesaplamaya göre, elektrik tarifelerinde mesken, sanayi ve ticarethane abone grupları için vergi ve fonlar dahil ortalama yüzde 6 artışa gidildi. Söz konusu oran, tarife gruplarına göre ufak çaplı değişiklikler gösterebiliyor.

EMO'DAN AÇIKLAMA: 2021 YILI MÜJDESİ YİNE ZAM OLDU

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), yılbaşıyla birlikte elektiriğe yapılan zamma ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayınladı.

EMO'nun internet sitesinden yayınlanan açıklamada "EPDK'nin 2021 yılı müjdesi yine zam oldu" denildi.

Açıklamada öte yandan "Enerji ve dağıtım bedellerinde yapılan bu artışlar ile fatura toplamında bir önceki döneme göre yüzde 6.2 oranında, geçen yılın aynı dönemine göre de yüzde 12.3 oranında zam söz konusu olmuştur. Aşağıdaki tabloda da yer aldığı üzere, asgari yaşam koşullarında dört kişilik bir ailenin geçen yılın aynı döneminde 163.4 TL olan mesken tüketim faturası 20 TL`lik artış ile 183.4 TL`ye yükselmiştir" ifadeleri kullanıldı.

EMO'nun açıklamasının tamamı şu şekilde:

"Serbest olmayan tüketiciler ve serbest tüketici olmasına karşın tedarikçisini seçmeyen düşük tüketimli tüketiciler ile Yeşil Tarife`yi seçen tüketiciler için 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren uygulanacak perakende enerji satış tarifeleri Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından onaylanarak yayımlanmıştır.

Açıklanan tarifelerin içeriği incelendiğinde, abone gruplarının alçak gerilim veya orta gerilim bağlantısına göre enerji bedellerinin yüzde 1.25 ile 4.36 oranında, tüm abone grupları için dağıtım bedellerinin yüzde 16.04 oranında artırıldığı görülmektedir. Enerji ve dağıtım bedellerinde yapılan bu artışlar ile fatura toplamında bir önceki döneme göre yüzde 6.2 oranında, geçen yılın aynı dönemine göre de yüzde 12.3 oranında zam söz konusu olmuştur. Aşağıdaki tabloda da yer aldığı üzere, asgari yaşam koşullarında dört kişilik bir ailenin geçen yılın aynı döneminde 163.4 TL olan mesken tüketim faturası 20 TL`lik artış ile 183.4 TL`ye yükselmiştir.

 

EPDK tarafından onaylanan Yeşil Tarife`ye göre de; tüm tarife gruplarında 80.2461 Kr/kWh olan enerji bedeli yüzde 5.6 oranında düşülerek 75.7591 Kr/kWh olarak belirlenmiş, buna karşın dağıtım bedelleri yüzde 16 oranında artırılmıştır. Böylelikle Yeşil Tarife`yi tercih eden Tek Terimli Tek Zamanlı alçak gerilim bağlantılı Mesken abonesinin normal tarifeye göre yüzde 57.5 oranında, Ticarethane abonesinin yüzde 19 oranında, Sanayi abonesinin yüzde 28 oranında ve Tarımsal Sulama abonesinin yüzde 29.4 oranında daha fazla ödeme yapması gerekmektedir. 

Dağıtım bedelini artıran bileşen hangisidir?

Tarifeler içindeki dağıtım bedelini oluşturan ancak 1 Ocak 2016 tarihinden bu yana halkımızın bilgisinden gizlenen; dağıtım sistemi kullanım bedeli, kayıp/kaçak bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli ve sayaç okuma bedelinden hangisi dağıtım bedelini bu kadar artırmaktadır? Dağıtım bedeli içinde belirleyici oranda paylara sahip olan, dağıtım sistemi kullanımına ilişkin yatırım ve personel maliyetleri mi artmıştır? Yoksa kayıp/kaçak tüketimden kaynaklanan maliyetler mi artmıştır? Faturalara yansıtılan bu giderlerin halkımız tarafından bilinmesi, Elektrik Piyasası Kanunu`nun amaç maddesinde yer alan şeffaflık vurgusu açısından bir zorunluluktur. Ayrıca Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun gereği de tüketicinin yasal hakkıdır.

Çünkü, 2018 yılı sonunda mesken faturasındaki dağıtım bedeli, fatura toplamının yüzde 19.1 oranına karşılık gelirken günümüzde bu oran 23.8`e yükselmiştir. Yaklaşık iki yıl içinde dağıtım bedelinin tarife içindeki payını artıran maliyet hangi faaliyetten kaynaklanmaktadır. Bu husus merak edilen bir konudur ve "sözde" şeffaf piyasa yapısına göre de EPDK`nın bu konuda kamuoyunu bilgilendirmesi gerekmektedir...

Yapılan zamlar bizleri hiç şaşırtmadı…

1 Ocak 2021 tarihinden itibaren yürürlüğe giren tarifelerdeki zamlar, adeta "perşembenin gelişi çarşambadan belliydi" deyişinde olduğu gibi bizleri hiç şaşırtmadı. 2019 yılının yaz aylarında, yaklaşık 1.5 yıl önce kamuoyuna yansıyan bilgilerde enerji sektörünün 47 Milyar Amerikan Dolarına varan borç içinde olduğu, bu borcun vadesi gelen 10 Milyar Amerikan Dolarlık bölümünün yapılandırıldığı halen hafızalarımızda tazeliğini korumaktadır. Aradan geçen 1.5 yıl içinde döviz kurlarında yaşanan artışları da göz önüne aldığımızda, söz konusu borçların mevcut durumu hakkında bilgimiz olmasa da bu borçların tarifelere yansıtılarak vatandaşların cebinden ödeneceğini anlamak için kahin olmaya da gerek yoktur.

Üretim alt yapısında ithal kaynak bağımlısı olan elektrik sektöründe döviz kaynaklı girdilerin üretim maliyetlerini artırması, amacını aşan ve kaynak aktarmanın yolu olarak kullanılan YEKDEM mekanizmasında üretim şirketlerine yapılan ödemeler, kapasite mekanizması adı altında bazı santrallara yapılan destek ödemeleri ve alım garantileri kapsamında kömür santrallarına yapılan ödemeler doğaldır ki tarifeler aracılığı ile vatandaşlarımızın faturalarına yansıtılmaktadır. Özelleştirme ve serbestleştirme adı altında yürütülen bu tür politikaların, kamu hizmeti niteliği taşıyan sistemi getirdiği bu noktada elektrik tarifelerine zam yapılmaması veya tarifelerde indirim beklentisine girilmesi olsa olsa "hayalcilik" olacaktır. 

Elektrik Mühendisleri Odası olarak; tarife dönemlerinde yapılan can yakıcı zamların sona ermesi veya zam yapılmadığı ifade edilen dönemlerde de şirketlerin kamu kaynakları ile finanse edilerek yapılan gizli zamların son bulması için özelleştirme politikalarından bir an önce vazgeçilerek, toplumsal çıkarları önceleyen kamusallık politikalarının hayata geçirilmesinin önemini bir kez daha vurgulamak istiyoruz."