Yazmak isteyen beri gelsin

“Yazma Dersleri”, yazma işine gerçekten de en temelinden başlayacak olanlara, aklında soru işaretleri barındıranlara ve az çok bir rehber arayanlara faydalı bir ışık olabilecek bir kitap. Ferda İzbudak Akıncı, kitap boyunca pratik yapmanın önemini vurguluyor ve pratiğin nasıl yapılabileceğine dair tavsiyelerde bulunuyor. Yazmak isteyen bir insan için konunun varlığının elzem olduğunu söylüyor, ‘postmodern’ edebiyat döneminde oldukça yaygınlaşan ‘konusuz romanlar’ı eleştiriyor ve konusuz ve kahramansız romanları eksik bulduğunu anlatıyor. 



05-08-2018 11:22
Hazal Bakan

Yazma isteği, okuma sevgisini içinde barındıran bireylerin çoğunda erken yaşlardan beri bulunuyor. Okuru farklı diyarlara ve düşüncelere sürükleyen, hayal gücünün sınırlarını genişleten kitaplar ve yazarlarla karşılaşıldıkça, zamanla okur kitlesinden yazar adayları çıkmaya başlıyor. 

Yazmak… ama nasıl? Birçok yazar adayı, kitap fuarlarında, söyleşilerde ve etkinliklerle yazarlara şu kritik soruları yöneltiyor: “Yazmaya nereden ve nasıl başlamalı?”, “Nasıl yazar olunur?”, “Nelerden beslenmeliyiz?”

Ferda İzbudak Akıncı, kendisine yöneltilen bu soruları derleyip toparlamış ve son kitabında bunlara yanıt vermiş. “Yazma Dersleri” kitabı, bu yılın Mayıs ayında Delidolu Yayınları etiketiyle kitapçılarda yerini aldı. 

1952 yılında İzmir'in Dikili ilçesinde doğan yazar, 1969 yılında Ayvalık Lisesi'nden, 1974 yılında Ege Üniversitesi Yüksek Hemşirelik Okulu'ndan mezun oldu.

Erzincan ve Buca SSK Hastanelerinde çalıştı. 1994 yılında emekli oldu. 1996 yılında “Düş Sarnıcı” adlı ilk öykü kitabı yayınlandı. Bunu “Gizli Resimler” ve “Kayıp Yıldızlar” izledi. Sonraki yıllarda da roman, öykü, çocuk kitabı ve gençlik romanı alanlarında birçok üretim ortaya koydu.

Necati Cumalı, Orhan Kemal, Ömer Seyfettin, SES ve Tudem Edebiyat dahil olmak üzere birçok öykü ödüllerini kazandı. 

“Yazma Dersleri”, yazma işine gerçekten de en temelinden başlayacak olanlara, aklında soru işaretleri barındıranlara ve az çok bir rehber arayanlara faydalı bir ışık olabilecek bir kitap. Ferda İzbudak Akıncı, kitap boyunca pratik yapmanın önemini vurguluyor ve pratiğin nasıl yapılabileceğine dair tavsiyelerde bulunuyor.

Yazmak isteyen bir insan için konunun varlığının elzem olduğunu söylüyor, ‘postmodern’ edebiyat döneminde oldukça yaygınlaşan ‘konusuz romanlar’ı eleştiriyor ve konusuz ve kahramansız romanları eksik bulduğunu anlatıyor. 

Konunun olması gerekliği kadar vurgu yaptığı diğer dikkat çekici ve bence çok önemli şey ise, yazan kişinin konuyu kendisi bulması gerekliliğidir. Konusu başkaları tarafından karar verilmiş bir öykü ya da roman yazmayı, hazır çizilmiş desenlerin içini boyamaya benzetiyor ve ikisini de yaratıcılığın ve özgünlüğün önünü kestiğinin altını çiziyor.

“Yazma Dersleri” kitabı, sanat alanlarının birbirini beslemesi, ilham, kurgu, karakter, türler arası yolculuk gibi konularda da oldukça not edilmesi gereken noktalara değiniyor. Yazmaya yeni başlayan, bir şekilde başlayan ancak nasıl ilerleyeceğini bilemeyen ve bu konuda netleşmeye ihtiyacı olanlar için önemli bir kaynak. 

KÜNYE: Yazma Dersleri, Ferda İzbudak Akıncı, Delidolu Yayınları, 2018, 184 Sayfa