Yeni Şafak yazarından Sümeyye Erdoğan'a eleştiri

Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan Bayraktar'ın yöneticisi olduğu KADEM için 'Soros projesi' benzetmesinde bulundu.



09-07-2019 13:22

Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan sosyal medya hesabından AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan Bayraktar’ın başkan yardımcısı olduğu Kadın ve Demokrasi Derneği’ni (KADEM) hedef aldı.

Kaplan, KADEM için “Cinsiyet eşitliği gibi Soros projeleriyle aileyi çökerten Millî Eğitim, Aile Bakanlığı ve KADEM projeleri derhal durdurulmalıdır” dedi.

'AİLENİN KORUNMASI MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ HALİNE GELDİ'

“Tanzimat’tan bu yana en büyük tehdidin ailenin çözülmesi olduğunu” öne süren Kaplan, Erdoğan’ın kızının yöneticisi bulunduğu derneği hedef alarak “ailenin korunmasının milli güvenlik meselesi haline geldiğini” savundu.

Bu eleştirilere KADEM yazılı bir açıklama ile yanıt verirken, bir yanıt da Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’dan geldi.

Bayraktar, Twitter hesabından şu mesajı paylaştı;

“KADEM, Ailenin birliğini ve korunmasını savunur, Soros projeleri iftirası vebaldir, Müslümanın hakkaniyetine yakışmaz. Çok etkileşim alınması doğru söylendiği anlamına gelmez.”

Bu tartışmanın ardından, yandaş Yeni Akit de KADEM’i hedef alarak, tartışmaya dahil oldu.

“KADEM, LGBTİ savunuculuğuna soyundu!” başlıklı bir haber yayımlayan Yeni Akit, KADEM’in “LGBTİ sapkınlığının yaygılaştırılmasına tepki gösterenleri kadın düşmanı gibi göstermeye çalıştığını” yazarak KADEM Yönetim Kurulu Üyesi ve Konya Şube Başkanı Kübra Karçaaltıncaba Solak’a tepki gösterdi.

Eski Vahdet yazarı Sema Maraşlı da KADEM’in “LGBTİ savunuculuğu” yaptığını öne sürmüştü. Maraşlı, KADEM için “KADEM gibi hükümet yanlısı bir dernekle, Mor Çatı gibi hükümet karşıtı, din düşmanı, LGBT destekçisi kadın dernekleri bir araya gelip aynı konuda uzlaşıyorlar. Hak ve batıl bir konuda uzlaşmışsa büyük ihtimal hakikatten vazgeçilmiştir” demişti.

Solak ise Maraşlı’ya yanıt vererek şunları söylemişti:

“Soyadı Maraşlı ama ne kocasına ne de babasına ait; kendi soyadını kendisi koyacak kadar aykırı. Yazıp çiziyor aileye dair peki hangi vasıfla, ne YÖK’ten ne başka bir ülkeden denkliği olmayan internet üzerinden aldığı eğitim ile İftiralarına ortak olanlar; yazık size. Herkes kendi işini yapsın. Uzmanı olmadığınız konuda konferanslar vermeye kalkmayın. Kaldı ki uzmanı bile olsanız multidisipliner yaklaşımınız olmak zorunda. Kendi yaşanmışlıklarınız üzerinden toplumsal olaylar hakkında otorite gibi konuşma hakkını kimseye vermiyoruz. Maraşlı gitsin kız çocuklarına Kuran öğretsin.”

Solak yanıtında şöyle söyledi:

“Asfalta ölüleri serilen kadınların veballeri sizin boynunuza. Kadının öldürülmeme hakkını savunmanın neresi feminizm. Bizim DM’lerimiz çocuğunun gözü önünde dayak yiyen annelerin yardım istediği feryatlarla dolu. İstismara maruz kalan çocukların çığlıkları ile dolu. Üniversite hocalarından tacize uğrayan genç kızlarımızın göz yaşları ile dolu. Sırça köşklerde oturmuyoruz. KADEM Sn. Cumhurbaşkanımız himayesinde olmasa; ne tacizci hocayı koruyan Rektöre, ne çocuğunu istismar eden babaya, ne Allah’ın kendisine emanet ettiği karısına el kaldıracak kadar alçalan kocaya gücümüz yetmezdi.

LGBT meselesine gelince; bizzat Konya’daki kadın STK başkanlarını toplayarak LGBT’nin tıbbî, sosyolojik, psikolojik boyutlarında alanında uzman hocalardan eğitim alarak çalışma yaptık. Yani birileri konuşuyor da vallahi boş konuşsanız keşke. LGBT bilim literatüründe yerini almış durumda. Tıpkı biz kabul etmesek de Darwin Teorisi’nin tıp fakültelerinde okutulduğu gibi. Bunun ne anlama geldiğini düşünebiliyor musunuz? KADEM bilimsel ve akademik bir dernektir. Bir meseleyi ele alırken 10 yıl sonra 20 yıl sonra karşılaşacağı sosyolojik problemlerin sonuçlarını hesap etmek zorundadır.”