Yaşasın Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Tarihler 8 Mart 1857’yi gösteriyordu. 40 bin tekstil işçisi kadın, gasp edilen hakları için greve çıkmıştı. Patronlar ve polis anlaşıp, kadın işçiler fabrikaya kilitlendi ve 129 işçi kadın yakılarak katledildi. Clara Zetkin, dokuma fabrikası yangınında ölen işçi kadınlar anısına 8 Mart'ın emekçi kadınların günü olarak anılmasını önerdi.



08-03-2020 10:38

İleri Haber

New York’ta bir dokuma fabrikasında takvimler 8 Mart 1857’yi gösterirken 40 bin tekstil işçisi kadın, gasp edilen hakları için grev kararı aldı. Hayatın her alanında yok sayılan, hakları gasp edilen kadınlar çalışma hayatında da ayrımcılığa maruz kalıyorlardı.

İnsanlık dışı çalışma koşulları altında, çalışma saatinin 16 saati bulan şartlarda çalışan kadınlar, bunlar yetmezmiş gibi bir de erkeklerden daha az kazanıyordu.

Kadın işçiler çalışma koşullarının iyileştirilmesi, çalışma saatinin 10 saate düşürülmesi, eşit işe eşit ücret gibi taleplerle gasp edilen haklarını geri almakta kararlıydı.

Fakat işveren ve polis ortaklığı kadınları fabrikaya kilitledi ve 129 kadın yakılarak katledildi.

Kadın ayaklanması, işçi dayanışmasının da en güzel örneğini oluşturmuş, kadınlar mücadele etmenin fitilini ateşlemiş, hakkını aramanın ne kadar onur verici bir duygu olduğunu tüm dünyaya kanıtlamışlardı.

Amerikan basını katledilen işçilerin haberini duyurmazken, baskılara ve zorlamalara rağmen kadın işçilerin cenazesine 100 binden fazla insan katılmıştı.

1910 yılının 26-27 Mart tarihleri arasında Kopenhag’daki İkinci Enternasyonal’e bağlı kadınlar toplantısında Almanya’nın devrimci önderlerinden Clara Zetkin, fabrikada katledilen kadınlar anısına 8 Mart’ın Internationaler Frauentag" (International Women's Day - Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri kabul edildi. 8 Mart’ın tüm dünyada eş zamanlı olarak mücadele günü olması kararında ortaklaşılmıştı.

Kadınların tüm dünyada mücadeleleri yükseliyor ancak kadınlara yönelik ayrımcılık ve hak gaspları yaşamın her alanında tüm gerçekliğiyle devam ediyor.

Toplumsal cinsiyet eşitsizliği giderilmezken kadınlar dünyanın her yerinde ayrımcılığa maruz kalıyor, çalışma hayatının dışında bırakılıyor, erkekler tarafından şiddet görüyor, sokakta, evde, iş yerlerinde katlediliyor.

8 MART YASAKLANAMAZ

2020 yılının 8 Mart’ına geldiğimizde ise Türkiye’de hala 8 Mart yasakları konuşulmuş ve geçen onca yılda kadınların azmini ve mücadelesini göz ardı edenler direnişle karşılaşmıştı.

Kadınlar, tarihten aldıkları güçle ve inançla; anılarını, mücadelelerini mücadelelerine katıp; özgür, eşit ve laik yarınlar için her yıl olduğu gibi bu yılda da 8 Mart’ta umutlarıyla sokaklarda olacak…